Alevi yolu cümleden uludur Hiç kimse yolun üstünde değildir, herkes yolun içindedir. yol, insanı yüceltmek için vardır,
insanı kendine bağlamak için değil.
Dersim halkı tam 89 yıldır 37/38 tertelesi ile ilgili hakikat ve yüzleşme çağrısı yapmaktadır.
Darağacına başı dik yürüyen Seyit Rıza ve yoldaşlarına ait olduğu belirtilen idam fotoğraflarıyla milyonlarca insan büyük hüzün ve hiç dinmeyen yaralarla bir kez daha yüzleşmiştir.
Meclis'ten çağrımız nettir: Devlet arşivleri açılmalı, Kürtlere ve Alevilere reva görülen mezarsızlık politikası son bulmalı, mezar yerleri açıklanmalı ve hakikatle yüzleşilmelidir.
#DersimTertele
#Dersim1937
#SeyîdRiza
#FindiqAxa
#UsenêSeydî
#AliyêMîrzêSilî
#HesenêÎbrayîmêQijî
#UsenêSeyîdRizayî
#HesenAxa
Sevgili Selman kitabını imzalayarak göndermiş okuru çok olsun . Dersim’in yaşadığı acıların tanıklığını belgeleriyle anlatıyor herkes okumalı özellikle gençlere bir hafıza oluşturacaktır..teşekkürler
"Derler ki
ol kıyamet gününden beri
kan akar
harçik deresinden
yani kederli değil
yaralıdır harçik
kapanmaz yarası o gün bugün"
Güle güle Dersim'in acılı tarihine dokunan sevgili abim, her daim yüreğimizde yaşayacaksın.
#AhmetTelli
Çok kıymetli dostumuz, ağabeyimiz şair Ahmet Telli’yi yitirmişiz.
Haberini derin bir kederle aldım.
Onunla aynı çağı solumak, aynı göğün altında yürümek, dostluğuna tanıklık etmek büyük bir lütuftu.
Şiirlerini okumak, söylemek, bestelemek ömrümüze düşen en onurlu paydı.
Ahmet Abi sözüyle ışık, duruşuyla pusula, insanlığıyla yuva oldu hepimize.
Ardında anlamı derin şiirler bıraktı ve o şiirlerde yaşamaya devam edecek.
Ailesine, sevenlerine, yoldaşlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.
Başımız sağ olsun. Işıklar içinde uyu Ahmet Abi.
#AhmetTelli
Zarife ve Alişer canların anıları önünde saygıyla eğiliyor,
Örnek bir mücadele yoldaşlığı yurtsever bir bağ içeren mücadelelerini saygıyla selamlıyorum.
Kürt halkının mücadelesinde Koçgiriden, Dersime yiğitçe yol eylemiş bir tarihin öncüleri oldular, katledilmeleri karanlık bir işbirlikçi zihniyetle örülmüştür. Biçim değiştirsede özel savaş politikaları kapsamında hala coğrafyamızda bu işbirlikçi zihniyet devam etmektedir.
Tarih hiç bir gerçeği saklı tutmaz, bu zihniyeti temsil edenler de tarihte utanç ve lanetle anılacaklardır. Ve onurlu bir yaşamın mücadelesini verenler yolumuzda ışık olmaya devam edecektir.
#zarifeAlişer #Koçgiri #Dersim
DAD, Alişer Efendi ve Zarife Ana’yı 89. yılında andı @PirhaberAjansi https://t.co/OReRnTUFTd
#SercemTV yayın hayatına başladı!
Kendi sesinize ve kanalınıza sahip çıkmak için sizleri hesaplarımızı takip etmeye, paylaşmaya ve tavsiye etmeye davet ediyoruz 👇
✅ YouTube: https://t.co/GGjO7hxRdW
✅ X (Twitter): https://t.co/ox9NmVAjVH
✅ Facebook: https://t.co/O1kcWVTdUj
✅ Instagram: https://t.co/kgVVV7JLom
YENİ MUNZUR FESTİVAL İÇİN BİRKAÇ TESPİT VE ÖNERİ
Dersim'de yapılacak festivallerin yaklaşmasıyla birlikte festivalle ilgili tartışmalar yeniden yoğunlaşmaya başladı. Doğaldır ki her kurumun, her politik çevrenin kendine ait planları ve fikirleri var. Ancak bilinen bir gerçek de var: festivaller artık eskisi kadar insanlarda heyecan uyandırmıyor. Hatta toplumun bazı kesimlerinde festivallerin bu haliyle yapılmaması gerektiği yönünde güçlü bir kanaat oluşmuş durumda.
