Türkiye'nin komşuları:
Yunanistan: Hristiyan
Bulgaristan: Hristiyan
Ermenistan: Hristiyan
Gürcistan: Hristiyan
Azerbaycan: Ateist-Deist oranı patlama yapan Şii İslam
İran: Şii İslam
Irak: Çoğunluk Şii İslam
Suriye: Karışık
Kim ki size, 21.yy dünyasında Sünni İslamcılık edebiyatıyla tekrar Osmanlı kurulacağı hayalini satıyorsa sizi avutmak ve uyutmak, kendi cebini zenginleştirmek istiyordur.
Senin gibi fabrikada haftada 6 gün, günde 12-13 saat eşek gibi çalışıp, aldığı 28.000 TL asgari ücretin 20.000 TL'sini kümes kadar 2+1 evin kirasına veren, sağl��klı beslenemeyen, kendi ülke sınırları içindeki şehirleri gezecek bile maddi gücü olmayan, et yiyemeyen, coğrafya bilgisi ve eğitim seviyesi inanılmaz düşük insanlara hayalperest ideolojilerle odağını farklı yönlere çekmeyi hedefliyorlar.
'Şüpheli işlem denilen yurt dışından geldiği söylenen miktar 14 bin TL'
Gazeteci Fatih Altaylı:
"Oğuzhan Uğur da tutuklandı.
Doğrusu hiç ama hiç ihtimal vermiyordum tutuklanacağına.
Çünkü medyaya yansıyan suçlamalar ve sorulan sorular tutuklanma ihtimalini zayıflatıyordu.
Açık söyleyeyim, ilk anda “Acaba mı?” kuşkusu oluşmuştu çoğunluk gibi bende de.
Banka yurt dışından gelen yüksek miktarda parayı “şüpheli işlem” olarak MASAK’a bildirmiş ve inceleme sonucunda soruşturma başlamıştı. Ciddi bir durum gibi görünüyordu.
Sonra basına yansıyan tarafları okudum. Eğer tüm suçlamalar bundan ibaret ise “tutuklama kararı” biraz abartılı bir “tedbir” olmuş.
Dediğim gibi, açık kaynaklardaki bilgiler ortada tutuklamaya değer bir durum olduğunu göstermiyor.
“Şüpheli işlem” denilen yurt dışından geldiği söylenen miktar 14 bin TL. Ve anlaşıldığı kadarı ile YouTube’dan gelen para. Yayınların izlenmesi karşılığı gelen ve miktarına bakılırsa büyük ihtimalle Reels’lerin izlenmesinden kaynaklanan bir gelir.
Daha büyük miktardaki para ise Oğuzhan Uğur’un Gain yayın platformu ile yaptığı bir anlaşmadan kaynaklanan bir gelir. Ve zaten o günlerde Oğuzhan Uğur ve hatta başka YouTube yayıncıları Gain ile yaptıkları bu anlaşmaları neredeyse davul zurna ile duyurmuşlardı. Uğur bunu duyururken Gain’in yönetim kurulunda da yer alacağını, platforma danışmanlık yapacağını da söylemişti.
O sırada Gain’in sahibi kara para ile anılan biri değil, her yerde inşaatlar yapan, İstanbul’un neredeyse tüm spor kulüpleriyle sponsorluk anlaşmaları imzalayan, Galatasaray’ın stadyumuna adını veren Rams Grubu��ydu. Yani belirsiz kaynaklardan, gizli fonlardan gelen bir para göründüğü kadarıyla mevzubahis değildi. Gain’den gelen bu para ile şirket üzerine bir ev almıştı. O da kayıtlardaydı.
Birkaç kez gidip geldiği ve hacim yarattığı söylenen para ise bir otomobil alımından kaynaklanıyordu. 9 milyon TL’lik bir ödeme banka havalesi ile yapılmış, ancak isim yanlışlığı nedeniyle geri dönmüş, isim düzeltilerek tekrar yollanmıştı. Herkesin başına gelebilecek sıradan bir hataydı. Yaratılan sözde “hacmin” kimseye ne bir faydası ne de bir zararı olmuştu.
Vergi açısından sorun var mıydı, bu verilerle bilemeyiz ama açıklanan veriler kaynağı belirsiz bir paraya işaret etmiyor.
