beni arafta bırakan, şüpheye iten, strese sokan, bana iyi gelmeyen hiç kimseyi ve hiçbir şeyi istemiyorum hayatımda. bunları barındıran sevgiyi bile istemiyorum. canımı ne kadar acıtacak olursa olsun gerçek, doğru ve net olan her şeye hayranım.
İlahi adalete inanın.
Çünkü bazı insanların özrünü duymazsınız, pişmanlığını göremezsiniz ama hayatın onlara verdiği cevabı mutlaka izlersiniz. Bugün sizi görmezden gelenin, yarın görülmek için çırpındığını; kıymetinizi bilmeyenin, bir gün yokluğunuzla sınandığını görürsünüz. O yüzden bırakın, herkes yaptığının ağırlığını kendi omzunda taşısın. Bazı hesapları siz sorarsanız eksik kalır; zaman sorarsa herkes payına düşeni alır.
İlahi adalet gecikir, eksik kalmaz.
Bazı insanlar hayatına öyle bir giriyor ki sana sevgiyi değil, sınır koymayı öğretiyor. Başta “idare edeyim”, “beni yanlış anlamasın”, “belki düzelir” diyorsun. Sonra fark ediyorsun ki sürekli anlayış gösteren taraf olmak seni sadece yoruyor. Empati güzel şey ama dozunda olunca. Herkesi anlamaya çalışırken kendini ihmal etmeye başlıyorsan, orada dur demen gerekiyor. Çünkü seni gerçekten seven biri, sınırlarına da saygı duyar. Hayatta en geç öğrendiğimiz şeylerden biri de bu galiba: Herkese iyi olmak zorunda değilsin. Bazen mesafe koymak, tartışmaktan daha değerlidir. Kendini korumak bencillik değil, kendine duyduğun saygıdır.