iyiyim amca ben de nolsun, gözlerimdeki ışığın yavaş yavaş azaldığını fark ediyorum ve o kadar uzun süredir hayata sıkıca tutunuyorum ki bıraktığımda yerinde duracak mı yoksa elimden kayıp gidecek mi artık kestiremiyorum onun dışında bi problemim yok sizin ufak çocuk lgsyi naptı
aynı veya benzer derinlikte olmadığın insanla ilişki akmıyor. bir noktada tıkanıyor her şey, iletişim kurulamıyor. sığ suda keşfedecek çok bir şey olmuyor, o da sizin derinliğinize dalamıyor. açık iletişim kurulamıyor ve ilişki sonlanıyor. denklik ne önemli şey
Ne fedakarlık kaldı ne teslimiyet kaldı ne de uyum için “ÇABALAMAK” kaldı. Üstüne basa basa soruyorum ve bıkmayacağım ,
Çabalanmadan gayretsiz edinilen bir değerin bizdeki anlamı nasıl varolabilir…
Günümüz yaşayış tarzı ben-merkezcil olduğu için kendimize odaklanmaktan ve kendimize birebir benzeyen partner aramaktan ne yazık ki bu farkındalık yok oldu. Düşünce tarzımıza bile işledi artık malesef bu. Karşı tarafı düşünürken bile üzer miyim , kırar mıyım vsvs. Olması gereken
Şu farkındalık çok başka bir aşama. Modern bir kadın ya da erkek fark etmez, gerçekten artık bambaşka olmuş iki insana “ayrılmalı” etiketini yapıştırıp geçer. Ama sevmeye cesaret etmek, emeği ve aşkı seçmek, birbiriniz için neler yaptığınızı hatırlayıp gülümsemek ne kadar hoştur oysa.
“Aşkı seçmek, kalmayı seçmek.” Çünkü “aşk her gün seçtiğin bir şey”
Gerçekten böyle.
insanlık tarihin hiçbir döneminde insanlar hazlarına bu kadar yatırım yapmamıştır, tüm çabamız daha sağlıklı daha genç daha güzel ve özenilesi olmak için neredeyse. bu denklemde ötekinin derdine/kahrına yer yok, hayatlarımız o kadar kendimizle dolu ki istesek de başkasına yer açamıyoruz, ki istemiyoruz da. dünyaca ünlü prof.umuz fuat sezgin günde 17 saat çalışabilmek için ömrü boyunca her sabah sadece reçel ve peynirden oluşan 8 dk süren bir kahvaltı yapmış, 94 yıl yaşadı ve devasa bir iz bırakarak vefat etti. böyle olalım demiyorum ama kendimizi çok merkezileştiriyoruz bence. ++
…
Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
…
Mimar stajyerlerimle elektrik kasalarını teslim alırken hayatı sorgulayıp aynı anda görseldeki matkabın sanatsal yargıları üzerine hasbihal gerçekleştirdik…
Mekandan dönüşte çevirmeye girmem ve dürüst davranıp bi kadeh kokteyl içtiğimi söylememe müteakip polis abinin yalandan üfletmesi… Kaç promil çıktı ona göre içeyim bir dahakine diye sormam ve kısa üfleme yaptım değer yok diyip bizi yollaması , kapanış. Kral adam vesselam:)
Yalnız gidip ve bundan birey olarak zevk almayı başardığın zaman hayatından çıkan insanlara bağımlı kalmıyorsun. Beraber yapmaktan zevk aldığın şeyleri aslında tek başına yapmaktan zevk alıyorsun. Özetle kendini önceliklendiriyosun başkalarını değil.