Aynı anda, aynı muhabbet ve kardeşlikle iftar sofralarında...
İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi
4 Mart 2026 | 14 Ramazan 1447
@bisakboun
6.Geleneksel Beyazıt Kardeşlik Sofrası İftarımızı siz değerli misafirlerimiz ile beraber gerçekleştirdik. Soframızda bizi yalnız bırakmayan herkese şükranlarımızı sunuyoruz.
Nice kardeşlik sofralarında görüşmek üzere ✨
#iüdeiftar
Ümmet olduğumuzu hatırlamak ve kardeşliğimizi pekiştirmek amacıyla düzenleyeceğimiz 6.Geleneksel Beyazıt Kardeşlik Sofrası iftarında bir araya geliyoruz.
İftarımız dışarıdan katılıma açıktır.
Kayıt için formun doldurulması gerekmektedir.
Katılım Formu: https://t.co/QqZkEWXtlK
🗓️3 Mart Salı
📍Ön Bahçe
Üsküdar, "Harem" değil miydi...
*
Kâbe'ye açılan kapı sayılmıyor muydu?
*
Noldu da böyle değişti..
*
Üsküdar Meydanı Balık Pazarı girişinde, Yeni Camii karşısında bulunan ve üzerinde selatin camilere ait notların bulunduğu tabelalar teker teker sökülüyor.
*
Bu kadar mı batıyor kutsallarımız?
“…Şüphesiz onlar, Rabb’lerine iman etmiş gençlerdi…” (Kehf, 13)
Geleneksel “Üniversiteliler Sabah Namazında Buluşuyor” programımızda bizlerle beraber ellerini semâya açan, bizleri yalnız bırakmayıp kardeşlik ruhunu hissettiren kardeşlerimize teşekkür ederiz.
#universitelilersabahnamazındabulusuyor
İsrail ordusunun "durun" anonsuna Küresel Sumud Filosu’ndan "yetkiniz yok, uluslararası sulardayız" yanıtı
— Tekrar ediyorum, siz seksen yıldır soykırım ve Filistin halkına karşı etnik temizlik yapıyorsunuz.
— Ve bu kesinlikle uluslararası hukuka aykırıdır. Bir kez daha uluslararası sulardayız, ki bu sizin yetki alanınız değil.
— Filistin topraklarına doğru ilerliyoruz, ki bu da sizin yetki alanınız değil, her ne kadar o toprakları işgal edebileceğinizi düşünseniz de.
Bugün Erem Şentürk’ü dinlerken konuyla ilgili kafamda bir aydınlanma oldu. Araştırdım: Avrupa’da, Amerika’da doğum oranlarını artırmak için neler yapılmış? Ortak ebeveyn izinleri, maaş destekleri, nakdi teşvikler… Ne ararsan var. Sonuç? Sıfır!
Çünkü meseleye yanlış yerden yaklaşılıyor. Bir anneye iki yıl izin vermekle kimse “dur, hemen çocuk yapayım” demez. Ya da “emekli maaşına bağlanırım, o halde altı çocuk yapayım” diye düşünmez.
Asıl mesele, çok çocuk sahibi olmanın kültürel olarak prestij sayılması. Kazakistan’da teşviklerin karşılık bulma sebebi bu! Çünkü kültürel altyapı hazır. Ekonomik teşvikler orada yalnızca süreci kolaylaştırıyor.
Kritik nokta şu: Eğer çözümü sadece ekonomik desteklerde ararsak, en hayati meselemizi yanlış yerden ele almış oluruz. Bu öyle bir alan ki, “yanıldık, baştan deneyelim” deme lüksümüz de yok. Tren kaçtı mı kaçar!
Nüfusu artırmak isteyen bir ülke, önce kültürel zemini inşa eder. Mesela 1+0 konutlara ruhsat vermez! Zira o mimari tercih bile tek başına bir hayat tarzını dayatır. Aynı şekilde toplu konutları geniş avlularla, çocuk oyun alanlarıyla tasarlar. Dizilerde ve reklamlarda küçük ama yalnız hayatları değil, çok çocuklu ve güçlü aileleri yüceltir. Okullarda aile sosyolojisini ders yapar, üniversite burslarını çok çocuklu ailelerin evlatlarına öncelikli kılar. Şehir planlamasını park, kreş, çocuk kütüphanesi ve güvenli ulaşım ağı üzerine kurar. Vergi sisteminde ve iş dünyasında çok çocuklu aileleri destekler, onlara özel avantajlar tanır.
Çünkü nüfus “para” ile değil, mimariyle, kültürle, eğitimle ve prestijle büyür. İnsanların yaşadığı evden izlediği diziye, çocuğunu götürdüğü parktan işyerindeki statüsüne kadar her şey, aileyi ya daraltır ya da genişletir!
@semtinmuhabiri Bu konunun bir çıkış yolu var, Gazze'de somut bir çıkış yolu yok. Benim şahsi yapabildiklerim elimden geldiğince maddi manevi destek olmak ve bir müslüman olarak daha fazla çalışmak.
@semtinmuhabiri Depremi örnek verelim mesela ne canlar kaybettik. Şey mi deseydik zaten öldüler abi bir şey değiştiremeyiz, üzülmeyelim bir şey demeyelim.