Yeni sürecin yasa tasarısına partilerin yaklaşımı:
EVET
- AK Parti
- Yeni Parti
- DEM Parti
- MHP
- TİP Partisi
- CHP
- Yeni Yol Grubu
- Saadet
ÇEKİMSER
- Yeniden Refah
HAYIR
- İYİ Parti
- Zafer Partisi
🚫 Çerçeve Yasa’ya destek vermeyen partiler:
- İYİ Parti
- Yeniden Refah Partisi
✅ Çerçeve Yasa’ya destek verecek partiler:
- AKP
- MHP
- YENİ Parti
- CHP
- DEM
- HÜDAPAR
- Yeni Yol Grubu
Fatih Altaylı:
"Önce Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun uyuşturucu testi için alınan örneklerde “esrar” çıktı.
Şaşırdık mı!
Ne yalan söyleyeyim şaşırdım.
Hani sanatçı, artist taifesinde biraz “ot” çıkması belki kimseyi şaşırtmaz ama siyasete girmişsin, belediye başkanı seçilmişsin, bir ilçeyi temsil ediyorsun.
Bırakırsın değil mi!
Hadi o zaman bırakmadın.
Partin yargı kuşatması altında. Her an gözaltına alınman mümkün. Hiç değilse biraz ara verirsin. Yani bir nebze izanın var ise.
Vermemiş.
Hadi o ot içmiş.
Ya yardımcısı. Etimesgut Belediye Başkan Yardımcısı da gözaltında ve onun uyuşturucu testinde de “kokain pozitif” çıkmış.
Yuh artık ki ne yuh.
Hatta höst.
AK Parti çalışanı arabasında “pudra şekeri” çekiyor diye demediğimizi bırakmadık hep birlikte.
En azından kamu görevi yapmıyordu, partide çalışıyordu.
Ulan, siz kamu görevlisisiniz.
Üstelik de kuşatılmış bir partinin mensubu olarak o görevi yapmaya çalışıyorsunuz.
Bu kadarı olur mu!
Acaba tüm üst düzey kamu görevlilerine uyuşturucu testi mi yapılsa?
Belediye başkanlarından başlayarak."
🚨BAKLAVA KUTUSUNDAN SONRA ŞİMDİ DE ÇİKOLATA KUTUSUNDA TAM 1.200.000 DOLARLIK RÜŞVET!DETAYLAR⬇️
🔴CHP’li Üsküdar Belediyesinin ardından aynı yöntem bu kez CHP’li Etimesgut Belediyesine yönelik soruşturmada ortaya çıktı.
‼️Dosyadaki CİMER ihbarı ve tanık beyanlarına göre bir inşaat firması, Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu’na çikolata kutusu içerisinde 1 milyon 200 bin dolar verdi. Bunun karşılığında Eryaman Tunahan Mahallesi’ndeki belediye arsasının ihaleye çıkarılmadan firmaya devredildiği öne sürüldü.
🔺Etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen müteahhit Hüdaver Alkaya ise MS hastası kızının tedavi masraflarını karşılayabilmek için tamamladığı konutların iskânını 73 gün boyunca alamadığını anlattı.
🔺Alkaya’nın ifadesine göre Belediye Meclis Üyesi Ozan Yiğit, kendisini makam odasındaki gizli kapının arkasında bulunan özel bölmeye götürdü.
‼️Alkaya, 1 milyon TL’yi poşet içerisinde masaya bıraktı; yaklaşık bir hafta sonra iskân belgesi düzenlendi.
🔺Müşteki Kürşat Kaya da 1000 konutluk Maximum Life Eryaman projesindeki imara aykırı daireler ve kaçak alanlar için Erdal Beşikçioğlu, Mutlu Kerimoğlu ve İmar Müdürü Serpil Zengin ile 250 milyon TL’lik pazarlık yapıldığını öne sürdü.
‼️Otopark kiralamak isteyen Tuncay Karadeniz ise Ozan Yiğit’in odasına gelen Beşikçioğlu’nun kendisine, “Parayı Ozan’a verdin mi?” diye sorduğunu; 8 bin dolar verdiğini söyleyince, “1 milyon 500 bin TL vereceksin” diyerek odadan çıktığını iddia etti.
‼️Organizatör Uğur Şanalan’dan da yasal bedeli 150-300 bin TL olan konser için 1,5 milyon TL nakit ve 3 milyon TL’lik stant alanı istendiği öne sürüldü. Parayı vermeyince zabıta ve kepçelerle konser alanı kuşatıldı. Etkinliği iptal edilen Şanalan, 22 milyon TL’ye varan zararla iflas ettiğini söyledi.
‼️Aynı yöntem daha önce Üsküdar soruşturmasında karşımıza çıkmıştı. Etkin pişmanlıktan yararlanan bir müteahhit, iskân karşılığında alınan 700-800 bin doların yaklaşık 300 bin dolarını Üsküdar Belediyesi otoparkında çikolata kutusuna benzeyen karton kutuyla, kalanını ise spor çantasıyla teslim ettiğini anlatmıştı.