Hatta Oğuzhan Uğur’un yayıncılıktan çok da fazla para kazanamadığını gösteriyor. Çünkü bu gelirlerden Oğuzhan Uğur ekibine maaş ödüyor, vergi ödüyor, işletme masraflarını yapıyor.
Dediğim gibi eğer ortada bilmediğimiz, açıklanmamış bir şey yok ise, Ahbap Derneği ile arasında bilmediğimiz bir para alışverişi söz konusu değilse Oğuzhan Uğur’un tutuklanması ��haksız” bir karardır. Zannederim, Adil Tatil bitmeden, ya da en geç ilk celsede sona erecektir."
Oğuzhan Uğur sevdiğim bir yayıncı değil. Senelerdir programlarında “PKK, terör örgütü müdür? Apo, terörist midir?” sorusunun domine ettiği muktedirlerin dümen suyunda bir çizgi izlendi. İktidarın istediği kanzi neslinin önemli bir mecrasıydı.
Tüm muhalefet parlamenter sisteme dönmeyi isterken, Babala TV’de Cem Gürdeniz ve Hasan Atilla Uğur, Türkiye’nin Mavi Vatan vs menfaatlerinin ancak başkanlık sistemiyle savunulabileceğini, parlamenter sistemde koalisyondu meclisti derken bu iradenin gösterilemeyeceği iddiasıyla Türk tipi başkanlık sistemi övülüyor.
Böyle bir sürü örnek verilebilir ama konu bu değil.
Bütün bunlar Oğuzhan Uğur’un haksızlığa uğradığını söylememize engel değil. Dosyası bomboş.
Tutuklamayı gerektirir hiçbir delil yok. Tamamen siyasi bir davanın mağduru durumunda. Umarım kısa zamanda özgürlüğüne kavuşur.
@kpehlivanoglu Var: TRT, A haber vs. Sonuçta gelen İHA ya da bombayı haber yapmadığınız da otomatik olarak savunmuş gibi birşey oluyorsunuz! Masraflı hava savunma sistemlerine ne gerek var ki!😁
@gurseltekin34 CHP bölünmeyecek Gürsel, çünkü "bölünmek" kelimesinden size de birşey kalacakmış gibi bir anlam çıkıyor. Oysaki size, uğruna utanma duygunuzu sattığınız koltukların ayak saplarından başka bir şey kalmayacak. Onları da ne yapacağınız herkesin malumu!
Türkiye S-400 almasaydı…
• F-35 programından çıkarılmayacaktı.
• İlk F-35’ler 2019’da envantere girecekti.
• 100 adet F-35 teslim alınacaktı.
• Türk savunma sanayii, F-35 programındaki yaklaşık 9 milyar dolarlık üretim iş payını kaybetmeyecekti.
• CAATSA yaptırımları uygulanmayacaktı.
• KAAN’ın F110 motorlarının tedariki yıllarca siyasi pazarlığın konusu olmayacaktı.
• S-400 için yaklaşık 2,5 milyar dolar ödendi.
• Teslim edilmeyen F-35’ler için ABD’ye yaklaşık 1,4 milyar dolar ödendi.
Şimdi ise Trump’ın “F-35’leri vereceğiz”, “CAATSA yaptırımlarını kaldıracağız” açıklamaları başarı hikâyesi olarak sunuluyor.
Oysa bunlar, Türkiye’nin S-400 öncesinde zaten sahip olduğu haklardı.
Siyasi iktidarın hatalı dış politika tercihleri nedeniyle ortaya çıkan sonuçların giderilmeye çalışılması, ne zamandan beri bir zafer olarak sunuluyor?
Tam bir zekâ küpü çıktın ya sen(!) Şimdi senşn gibi bir zeka pırıltısına ABD'deki devlet yapısından mı bahsedeyim, attığın diğer kaynaklarda ki kutlama reklamlarının "Belediye"lere ya da eyaletlere ait olduğundan mı bahsedeyim, Boğaziçi köprüsünün ABD bayrağı renkleri ile ışıklandırılmasının benim için de gayet normal olduğundan mı bahsedeyim, as��l problemin seni besleyenlerin meydanlarda "baş düşman, şeytan, bizi yıkmaya çalışanların başı, onlar olmazsa ülkeyi ele geçirecek olan şeytani güç" olarak tanımladıkları ülkeyi "daha erekte hale" getirebilmek için (belki de senin için) böyle jestler peşinde koştuklarından mı bahsedeyim. Ya da en iyisi s.iktir edeyim!