Doğru bence ki halk ne zaman korkusuzca iradesini ele alsa eve döndürülüyor, pasifize ediliyor veya gözaltı, ev baskını, yıllarca süren davalarla uğraşıyor göze aldığının sonucunu almasının önü kesiliyor. Sonunda elde kalan ne anlamı var sorusu oluyor bu da oldukça insani.
@yektakopan Evet seslendirme sanatcisi onemlidir.Seslendirdigin karakterle ses uyumu izleyiciği etkiler,rolün yarattigi etkiciligi sahici kilar.Ben bu donemde açikcasi uzun zamandir fim ve dizilerin orjinal dillerinde izliyorum ve tavsiye ediyorum.Haddim degil ama seslendirmeler cok kötü!!!
Bir annenin iş aramak için evden çıktığında geride kalan beş çocuğunun barakada yanarak can verdiği bir ülkede bakan çıkmış bireysellikten reklamlardan vs söz ediyor. Aile bağları güçlüymüş bizim memlekette. O yüzden her ay onlarca kad��n öldürülüyor, çocuklar istismar ediliyor.
Kapitalist makinenin bedenini ve ruhunu ezdiği tüm işçiler, ev içi emeği görünmezleştirilmiş kadınlar, emeği masa başlarında hiç edilmiş prekaryalar, yayınevi emekçileri, çevirmenler, müzisyenler, set işçileri, MESEM'lerde çocukluğu çalınanlar ve herkes için yaşasın 1 Mayıs.
Ruhsal problemi olan her çocuk otizmli değildir. Doğru iletişim kurmayı bilmeyen her çocuk da otizmli değildir. Otizm, sizin işin içinden çıkamayınca "muhtemelen böyleydi" diyeceğiniz bir şey hiç değildir.
#otizm
Abdullah Çatlı’yı bir de tetikçisi Haluk Kırcı’dan dinleyelim…
“Kapıyı çaldık, kapı açılır açılmaz içeriye girdik, hepsini yere yatırdık, ne yapacağımız konusunda talimat almak için Abdullah’a birini gönderdik. Abdullah eter ve pamuk göndermiş, ‘Hepsini teker teker bayıltıp öldürelim’ demiş. Dışarıya çıkıp arabada bekleyen Abdullah’la konuştum: ‘Evde öldürmek zor olacak, ikişer ikişer götürüp öldürelim’ dedim, ‘Olur’ dedi. İki kişiyi büyük reisin arabasına bindirip Eskişehir yoluna götürdük, müsait bir yer bulup ikisini de yere yatırıp kafalarına ateş ettik, geri döndük. Böyle zor olacağını anlayınca Abdullah, ‘Tek tek boğalım bunları’ dedi. Bir tanesini zorla boğdum, diğer dördünü bu şekilde öldürmek zor olacaktı. Arkadaşları gönderdim, sonra da sedirin üzerinde bulunan dört kişiye yakın mesafeden ateş ederek mermilerin hepsini boşalttım, silahı da götürüp Abdullah’a verdim.”
Bu kan donduran sözler, 1978 yılının 8 Ekim gecesinde yaşanan Bahçelievler Katliamı’nın faillerinden Haluk Kırcı’nın Sıkıyönetim Mahkemesi’nde verdiği ifadeden alındı.
Katliam, 12 Eylül öncesinde işlenen siyasi cinayetlerin belki de en vahşisiydi. Ülkücü Gençlik Derneği bağlantılı silahlı bir grup, Türkiye İşçi Partisi üyesi gençlerin yaşadığı bir evi basmış; yedi genç, Kırcı’nın ifadesinde anlattığı şekilde öldürülmüştü.
"Başıma bir şey gelirse intihar demeyin." demişti.
Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi tarafından cinsel istismara uğrayan kız çocuğu için adalet nöbeti tutan ve kızıyla birlikte cansız bedeni bulunan Fatma Nur Çelik'in "Başıma bir şey gelirse intihar demeyin." dediği ortaya çıktı.
At the Berlin Film Festival, our director Emin Alper shared a message of solidarity and justice in his award speech. 🌍✨
Berlin Film Festivali’nde yönetmenimiz Emin Alper, ödül konuşmasında dayanışma ve adalet mesajlarını paylaştı.
#Berlinale2026#EminAlper#Kurtuluş
Bugün Türkiye’de 6 kadın öldürüldü!
İstanbul Arnavutköy’de Filiz Şağbangül, boşanma aşamasında olduğu erkek Gıyasettin Şağbangül tarafından üç çocuğunun gözü önünde defalarca bıçaklanarak!
Gebze’de Aylin Polat Dağ, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan erkek Erdal Dağ tarafından, istasyonda herkesin gözü önünde ateşli silahla!
Van’da 33 yaşındaki Gönül Alkan, hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı Kemalettin Arkan tarafından gece saatlerinde!
Osmaniye’de İlknur Kor, boşandığı erkek Semih Onar tarafından ateşli silahla!
Aksaray’da Kübra Kılıç ve kuzeni Zeynep Ayaz, Kübra Kılıç’ın boşandığı erkek Tolga Kuş tarafından silahla!
6 anne öldürüldü bugün Türkiye’de…Susan, görmezden gelen, normalleştiren, sessiz kalan, görevini yapmayan, önlem almayan, sorumluluktan kaçan, korumayan, caydırıcı cezalar vermeyen, yasaları uygulamayan, adaleti geciktiren, adaleti sağlayamayan herkes bu düzenin ortağıdır!
Adalet sağlanmayınca yas bile tutulamıyor çünkü önce yaşatılanın hesabının sorulmuş olması gerekiyor. O nedenle ne desen boş ama en azından anıyoruz diye acıları gösteriye dönüştürmeyelim bu çok ağır bir travma, kimsenin içerik nesnesi değil.
Doğru, ben bu üç çocukla görüştüm. Her şeyi anlattılar. Suç duyurusu yaptık. Çocukları korkuttular. Ve dosya takipsizlik kararı ile sonuçlandı. İç hukuk tükendi. Çocuklar korktu. Ve korkmakta çok haklıydılar.