Kaç yaşında olursan ol ne, neyi ve nasil konuşacağın önemli. 95 yaşında bir insanın kuracağı cümleler mi bu?Büyük olasılık ne dediğinin farkında değil, komik olduğunu düşünüyor;cinsiyetçi,ayrıştırıcı ve küçük düşürücü cümleler olduğu bu kişiye hatırlatılmalı.
#RahmiKoçÖzürDile
Gülistan Doku’nun babası ağlayarak “Garibanım, ben çobanım. Hiç olmazsa kızımın mezarını çıkarsınlar, bir Fatiha okuyayım” diyor.
Yozlaşmış siyaset, yerel işbirlikçileri ve güç ilişkileri bu ailenin kızlarını öldürmekle yetinmemiş, onları zindana kapatıp hayatlarına devam etmiş.
Gülistan Doku’nun katilleri büyük bir kötülüğe imza attı. Gülistan’a hem yaşarken hem de öldükten sonra… Ama en büyük kötülüğü ailesine yaptılar.
Aileyi her gün yeniden aynı acıya mahkûm ettiler. Anne Bedriye Doku’nun ağıtları Dersim’den tüm coğrafyaya yayıldı.
Bedriye annenin gözyaşının öfkesinde boğulsunlar.
Bir çocuğun / gencin çekindiği
üç unsur vardı. Evde anne baba, okulda öğretmen ve sokakta kolluk güçleri.
Önce “çocuğunuzla arkadaş gibi olun” modasıyla anne-babanın otoritesi bitti.
Sonra okulda öğrenci ve velinin fiziksel ve sözlü şiddetine karşı sahip çıkılmayarak öğretmenin itibarı yerle bir edildi.
Akabinde AB uyum yasaları diyerek kolluk kuvvetleri güvenlik görevlisine dönüştürüldü.
İnsan bir otoriteye tabi olması içgüdüseldir. Hayatındaki bu otorite eksikliği boşluk kabul etmedi.
Korkacağı, çekineceği bu üç unsurdan artık çekinmeyen çocuk ve gençteki bu otorite boşluğunu sokaktaki serseri, dizideki kabadayı, okul önündeki mafyatik tipler doldurdu.
Şimdi elimizde sadece anne babadan, öğretmenden veya kolluk kuvvetlerinden değil, mahkemeden, hakimden, savcıdan hatta cezaevinden bile çekinmeyen bir gençlik kaldı.
Yapımda ve yayında emeği geçenlere Allah izan ve nizam versin.