Burada her "Annem/babam kanseri yendi." tweetini görünce yüzümde bir gülümseme olur ve dualar ederdim. Şimdiyse aynı cümleyi kurabilmek için can atıyorum. Bir gün ben de "Annem kanseri yendi." diyeceğim.
Size çaresizliğin ne demek olduğunu şöyle anlatayım. Aylar sonra kısacık bir rüyada annemi gördüm. Uyandım ve tekrar uyumaya çalıştım belki yeniden görürüm diye.❤️🩹
Keşke çocukluğuma gitsem bütün aile evde olsa. Geceden başlasam hadi kutlayın ben doğdum diye dolaşsam annem yine daha doğduğun saate çok var dese. En sevdiğim yemeği, pastayı hazırlasa. O saat gelince öpse iyi ki doğdun kızım dese ve ben hiç büyümesem.
Ne evlendiğimizde ne de çocuğumuz olduğunda annelerimizi tam olarak anlamıyoruz. Annelerimizi anlamaya tam olarak onları kaybettiğimiz zaman başlıyoruz.
Staj yaptığım okuldaki danışman hocamız böyleydi. Öğretmenler odasına gelin oturun, istediğiniz zaman çayınızı kahvenizi alın derdi. Sağ olsun okuldaki diğer hocalar da hiç stajyer muamelesi yapmadı. Belki de Adem Öğretmen sayesinde hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadık bilemiyorum.
Bana stajyer vermısler. Çocuğa çay koydum kendime yaparken kahve yaptım. Kek yapmıştım dilimleyip çayının yanına koydum. Bana dedi ki siz memur değil misiniz . Noldu ki dedim ben bu kadar insani duygular görmedim hiçbir çalışanda dedi. Yanda çay var çocuğa çay al demiyorlar
Son giydiği kıyafeti, evimizde son kez uyurken kullandığı yastığı/yorganı dahi yıkayamadım ben kokusunun kaldığı tek şey onlar diye. Ben hiç annemsiz kalmadım, ben hiç yalnız kalmadım. Ben neye nasıl alışayım ki...?
Annem öldü kolay değil diyorum. Alışacağız/alışacaksın diyorlar. Neye alışmam lazım tam olarak? Siz ayda yılda bir geldiğiniz evde dayanamazken ben her sabah o gerçeğe tekrar gözümü açıyorum. Bir şeye ihtiyacım olduğunda anne diye seslenip cevap alamıyorum.+
Evde kokusunu hissettiğimde oda oda geziyorum acaba en net nereden geliyor diye. Buzluğa kattığı son yiyecekleri yemeye elim dahi gitmiyor. En sevdiği yemeği yaparken/yerken boğazım düğümleniyor.+
Hevesli hevesli bir şeyler anlatıyorum/gösteriyorum ardından da neden kendime saklamam gerektiğini öğreniyorum. Laf söyleyince de eee sen de bunu dedin oluyo. Derim kardeşim hevesimi kursağımda bırakırsan her şeyi derim.