İnsanın neye öfkelendiği, neye sevindiği ve neyi savunduğu elbette kalbindeki bağlılıklar hakkında birtakım işaretler verir. Kişi bazen diliyle Allah’ı anlatırken nefsini, dini savunurken makamını, hakikati müdafaa ederken kendi üstünlük arzusunu müdafaa edebilir. Bu sebeple elbette ki insanın kendi öfkesini ve sevgisini hesaba çekmesi büyük bir kulluk vazifesidir.
Lakin işaret, hüküm değildir. Bir insanın bir anda gösterdiği tepki, onun bütün imanının ve kalbinin eksiksiz tercümesi sayılamaz. Kalplerin hakikatini bilen yalnızca Allah’tır. Bize düşen, insanların niyetlerini kesin hükümlerle tartmak değildir. Evvela kendi niyetimizi, öfkemizi ve dilimizi tartmaktır.
“Onun öfkesi nereye kabarıyor?” diye sormak faydalıdır. Fakat sufi bir adım daha ileri gider ve daha önemli bir soruyu sorar. “Benim onun öfkesine duyduğum öfke nereden kabarıyor?” Çünkü nefs, başkasının nefsini teşhis ederken dahi kendisine pay çıkarabilir. İnsan karşısındakinin kibrini anlatırken kendi kibrini büyütebilir. Onun dünyaperestliğini tenkit ederken kendi haklılık makamına bağlanabilir.
Herkesin bir dini müdafaa etme biçimi vardır. Ben din adına konuştuğum zaman ekstra dikkatli olurum. Zira dilin zahiri önemsiz değildir. Tam tersi dil, kalbin terbiyesinin imtihan edildiği yerdir. Hak söz, hakaretle söylendiğinde hakikatinden bir şey kaybetmese bile söyleyenin halini yaralar. Tasavvuf ise hal ismidir.
Avam Peygamberi savunmayı, yalnız onun adına öfkelenmek sanabilir. Oysa bu ancak onun merhametinden, sabrından, adaletinden ve edebinden nasip almakla olur. Onun için öfkelenirken onun ahlakından uzaklaşıyorsak, nefsimizin müdafaaya ne kadar karıştığını tekrar düşünmeliyiz.
Dinin unvanlarımızdan daha çok önemsemek elbette ki hatadır. Ama unvanlar konusunda konuşurken üslubu bozmak dini konularda konuşurken üslubu bozmaktan evladır.
Diğer taraftan "Sen dünya ehlisin, yerim senin sufiliğini” gibi ibareler kişiyi başka bir nefsani yarış riski taşır. Bir yanlışın teşhisi başka, insanın bütün manevi kıymetini iptal etmek başkadır. Fiil tenkit edilir, fikir reddedilir, zarar gösterilir. Fakat kulun nihai hükmü Allah’ındır.
Ve tekrar edeyim büyükleri müdafaa etmenin en güzel yolu, onların edebinden mahrum bir dil kullanmak değildir.
Tasavvufu seven, biraz da onun incitmeme hassasiyetini taşımalıdır. Hata kulda ortaya çıkar. Mesele özür dileyebilmektir. Hatanı kabul etmektir. Nitekim Tayfun hocadan da son tartışmada özür diledim. Burada kaç kere hatamı kabul ettiğime, özür dilediğime şahit olmuştur dostlar. Daha çok hata yapacağım muhtemelen. "Hata yapmayanlara" dikkat etmek gerek.
İnsanlara faydalı olacak bir yanlışı anlatmak gerekiyorsa anlatılır. Fakat konuşmadan önce kalbe sorulması gereken sorular vardır. Bu söz hakkı ortaya çıkarmak için mi, birini mağlup etmek için mi söylenecek? Muhatabın ıslahını mı istiyorum, teşhirini mi? Bu dil insanların hakikate yaklaşmasına mı vesile olacak, yoksa onları daha fazla öfkeye ve kutuplaşmaya mı sürükleyecek? Söylediklerimden sonra kalbimde mahcubiyet ve dua mı kalacak, yoksa üstün gelme hazzı mı? Özellikle de mesele din ise. Çünkü insanları dinden soğutmak vebaldir.
Akademiye gelirsek. Hem milletimizin, hem Müslümanların bilim, teknoloji, felsefe ve akademide ileriye gitmesi gerektiğine inanıyorum. Bunun için hiçbir ücret almadan her yıl 100lerce etkinlik yapıyorum. Dr yok diyenler oldu güldüm geçtim. Ama müslüman gençleri akademi, teknoloji ve bilimden soğutma ile derdim var. Benle ilgili değil bu. Buraya büyük emek ve yatırım yapılıyor.
