Bir lider düşünün; her türlü yasa dışı yolu kullanarak, etik dışı ilişkiler kurarak ve çıkar uğruna pek çok kişiyi araçsallaştırarak bir konuma gelmiş olsun. Normal şartlarda bu geçmiş, o kişinin meşruiyetini sürekli tartışmalı kılar. Ancak pratikte çoğu zaman tam tersi olur.
Devamı ⤵️
23 yıl Felsefe ve Mantık dersleri vermiş bir filozof olarak olaya tepkimi gösteriyorum.
Bir filozof veya felsefe profesörü kendisiyle fotoğraf çekmek istemeyen öğrencisine zorla suratını dayatmaz. Onunla böylesi ilkel bir çekişmeye girişmez.
Bir cezaevi gardiyanı gibi davranan Yasin Ramazan @parmakuclari Felsefe bölümünde profesör olmayı hak etmiyor. Hatta bu kafayla Felsefe lisans diplomasını bile hak etmiyor.
7 yıl önce burada bana iftira atmış.
Diplomalı zorbayı tanıyıp twitini bulup bana ileten @MustafaKocaboa2’ya teşekkür.
https://t.co/dpQpbfCd61
Bize de kuru bir SMS mesajı gönderiliyor "Kendini,polis,savcı olarak tanıtan kişilere itibar etmeyiniz"
İsteyince nasıl da tespit ediliyor Adamlar şirket kurmuş geniş geniş insanların canını yakıyor 65 yaş üstü kişilerin kimlik,iletişim bilgilerini ele geçiriyor Biz yine uyku modunda devam
@lord_of_crypto_ Bunlar hep pr :) "En komünist benim. Kapitalizmin parasına tenezzül etmem ama sermayeye destek çıkarım Şanım yürüsün"
Akım derken ....
Es la peor catástrofe en un siglo en Venezuela y no tenemos Estado, no tenemos servicios de emergencia, no tenemos comunicación oficial, tenemos redes sociales bloqueadas, medios en las mismas condiciones, la infraestructura hospitalaria destruida, igual ambulancias y cuerpos de bomberos.
No hay palabras.
Fatih Altaylı:
"Dün mail kutuma bir mail düştü.
Aktarayım:
“Sevgili Fatih Bey, öncelikle yaşadıklarınız için geçmiş olsun diyeyim. Her ne kadar zorunlu nedenlerle geçen yaz size rastlayamamış olsak da, daha önce sizinle zaman zaman Bodrum İçmeler’deki Kültür ve Turizm Bakanlığı halk plajında karşılaşıyorduk. Hatta bir keresinde büfenin önünde kısa bir sohbet de etmiştik.
Ben emekli bir silahlı kuvvetler mensubuyum. Zannederim Bodrum’da sizinle komşu olan minik bir evimiz var, yılın hemen hemen yarısını burada geçiriyoruz. Zaman zaman çocuklarımızı, torunlarımızı burada ağırlıyoruz.
Bu yıl da sizinle henüz karşılaşmadık. Zannederim yazlığa gelmediniz.
Geldiğiniz zaman sizi bir sürpriz bekliyor olacak.
Kültür Bakanlığı’nın işlettiği plaja geldiğiniz zaman artan fiyatlara şaşıracaksınız.
Burası sözde bedava. Ancak sizin de bildiğiniz gibi girişte şezlong ücreti adı altında bir ücret alınıyor.
Bu ücret bu yıl kişi başı 400 TL olmuş ve daha önce bizim gibi emeklilere uygulanan indirim de kaldırılmış.
Eşimle beraber her gün bir iki saat denize geliyoruz ve önce otopark parası altında bir ücret ödüyoruz, sonra da 800 TL plaj ücreti.
Bu da ayda 30 bin TL sadece denize girme parası demek.
Çocuklar, torunlar gelirse zaten yandık.
Üstelik ben nispeten daha iyi bir emekli maaşı alıyorum.
Bu çok açık biçimde emekliler denize falan gelmesin demek.
Temizlik, bakım gibi giderler için cüzi bir ücret elbette alınabilir. Ama bu kadarı artık ayıp. Sadece giriş için 400 TL bana ve bu plajı kullanan benim yaşıtlarım için oldukça fazla.
Bakanlığımız burada sadece zenginlerin yaşadığını düşünmesin.
Onlar da var elbet ama çoğunluk bizim gibi orta halli emeklilerden oluşuyor.
Bu satırlar size ulaşıp okuduysanız çok teşekkür ederim.
Bu yaz belki yine karşılaşırız. Ama bu fiyatlarla her gün gelme ihtimalimiz azalıyor, haliyle karşılaşma şansımız da!
İyi yazlar diliyorum.”
Emekli okurum haklı.
Devlete ait, kamu hizmeti vermek için var olan bir bakanlığın halk plajı böyle yüksek fiyata olamaz.
Sadece denize girebilmek için kişi başı 400 TL almak adil değildir.
Her ne kadar Bodrum lüks tatilin adresi gibi algılansa ve bu tür yerler giderek artsa da, halk için açılan ve bakanlığa ait bir tesiste vatandaştan bu para alınamaz.
4 kişilik bir aile günde 1600 TL denize girme parası veremez, vermek zorunda da değildir.
Kendinizi zenginin iktidarı zannedebilirsiniz.
Ama herkesi zengin zannetmeyin."
Şaka gibi bir güne uyandık. Yıllardır İstanbul’un en bilinen vakıf üniversitelerinden biri olan İstanbul Bilgi Üniversitesi için faaliyet izni kaldırıldı haberi görüyoruz. İnsan gerçekten birkaç kez okuyup emin olmaya çalışıyor.
#bilgiüniversitesi
Bir lider düşünün; her türlü yasa dışı yolu kullanarak, etik dışı ilişkiler kurarak ve çıkar uğruna pek çok kişiyi araçsallaştırarak bir konuma gelmiş olsun. Normal şartlarda bu geçmiş, o kişinin meşruiyetini sürekli tartışmalı kılar. Ancak pratikte çoğu zaman tam tersi olur.
Devamı ⤵️