Popüler sanatçıların ve büyük gösterilerin öne çıktığı, yüzeysel, tüketime hizmet eden, egemen kültürün hâkim olduğu festival anlayışını geride bırakmak gerekiyor. Bana göre yeniden başlamalı; ancak bunu yaparken daha küçük ölçekli, daha minimal, nitelikli ve özünü koruyan festivaller planlanmalıdır.
Festival komitesindeki arkadaşlarla yaptığım görüşmelerde de dile getirdiğim gibi, genellikle üç veya dört gün olarak düzenlenen festivalin en az bir günü tamamen bölgenin diline ve kültürüne ayrılmalıdır. O gün düzenlenecek panellerden çocuk etkinliklerine, konserlerden sahne sunumlarına kadar her şey ana dillerimizle gerçekleştirilmelidir. Sanatçılarımız, şairlerimiz, klamlarımız ve govendlerimiz kendi dilimizi ve kültürümüzü özgün biçimde yansıtabilmelidir. Adorno'nun dediği gibi, "Anadili insanın ana vatanıdır". Hem Dersim den katılanlar hem de çevre illerden gelen mihmanlarımız o gün Dersim kültürünü doyasıya hissetmelidir.
Aynı zamanda bütün zorluklara rağmen bu topraklarda üreten insanların emeği görünür kılınmalıdır. Elişi yapan kadınlardan toprağı eken rençberlere, hayvan güderek yaşamını kazanan çobandan sebze meyve üreten emekçilere kadar herkes festivalin doğal bir parçası olmalıdır. Onların üretimleri sergilenmeli, tüketiciye ulaştırılmalı; karşılaştıkları sorunlara ilişkin paneller, forumlar ve tartışmalar düzenlenmelidir.
Bilindiği gibi geçmişte dört gün süren festivallerde politik grup ve çevreler kendi talepleri ve listeleriyle festivale yön veriyorlardı, bugün kendi pratiklerine özeleştirisel yaklaşan tek tük bireyler olsa da aynı yaklaşım devam etmektedir. Toplum olarak içine düştüğümüz bu buhranda hepimizin payı vardır. Öyleyse sorumluluk gereği festivalin en azından bir gününde bütün gruplar ideolojik yaklaşımlarını ön planda tutmadan, bu coğrafyanın diline, kültürüne, üretimine, emeğine ve hafızasına sahip çıksınlar, kol kanat olsunlar. Böyle bir yaklaşım festivali hem daha anlamlı ve özlü hale getirecek hem de toplumun farklı kesimlerini ortak değerler etrafında buluşturacaktır.
Festival, yalnızca eğlence ve gösteri değil; bu coğrafyanın diliyle, kültürüyle, emeğiyle ve hafızasıyla yeniden buluştuğu bir ortak yaşam alanı olmalıdır.
Saygılarımla,
Mikaîl Aslan
#munzurfestivali
Değerli dostlar,
Geçen yıl sahnelerdeki otuzuncu yılıma “merhaba” demiştim. Bu yıl da sanatsal üretim ve icrada aynı heyecanı ve aynı titizliği koruma hatırına beş tane yeni kılam kaydedip sizlerle paylaştım. Bu beşliye „Halêta 30î / 30. Yıla Armağan“ adını vermiştim.
Bütün bu eserleri sanatçı dostlarımla birlikte bir günde kaydettik. Bunlardan biri de, hepimizin bildiği, sevdiği “Gönül Gel Seninle Muhabbet Edelim” nefesidir. Günün sonunda hepimiz bir hayli yorgun düşmüştük. Ama muhabbet kapıdan içeri girince insanı kolay kolay bırakmıyor. Yorgunluğun üstünü, özde ve kelamda bir olmanın sıcaklığı kapatıyordu.
Bu bir yıllık zaman diliminde de aynı sabır ve titizlikle çalışmaya devam ettik. Yeni albümümüzden iki eseri yakın zamanda sizlerle paylaşmıştık, tümünü hayırlısıyla sonbaharda sizlerle paylaşacağız.
https://t.co/rEU8rD2Xdr
Söz: Derviş Ali
Müzik(Kaynak): Ali Ekber Çiçek
Tenbûr: Cem Erdost Îleri
E-Bass: Olcay Bozkurt
Percussion: Sitar Sertaç Şanlı
Vocal: Îbrahim Sarıpınar
Duduk: Erdi Arslan
#Halêta30î
@cemerdost @olcayybozkurt
📍’Katliamın zihniyeti iktidarda yaşamaya devam ediyor’
Sivas Katliamı'nın 33. yılında siyasetçiler, Madımak'ın yalnızca Alevilere değil, tüm topluma bir saldırı olduğuna dikkat çekti
🔍 Eylem Nazlıer (@eylemnazlier) haberi
🔗https://t.co/r5De2DahJQ