Hukuk devletinde bugün.
İstinaf Mahkemesi kızı Nilay Esmer'e yıllarca cinsel istismarda bulunan baba Erdoğan Esmer'e verilen 13 yıllık hapis cezasını "rızası var" diyerek kaldırdı.
Jandarma Erdoğan Esmer’i suç üstü yakalamıştı.
Ne terbiyesiz insanlarsınız be… 3 yıldır toz, toprak, çamur içinde, elektrik kesintileriyle, temel hijyen gereksinimlerinden yoksun yaşıyor yüzbinlerce insan. Depremzede rehaveti diye yazmaya utanır insan!
Dayanışmayı büyütüyoruz, sevgili arkadaşımız Aslı Aydemir'e mektup yazıyoruz.
Mektup adresi: Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, C5 Koğuşu
#AslıAydemireÖzgürlük
Bilimi korku çığına çevirmeden, halkın yanında durmanın bir yolu olmalı. Hem hakikati söyleyip hem umut inşa edebilmeliyiz. Çünkü insanlar bu ülkeyi terk edemiyor. Ama güveni terk ettiğinde... işte o zaman her şey yıkılır.
Depremle ilgili, halkı korkuya sürükleyen ve gerçekte uygulanması mümkün olmayan davranışlara yönelten açıklamalar; ne bilgilendiricidir ne de işlevseldir. Korku, en hızlı yayılan virüstür.
Toplumun ruhunu da güçlendirmemiz gerek. Sürekli alarm hali, sürekli felaket dili insanı felce uğratır. Panik içinde karar veremez, sağlıklı adım atamaz.
Halkı uyarmakla korkutmak aynı şey değildir. Gerçekleri paylaşmakla, travmay�� yeniden üretmek aynı şey değildir.
Bu ülkede “fakir çocuk” annesi çöp toplamaya gidince yanarak öldü, “ayrıcalıklı çocuk” yangın tedbirsiz otelde öldü, “Türk çocuk” önünüze katıp çatışmaya götürdüğünüz için öldü, “Kürt çocuk” zırhlı araç çarptığı için öldü, “işçi çocuk” okulu bırakıp fabrikada kolunu kaptırıp öldü, “Suriyeli mülteci çocuk” kaçak çalıştığı yerde asansöre sıkışıp öldü, “üniversiteli çocuk” sokakta dövdürdüğünüz için öldü, “tarikata verdiğiniz çocuk” üstüne kapı kitlendiği için yanarak, dayanamayıp intihar ederek öldü, “mezun çocuk” iş bulamadığından öldü, “aşiret çocuğu” koca köy organize olup öldürdüğü için öldü, “mendil satan çocuk” tecavüz edilip öldü, “yeni doğmuş çocuk” hastane çetelerinin elinde, “kaykay yapan çocuk”, “harçlığını çıkarmak için çalışan çocuk” sokak güvenliği olmadığı için, “sitede oturan çocuk” kolonu kesilmiş bina yüzünden “sporcu çocuk” inşaatı denetlenmemiş otel yüzünden öldü. Siz hangi çocuğu koruyup kollayabiliyorsunuz da ne yüzle çocuk istiyorsunuz?
Filistinlilerin yaşadığı katliamın, zulmün; akpnin umrunda bile olmadığının, söylediklerinin laf olsun diye, yaptıklarının ise göstermelik olduğunu hep söylüyorduk, bugün pratikte de göstermiş oldular. İsrail’le neden ticaretin kesilmediği, Trump’ın Erdoğan’ı neden bu kadar çok sevdiği daha net anlaşılmıştır. ABD-İsrail ve AKP dosttur, ortaktır, Gazze-Filistin’de yapılan katliamın failleridirler.
Taciz, tecavüz iftirası diye bir şey uydurmuşlar ya zannediyorlar ki bi kadın için bu iddiaları ortaya koymak çok kolay. Bırakın iftirayı, gerçekten yaşayan kadınlar seslerini çıkarırken yüzlerini dahi gösteremiyor siz neyden bahsediyorsunuz? +
Deprem oldu gelmediler, 1 senede evleri teslim edeceğiz dediler etmediler, toza dumana boğup asbestle zehirliyorlar, dağlarımızı patlatıp taş ocağı yapıyorlar, doğal alanlara moloz döküyorlar ve nihayetinde insanların malına mülküne çöküyorlar. 6 Şubat sonrası Hatay'ın özeti.
Burada sadece haddini aşan bir grup erkek yok. Burada bir şaka konusu da yok.
Burada kadınlara “haddini ve yerini bildirmeye” kalkan kadın düşmanı bir rejimin çok net bir fotoğrafı var.
Erkek sarayın erkek sağlık bakanı, bir grup erkeğin eline verdiği pankartla milyonlarca futbol izleyicisi erkeğe veriyor aslında mesajını. Hedef kitlesi konunun öznesi kadınlar değil, o öznenin sahibi olsun istedikleri ve “göreve çağırdıkları” erkekler.
Saray Rejimi, vajinal demekten aciz bir Sağlık Bakanlığı eliyle kadınların bedenine dair her türlü tasarrufu erkeklere vermek istediğini ilan ediyor bu pankartla.
Haydi oradan!
Sağlık bakanlığı bu hafta tümü erkek futbolcuların %95’i erkek olan seyircilerine bu pankartla çıkmasını sağladı. Koca bakanlıkta, koca futbol camiasında “bu bizim haddimiz değil, kadınların kararı” diyen olmadı mı ya? Ak partisi iktidarında yeni bir düşkünlük rekoru