“Ben canımı kaybetmişim, ciğerim yanıyor.
Bu olayın peşini bırakmayacağım.
Ben çocuğumu okula ölmesi için göndermedim.
Çocuğumu öldürüyorlar. Sonra da ‘intihar etmiş’ diyorlar.”
Nizamettin Kabaiş
#RojinİçinAdalet
Olayın kötülüğünü, vehametini şöyle anlatayım:
Valinin oğlu t*cavüz etmiş, öldürmüş;
Valinin koruması da gömmüş.
Alenin yaşadığı acı tarifsiz.
Sim kartı, emekli bilişimci “polise” verip şifreyi kırdırmışlar. Mesajları da silmişler.
Sonra?
Askeri, dalgıçları, ambulansı, personeli…
devletin imkanlarını kendi pisliklerini örtmek için kul-lan-mış-lar.
Dönemin Jandarma Komutanı, Başsavcısı, İl Sağlık Müdürü hepsi hesap vermeli. Periferde çalışan herkes bilir ki, vali hepsini etkiler.
Devletin, senin, benim, yetimin, emeklinin emeğini, vergisini, kendi pisliklerini örtmek için kullanmışlar!!
arapça, farsça, kürtçe iki kelime konuşmaz mesela. her zaman derim: türk milliyetçiliği; batıya karşı öykünme, eziklenme, yaltaklanma; doğuya karşı yok sayma, kibir ve ezme refleksi içerir.