Sevgili Cumhurbaşkanımız, "deftere not alıyoruz" demiştiniz ya,
Biz de TCK 26'ya göre kendimizce bir kaç not aldık.
Yüce makamınıza arz ederiz efendim.
-Deniz Feneri,
-Yimpaş,
-Kombassan,
-kurban paraları,
-Ayakkabı kutuları,
-Para sayma makina ve kasaları,
-Yetim, dul, fakir,
fukara, garip gureba ve kul hakları,
-KIZILAY üzerinden TÜRGEV’e vergi kaçakçılığı,
-TÜRGEV’den TURKEN’e döviz kaçakçılığı,
-Rıza Zarrap,
-Milyarlık saatler,
-Bakara, makara, din tüccarları,
-Habur’da kurulan çadır mahkemeleri ve davul-zurna ile karşılanan PKK maşaları,
-Oslo, Dolmabahçe, Apo yandaşları ve İmralı ziyaretleri,
-Askerin yoluna döşenen mayınlar,
-Kazılmasına göz yumulan hendekler,
-Heba edilen yüzlerce kahraman Şehitler, unutulan Gaziler,
-İnadına BOP eş başkanlığı sözleri,
-Başına çuval geçirilen askerler, NOTA verilsin diyenlere müzik notası mı diyenler,
-Halâ iade edilmeyen yahudi üstün liyakat nişanı,
Allah Amerikan askerlerini korusun diye dua edenler,
-Üç beş şehit için meclisi mi toparlanırmış diyenler,
-Şehit askere kelle diyenler,
-Askerse asker ölmek için maaş alıyor diyenler,
-Belediyelerden, Kızılay Maden Suyu şişesine kadar kaldırılan T.C. ibaresi,
-Yasaklanan öğrenci Andımız,
-Tartışmaya açılan Nutuk,
-Usulen kutlanan milli bayramlar,
-Alçakça indirilen bayraklar,
-İstiklal Marşı'nda oturan gafiller,
-Türkiye Cumhuriyeti Devleti adından rahatsız olan hainler, devletin adı Anadolu olsun, Türk bayrağı değil Türkiye Bayrağı olsun diyenler,
-TRT’ye çıkarılan Osman Öcalan,
-İstanbul seçimlerinde okutulan terörist başının mektubu,
-Dağıtılan kömürler, makarnalar, suyu, elektriği olmayan köylere gönderilen buzdolapları, çamaşır makineleri,
-Gözden çıkarılan Kıbrıs ve feda edilen Ege adaları,
-Sınırda petrol kaçakçılığı,
-Barzani’ye gönderilen paralar,
-Sözde Kürt devleti televizyonuna TÜRKSAT’tan yayın izni,
-Türk düşmanı, bölücü alçak Şivan Perver ve İbo ile gözyaşları dökülerek yakılan megri megri ağıtları, elele-kolkola verilen pozlar,
-Madenlerde yandaşların çıkarı için ölen gariban işçiler,
Yandaş cemaat ve tarikat yurtlarında tecavüze uğrayan masum çocuklar,
-Kadın cinayetleri,
-Bağımsız basına yapılan baskı, yandaş basına destek,
-Tutulmayan sözler, siyasi yalanlar,
-Büyük şehirlerdeki imar talanları,
-Katar’a satılan varlıklar,
-Cumhuriyetin kazanımlarını babalar gibi satanlar,
-İç üreticiyi bitirip, tohumdan, samana, diş macunundan deterjana kadar dışarıdan ithal edilen ürünler,
-Devlet hazine müşteri garantili otoyol, köprü, tünel, havaalanı, enerji santrali ve hastanelerle rant devşirilen uyanık yandaşlar,
-Her ihalede alınan avantalar,
-Alınan üçer-beşer, çifte çitfe maaşlar,
-Çalınan sınav soruları,
-Açız diyen çiftçiye "ananıda al git" diyen zihniyet,
-Milletin anasına küfreden yandaş işadamları,
-Bitirilen tarım ve hayvancılık,
-Zam yapıyor diye suçlanan esnaf,
-Ucuz ekmek ve tanzim satış kuyrukları,
-Çöpten yiyecek toplayan insanlar,
-Onbeş milyona yaklaşan işsiz,
-Mağdur edilmiş emekliler,
-Yok edilmiş eğitim sistemi, bilgi yoksunu öğrenciler,
-Sağlıktan, eğitim ve barınmasına kadar her şeyi bedava karşılanan, istediği üniversiteye doğrudan kayıt edilen tam burslu mülteciler,
-Kendi ülkesinde mülteci gibi yaşayan vatandaşlar,
Dünya'nın en pahalı elektriği, suyu, benzini, mazotu, doğalgazı,
-Rant için sık sık yapılan araç muayeneleri,
-Pahalı ancak çekmeyen internet ve telefon hizmeti,
-Sıkıştıkça habire yapılan zamlar,
-20 yılda 20 kat artmış olan dolar ve 20 kat fakirleşmiş bir millet,
-İcralar, iflaslar, intiharlar, artan boşanmalar, dağılan yuvalar,
-Aynı dağda düşen ve bir saatte bulunan ABD’li dağcılardan 2 hafta önce Muhsin Yazıcıoğlu’nun 4 günde bulunamayan helikopteri,
-Ülkesinden soğutulduğu için yurt dışana giden beyinler ve yurt dışına kaçan milli sermaye,
-Kur korumalı mevduat sayesinde döviz artışından servetine servet katanlar,
-Arka kapı orerasyonlarıyla hazineden yok olan milli servetimiz,
Her türlü teşviği aldılar, 90'larda devletin geliştirdiği İHA-SİHA projeleri devredildi, o dönem devletin yetiştirdiği mühendisler, teknikerler, tecrübeli işçiler devredildi, devletin ilişkileri ile ihaleler sağlandı, devlet ihalelerini kovaladı... Yani hiçbir şey yokken, her şey devletin, yani halkın iken, tamamı bunlara devroldu... Kuruşluk emek harcamadan on milyarlarca dolara elde edilen arka plan, kadro vs emirlerine verildi. Bunların binde biri kadar herhangi bir vatandaşa yardım edilse o da bu kadar zengin olurdu...
