Şimdi size az konuşulan bir gerçeği anlatacağım: İnsanlar, sağlam gördükleri şeylere daha dikkatli davranır; kırılmış olanlara değil. Zarar görmüş bir şeyi incitmenin vicdani yükü daha hafif gelir. Bu yüzden hayatta en ağır darbeleri, yaralı olduğunu bilen insanlardan alırsın.
Siz siz olun "ben" şahıs zamirini diline pelesenk etmiş, yeri geldiğinde sizin duygu durumunuzu ve arzularınızı kendininkine tercih edemeyen "ben'ci" insanlardan uzak durun. Çünkü hiçkimse -ne kadar variyet sahibi olursa olsun- ölene kadar her isteği karşılayamaz. Hayatının odak noktasına "kendisini" koyan biriyle huzurlu bir ilişki sürdürülebileceğini düşünmek hayalperestliğin dik alasıdır.
kadınların birbirilerine ilişkilerinde yaşadıkları her şeyi anlatmaları çok korkunc amk bizim bi erkek arkadaş manitasıyla ilk öpüsmesini anlattı diye çocuğa 7 sene falan gavat kemal diye seslenmistik
Önemli olan takip tuşuna basması değil kızlar. Bedeniyle kazanım elde etmeye çalışan ucuz kitleye prim vermesi. Bazı pozlar ve bazı prototipler var.O kadınların neyi istediği de bu erkeklerin neyi kovaladığı da aşikar. Takiplemese de aklı orada. Salak yerine koydurmayın kendinizi
"Çok fazla şey bilen bir adam, hiçbir yere sığamaz."
Nietzsche'nin bu sözü, bugün bizim için sadece felsefi bir çıkarım değil; bizzat içinde yaşadığımız bir "farkındalık laneti"