Oyunları ve shakespeare metinleri üzerinde beraber çalışalım dedi. Kitap getirecekmiş ve oyunculuk yapabilmem için ve ingilizcemin gelişmesi için gönüllü çalıştırıcam seni diyor. Çok şaşırttı beni. Bana Amerika’da kariyer inşaa etmek için bana benden daha çok inanıyor sanırım +++
Gerçekten çok ilginç geliyor bana bu tarz yorumlar.. Bilgisini mi sattı, ayar mı verdi, ukalalık mı etti, had mi bildirdi şimdi? Olur önce türkçe öğrenirim.. 👍
@benerdembas california’lı değil Californialı.
Şehir isimleri büyük yazılır.
'lı eki ayrı yazılmaz.
Hatta Kaliforniyalı diye yazmak daha dogru olur.
Eki Türkçe kullanıyorsak şehrin ismini de Türkcede kullanıldığı şekilde yazmak yeğdir.
Önce Türkçeden mi başlasanız, bilemedim.🤔
Ne diyeceğimi bilemedim. Mutlu oldum mu? Elbette! Ne güzel insanlar var dünyada gerçekten. Hiç bir beklentisi olmadan yardım etmeyi önerdi. Bu duygu o kadar iyi geldi ki 🙏🙏
Gittiğim ingilizce kursunda Amerikalı bir hocam var. 76 yaşında california’lı çok tatlı bir adam. Türkiye’de oyuncu olduğumu öğrenince çok ilgi gösterdi. Başka sınıftaki türk öğrencisine beni sormuş. Öğrenci beni hemen tanıyıp Türkiye’de tanınan biri olduğumu söyleyince mail++++
Oyunları ve shakespeare metinleri üzerinde beraber çalışalım dedi. Kitap getirecekmiş ve oyunculuk yapabilmem için ve ingilizcemin gelişmesi için gönüllü çalıştırıcam seni diyor. Çok şaşırttı beni. Bana Amerika’da kariyer inşaa etmek için bana benden daha çok inanıyor sanırım +++
Karım düşük şüphesiyle hastaneye kaldırıldığının ertesi günü Viranşehir’de oyuna çıktım.Döndüğümün ertesi günü oğlumuzu kaybettik. Kızım doğduğunda Sakarya’da oyuna gitmedim, zaten son oyunumdu ve yedeğim vardı ama oyun arkadaşlarım bana küstü. Hala da küsler. Çok ta şeyimde..
Haluk Bilginer, 2010'da 46 Dergisi’ne verdiği röportajda "Ben 'Babam öldü ama hâlâ sahneye çıkarım' yavşaklığına asla inanmam. Ben babam ölürse sahneye filan çıkmam, k.çımı yesin herkes. Bu kadar içini yakan bir şey varken, 'Çok üzgünüz ama show must go on' demek, bırakın bu işleri yani..." diyen ve bu sözleriyle bir anda magazinin basınının aktörü haline gelen Haluk Bilginer konuyla ilgili bir açıklama yaptı.
Bir mesleği kutsallaştırmak çabası nedendir acep?
Mesleği doğru dürüst icra etmek yerine, mesleklerini kutsallaştırıp, göz boyamak isteyenlere ayna tutulmuş gibi mi oldu?
Bir marangoz övünm��ş müdür hiç? Babam öldüğünde atölyeye gidip, iki masa bir büfe zımparaladım, diye.
Bir aşçı böbürlenmiş midir? Anamı kaybettikten sonra mutfağa girip bir tepsi baklava açtım, diye.
Oyuncu niye aynı durumu kullanarak farklı bir algı yaymak isteğindedir dersiniz?
Oyunculuk niçin kutsaldır da, inşaat işçiliği değil? ...
Kendi suretini aynada görüp de aynayı kırmaya çalışana ne demeli? ...
Haberi kaynağından okumadan, hatta haberin sahibine sormak gerekirken, nasıl bir gaza gelmektir bu?
Sansasyonel başlık atmak gazeteci refleksidir mutlaka..
Konuşma anında, öfkeyle, bir durumun altını çizmek adına sarfedilmiş sözleri alıp, içeriğinden bağımsız kullanmak yazanın tasarrufudur tabii ki.
O başlığın altındakini okumak zahmetinde bile bulunmadan, hangi bağlamda, kimler ve hangi durumlar kastedilerek sözün sarfedildiğini araştırma zahmetine katlanmadan nasıl bir saldırıdır bu? ...
Nasıl ve ne sebeple bir nefret birikmiştir ki, o düğmeye basıldığı anda patlar?
Yıllardır söylüyorum söylediklerimin aynısını, tık yok!
Konunun içeriğine bakmadan, neler söylendiğine kulak asmadan, tartışmaya girmekten kaçınarak, sadece "YAVŞAK" la ilişkiye girip, salyalar akıtmak...
Alakalı, alakasız birsürü insan...
Aynı meslekten sayıldıklarımız nereden çıkardılar seyirciye laf ettiğimi? ...
Nasıl bir niyet okumadır bu?
O laf konunun muhataplarınadır, seyirciye değil, haberiniz ola ...
AMA ....."YAVŞAK " da ne kadar güzel bir sözcüktür, değil mi?
YAV- diye alt perdeden başlayıp. Ş harfinden aldığı güçle surata tokat gibi patlar ....
Gözünü sevdiğimin Türkçesi ...
Haluk Bilginer
Ben bu app’i siliyorum ya.. 12bin km uzakta hala Türkiye haberlerine bakıyorum. Tam bi delilik. Güzel günümü kendime zehir ediyorum resmen. Neyse kalın sağlıcakla. Umarım herşey güzel olur ülkemin insanları için. Erdem kaçar 🙋🏻♂️ (behlül alıntısı yaptım sonra kaçtı haberi çıkmasın)
İzleyicimizden gelen mail:
"Bugün kardeşim 18 yaşını tamamladı, ehliyet başvurusu yapalım dedim. Her adımda, her işlemde para ödedik. Aile hekiminden sağlık raporu önceden ücretsizdi, şimdi 250 TL olmuş — onu da ödedik. Yazılı sınav ücreti 600 TL'den 900 TL'ye çıkmış, her yıl ocak ayında güncelleniyormuş. Uygulamalı direksiyon sınav ücreti 1.350 TL. Ehliyet harç parası ise 7.438 TL. Hepsini bir yere kadar anlıyorum ama bu harç parasının bu kadar yüksek olması nedir? 7 küsur bin TL ne demek! Babam emekli, ek iş yapıyor. İnsanların maaşına bakın, bir de vergi ve işlem ücreti adı altında istenen paralara bakın.
Aile hekiminden MHRS üzerinden randevu alamadık, tüm saatler doluydu. Randevusuz gittik; bir sağlık raporu almak üç günümüzü aldı. İlk gün sorduk, "Yarın sabah gelin, kan vereceksiniz," dediler. Ertesi sabah gittik, kan verdik. Sonra, "Sonuçlar ancak ertesi gün öğleden sonra çıkar," denildi. Bir vatandaş, basit bir işlem için üç gün boyunca bekletilir mi? Oraya gitmek için zamanımızı, paramızı, enerjimizi harcıyoruz. CİMER'e de yazacağım ama vatandaşı gerçekten dikkate alan kim kaldı ki?"
Kınalı biri çıkıyor orkun gelmez diyor, setmeyen başkanın çevresi yok öyle bişey dedi diyor, diğeri posterini alır diyor.. yaa sizin ben alayınızı gıdıklıyayım.. ödleri kopuyor Beşiktaş transfer yapar diye..