Kendi beceriksizliklerini kapatmak için asker, polis şehit olacak. Ama ağalar hiçbir sorumluluk almadan yayın yasağı getirerek koltuklarında oturup Türküye yüzyılı edebiyatı yapacaklar. Teröristler Yalova’da köy ele geçirmiş iddiaları var. MİT, bölücübaşıyla flört etmekten kendi işini mi unuttu?
Maraton Platformu olarak; sessiz kalmanın sıradanlaştığı, vicdanın sınandığı bu zamanda, tribünleri yalnızca tezahüratla değil insanlıkla dolduran @teksasorg bir fotoğraf karesine yürek, acı ve duruş sığdırarak bu anı ölümsüzleştiren Bartu Kösemsever’e sonsuz teşekkür ediyoruz.
Leyla Zana üzerinden Meclis’te ahlak satanlar var ya, rahmetli Hasan Bitmez rahatsızlanıp kürsüye yıkıldığında 'Allah cezasını verdi' dediler. Adam ölürken, Meclis’teki çalışma arkadaşlarından duyduğu son şey bu oldu. Selçuk Türkoğlu da şeker hastalığı nedeniyle Ramazan ayında su içtiği için aynı mesai arkadaşları tarafından dinsiz imansız ilan edilmişti. Mesele ahlak ya da protesto değil, hiçbir zaman olmadı; mesele saflar. Onlar bir taraf, biz bir taraf. Onlardan olmadığımız için bize olan ve yapacakları her şey mübah, ibre onlara dönerse günah.
İlk yarının bitimine yalnızca bir hafta kaldı ve 3 komşu il, son maçlarını kazanmaları halinde kendi gruplarında ilk yarıyı lider olarak tamamlayacak. Bu tablo tek başına bile bölge futbolu adına önemli bir fotoğraf sunuyor. (Amedspor'un 1 maçı daha var)
Bununla birlikte:
-Iğdır her sene iddialı kadro kuruyor, sonuna kadar yarışta olacak.
-Bingöl, 3. Lig’de şu an lider konumda.
-Muş ve Mazıdağı, play-off hattını ciddi şekilde zorluyor.
-Şanlıurfa ise yarışın içinde kalmaya devam ediyor.
-Vanspor ise 1. Ligde geçiş sezonunu sancılı geçirmesine rağmen bu seneyi Lig'de kalıcı olma hedefiyle ilerliyor.
Peki bu başarılar bir tesadüf mü, yoksa süreklilik arz edecek bir yapının ilk işaretleri mi?
Bu sorunun cevabını elbette zaman, yönetim anlayışları ve doğru planlama verecek. Ancak şu ana kadarki tabloya baktığımızda kazananın bölgemiz olduğu çok net.
Devre arası bu noktada önemli bir fırsat sunuyor. Kulüplerin kendi kadrolarında düşünmedikleri oyuncuları birbirlerine kiralık olarak yönlendirmesi, hem oyuncu gelişimi hem de bölge futbolunun güçlenmesi adına büyük katkı sağlayabilir.
Bunun en somut örneğini sezon başında gördük: Amedspor’un Mert Miraç Altıntaş’ı Mardinspor’a kiralık vermesi, bugün 4 gol – 5 asistlik performansla sahaya yansımış durumda.
Hatta gerekirse kulüp başkanları devre arasında bir araya gelerek,
“Bölge futbolunun gelişimine nasıl daha fazla katkı sağlayabiliriz?” temalı ortak bir toplantı bile yapabilir.
Çünkü bu ivme doğru yönetilirse, sadece bu sezonun değil, önümüzdeki yılların da kazananı bu bölge olabilir.
Mecliste Talat Paşa’ya “katil” denildi kimse sesini çıkarmadı ama PKK’lı bir orospuya “orospu” denildi diye sahip çıkmak için sıraya girdiler. O kadar tiksiniyorum ki hepsinden..