@kabaperlit@sameloveinsound önceden sırt ağrısından akşama dayanamıyodum aq yürüyüşü az düzeltince, dik yürümeye başlayınca bi de kalça konumunu açısını ayarlayınca tüm ağrı kesildi
@investmentHan aynen kral saatlerce bunları izliyoruz kitapları okuyoruz analizler yapıyoruz ve TAK diye politikacının biri bir şey yapıyor sonrası ortada
@Ahmet7927130452@Psikobilim_ devrimin gerçekleşmediği süreçte farklılaşmaya ihtiyaç yoktur kanımca ve bu devrim de avrupa kıtasındaki rejim değişimleri genelde, daha sonra sanayi ve bilgi devrimine adapte oluyoruz işte
💡1700'lerde bile Avrupa'nın en gelişmiş bölgelerinde şehirleşme oranı %10 civarındaydı. Dolayısıyla, "kadınların tarihsel rolü" veya "insanlığın normali" konuşulurken tarihsel olarak referans alınması gereken yer kırsal ekonomidir. Kırsal ekonomide de kadın emeği, tarlada, üretimde, hasatta erkekle yan yanadır ve hayati bir zorunluluktur.
Sosyolojide ve iktisat tarihinde ev hanımı idealinin sanayi devriminin bir icadı olmasının nedeni de şudur:
Sanayi devrimi ile birlikte üretim evden (atölyeden) çıkıp fabrikalara ve ofislere taşındı. Tarihte ilk defa iş yeri ve ev iki farklı coğrafi mekan haline geldi. İşler evden çıkınca, yeni zenginleşen fabrika sahibi burjuva sınıfı bir statü sembolü yarattı: "Ben o kadar iyi para kazanıyorum ki, karımın ve çocuklarımın fabrikaya gitmesine gerek yok, o evde kalıp evi bir yuvaya çevirebilir." İşte bu süreçle birlikte ev ahlakın, şefkatin, çocuk yetiştirmenin mekanı (özel alan); sokak/fabrika ise paranın ve erkeğin mekanı (kamusal alan) olarak keskin bir şekilde ikiye bölündü. Bu ideoloji 20. yüzyıla gelindiğinde sadece zenginlerin değil, medya ve reklamlar aracılığıyla tüm toplumun "doğalı" olarak pazarlandı.