Üsküdar’da çikolata kutusunda 300 bin dolar, Etimesgut’ta 1 milyon 200 bin dolar…
Makam odasında gizli bölme, poşetle para, iskân karşılığında “bağış”, ödeme yapmayana kepçeli abluka…
Etimesgut Belediyesi’ne biraz daha girilmeseymiş ne olurdu kestiremiyorum. Adamlar herkesi haraca bağlamış. Kendi aralarında ‘5 sene daha burdayız, yiyebildiğiniz kadar yiyin’ diyalogları da oldukça utanç verici..
Kuşadası ve Çukurova eşittir Etimesgut. Hiçbir farkları yok..
Etimesgut Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu’nun uyuşturucu (kokain) testi pozitif çıkmış.
Erdal Beşikçioğlu’nda da esrar bulunmuştu.
Akıl almaz bir rezalet.
Böyle bir hayatınız varsa ne diye siyasete giriyor ve kamu idareciliğine soyunuyorsunuz?
@zafersahin06 Zafer bey, balık baştan kokar. Belediyeyi emanet ettiği "Mutsuz" yardımcısının nasıl biri olduğunu bilseniz "Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim" cümlesinden hareketle kendisinin de masum olmadığını tahmin edersiniz.
Yeni Parti logosu ülkede tasarım emeğine ve görsel iletişime ne kadar vizyonsuz yaklaşıldığının özeti gibi. 90'lar nostaljisi gradyanlarla şişirilmiş, ikon veya amblem taşımayan, Netflix çakması tembel bir tipografi... Cesur değil, kolaya kaçılmış kimliksiz bir başlangıç.
Gazi Paşa vefat etmeden 1 yıl önce az daha cumhurbaşkanlığından istifa edip Hatay'da çete reisi olacaktı.
Mussolini'nin elçisiyle görüşürken gidip askerî üniformasını giymişti.
Kullandığı bastonu da silahtı.
Trablusgarp'ta gözüne şarapnel girdiğinde "Tek gözle de analarını..." demişti.
Daha sonra "Çok intikamcı olunuz. Düşmanımız çoktur." demişti.
Siz de Mustafa Kemal Paşa'yı sol liberal, SWJ, Woke falan sanıyorsunuz heralde. Adam mareşaldi.
Neyse ki Atatürk'ü sizden öğrenmediğimiz gibi size verecek cevabımız da bulunuyor Allah'a şükür.
Soyunup saçma sapan videolar çekip instagram'da abonelik açmamış, gece kulüplerinde kendini harcamamış, namusuyla onuruyla ekmek fırınında ekmek parası kazanıyor. Bu dünyadaki en önemli şey insanın onurunu, namusunu, haysiyetini korumasıdır. Onursuz bir hayat, hayat değildir.
Bebeğimizin bezini de değiştirdim, eşimin çorabını da topladım, eşim de bebeğimizin gazını çıkarıp, bana kahve yaptı.
Şimdi hep birlikte oturup saatlerce sohbet ettiğimiz, film izleyip gülüştüğümüz bir ailemiz - ayrıca kumlarını temizleyip mamalarını ve sularını yenilediğimiz iki kedimiz bir de hamsterımız var.
Burda mesele sizin nasıl yaşamayı tercih ettiğiniz değil, sizinkini tercih etmeyenleri her fırsatta ‘bebek bezi, koca çorabı’ vb laflarla aşağılamaya çalışmanız.
İnsan, yeri gelir yaşlı anne babasının da bezini değişir, zor durumdadır, hastadır, gider destek olmak için komşusunun, yakın arkadaşının da çorabını toplar, evini süpürür, yemeğini yapar.
Siz onu bunu bırakın da, sizi insani hasletlerden, dostluktan, eşlikten, ebeveynlikten, ana babalıktan, komşuluktan, aileden, uhuvvetten bu denli koparan nedir onu düşünün.
Hiç mi sevilmediniz yahu?
Hiç mi sevmediniz?
Nedir bu ‘hep insanlardan kazık yedim’ paranoyası?
Hiç mi iyiye rast gelmediniz?
Neden duygularınız için, birine değer verdiğiniz için zahmet çekmek bu kadar ağır geliyor narin egolarınıza?
Lütfen biraz bunu düşünün.
Olası linçlerinizi de alın kedi kumunuzda yoğurun benden uzak durun; zira ben son nefesime kadar gerçek sevgiyi, samimiyeti ve iyi niyeti savunacağım.
Ingiliz gazetesi Daily Mail bir haber yapmış. Haberin basligi: 'Cocuk sahibi olmak mutluluk getirmiyor'..
Haberde de bir araştırmayı kaynak göstermişler.
Biri de cikmis, üşenmemiş, arastirmanin veri setini indirmiş. Bastan sona incelemiş.
Gormus ki; araştırmaya gore en mutlu insanlar evli ve cocuklu olan kisiler. Yani haber basliginin tam tersi..
Buldugu verileri de kendisi inceleyip grafikler ile gorsellestirmis.
Boyle haberlerin tek bir kaynaktan gelişmiş medeniyetlerin, milletlerin soyunu kurutmak icin üretildiğini düşünüyorum. Baska bir açıklama bulamıyorum.