Bir insana aklı kadar kızacaksın. Empati seviyesi kadar duygularını göstereceksin. Kapasitesi kadar konuşacaksın. Fazlası israf.
Olgunluk, herkesi anlamak değil, kimle ne kadarını paylaşacağını bilmektir.
Hakkını yiyen, gönlünü kıran, günahını alan, vebaline giren, yıllarını çalan insanlar olacak bu hayatta ve sonda şu sözü getir aklına:
Şahidi Allah olanın hakkı kimsede kalmaz.
Travmanın insanı nasıl yavaş yavaş yalnızlaştırdığından yeterince bahsetmiyoruz. İnsanları evine çağırmayı bırakırsın. Mesajlara cevap vermemeye başlarsın. Kimsenin seni gerçekten önemsediğine inanmazsın. Ve sen sessizliğe çekildikçe, onlar da artık senin onları önemsemediğini düşünmeye başlar.
2 hafta boyunca sadece kitap okudum, film izledim, uyudum, evle ilgilendim. Sosyal medyayla hiç ilgilenmedim. Fikir biriktirdim. En önemlisi kendimle kaldım. Sadece gönlümce okumak, susmak, telaş ve güç gerektirmeyen şeyler yapmak istedim. Ve fark ettim ki kaygılarım, başkalarını düşünme seviyem, beni dibe çeken kafamda yazdığım felaket senaryoları sakinleşti. Oyunun dışına çıkmaya çok ihtiyacım varmış.
Bir insanın sağlığı yerindeyse, ailesi hayattaysa, geleceğe dair bir şeylerin hayalini kurabiliyorsa, dünyanın en zengin insanlarından biri olduğunu sık sık kendisine hatırlatması lazım.
Bakın şimdi size manipülasyonun tillâhını anlatıyorum. Ne kadar sabrettiğini görmezler, ne kadar alttan aldığını görmezler, seni ne kadar yorduklarını da görmezler ama bir gün patladığında sorunlu olan sen oluyorsun. Seni kıran şeyi konuşmazlar, verdiğin tepkiyi konuşurlar, ben delirttim demezler, sorunlu olan sensin ya hani... İşte manipülasyonun en kirli hali... öyle seni tüketirler sonra tükenmiş halini sana karşı kullanırlar. Önce yarayı açar, sonra kanayan yeri suçlarlar.
En tehlikeli insan tipi; bulunduğu konuma yağcılıkla gelen kişidir. Günebakan çiçeği gibi gücü takip eder. Prensipleri yoktur, değerleri yoktur, omurgası yoktur. Güç dengeleri değiştiği an saf değiştirir.
Bana kalırsa, Instagram süresiz kapatılsa insanlar birbirine yeniden yaklaşırdı. Düğünler gösteriş için değil sevinci paylaşmak için yapılır, sofralar fotoğraf için değil sohbet için kurulur, yürüyüşler paylaşılmak için değil yaşanırdı. Mutluluk yeniden küçük şeylerde bulunurdu.
"Bu sene kendimi nasıl idare ettiğimle gurur duyuyorum.O kadar çok sessiz savas verdim ki. Kendimi alttan aldım, kendi gözyaşlarımı sildim ve her gün gülümsedim....
Bir insana aklı kadar kızacaksın. Empati seviyesi kadar duygularını göstereceksin. Kapasitesi kadar konuşacaksın. Fazlası
israf.
Olgunluk, herkesi anlamak değil, kimle ne kadarını paylaşacağını bilmektir.
Dedikodudan uzak durun. Zira hiç kimsenin hayatı diğerine benzemez. Herkes kendi tekamül yolunda ilerler. Büyük konuşmayın. Ben asla yapmam, bana kesinlikle olmaz demeyin. Yadırgadığınız şeyle sınanırsınız. Hayat herkese her şeyi yaşatabilecek kapasiteye sahiptir.