Dün yüzlerce gençle buluştuk konuştuk üniversitede tercih için. Reklam parası aldığımız için yapmadık bunu. Devlet kurumlarından tebliğ yapıyoruz diye maaşa da bağlanmış değiliz ama tebliğ yapıyoruz. Bizi yargiya koyan dostlar umarım kendi motivasyonlarını da yargıya koyar.
Nefsim ölmüş değil duşman orada. Hiçbir zaman kendimle ilgili bunu demedim. Ama gençleri bilim, teknoloji, akademi ve felsefede görmek istiyorum. Islam ümmeti için, devletimiz için, geleceğimiz için.
Hamdolsun.😊 Uzun süredir üzerinde çalıştığım bir çeviri okuyucuyla buluştu:
TANRI VE RASYONEL İNANÇ: DOĞAL TEOLOJİDE ÇAĞDAŞ ARGÜMANLAR
Colin Ruloff- Peter Horban editörlüğünde William Lane Craig, J. P. Moreland, Joshua Rasmussen, Michael Rea gibi önemli isimlerin katkılarıyla hazırlanan bu çalışma, Tanrı'nın varlığını akla dayalı olarak ispatlama anlamında doğal teoloji alanında en önemli eserlerden biri olarak kabul ediliyor.
Benim için bu çalışmayı ayrıca önemli kılan husus ise Klasik kelâmın “isbât-ı vâcib” literatüründe geliştirdiği büyük aklî mirası, çağdaş felsefe ve bilim tartışmalarıyla yeniden düşünme ve güncelleme imkânı sunması…
Kanaatimce bugün doğal teoloji ile klasik kelâm arasında yeniden güçlü bir köprü kurmak gerekiyor. Bu eser de bu arayışa mütevazı bir katkı niteliğinde.
İlgi duyan herkese istifadeli olmasını dilerim. 🌿
https://t.co/5gXCmxVTJp
@albarakayayin'larına böylesine önemli bir kitabı Türkçeye kazandırmamı sağladıkları için teşekkür ederim.
YENİ!
Tanrı inancının veya inançsızlığının rasyonalitesi, din felsefesindeki temel tartışma alanlarından biridir. Bu eser, teist ve ateist tarafların birbirlerini irrasyonalite ile suçladığı geleneksel yaklaşımların ötesine geçerek, çağdaş ateist düşünür Graham Oppy’nin tezini merkeze almaktadır.
Kitapta, hem teistik hem de ateistik argümanların tarafsız bir analitik yaklaşımla incelendiğinde kesin bir başarı gösteremediği ve her iki konumun da geniş uzlaşmazlık alanları barındırdığı tartışılmaktadır. Çalışma, Tanrı'nın varlığına dair öne sürülen argümanları dengeli bir düzlemde ele alarak, inanç ve inançsızlık tezlerinin akademik zeminde daha kapsamlı kavranmasına olanak tanımaktadır.
https://t.co/P9dcdIhVY1
Kiminin alay edercesine saçma bulduğu, kimininse zayıf diye damgalayıp hiç dikkate bile almadığı vesilecilik (occasionalism) acaba sanıldığından çok daha güçlü bir model olabilir mi?
Vesilecilikle ilgili son makalem Teklif Dergisi'nde yayınlandı.
İlgilisi için: https://t.co/9qwjPyKh4i
*📜 Muallim: Osmanlıca Öğretmenim Yayında!*
Tarihimizin sessiz hazinelerini kendi dilinden okumaya, köklerimize doğru eşsiz bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?
*👇Bu Yolculukta Hemen İndir ve Bize Katıl!*
https://t.co/8mTg11Upp7
Elhamdulillah davetimizle toplam 14 köy, iki binin üzerinde putperest ve Hıristiyan davetimizle Müslüman oldu. Putlarını kırdık. Onlara dinlerini öğretecek hocalar bıraktık. Mescid yapma sözü verdik.
Islam and Modern Cosmology (İslam and Modern Kozmoloji) kitabım Cambridge University Press'in Elements serisinden nihayet çıktı.
Kitabın pdf'i 2 hafta boyunca aşağıdaki linkten indirilebilir.
https://t.co/HNk8Vzhfy7
Son günlerde yaşananlardan sonra Müslümanların sosyal medyada birlik içinde olmasının önemi tekrar anlaşıldı. Bu sebeple YouTube'da içerik üreten Müslümanları bir floodda topladık. Tek tek takip ederek destek olabilirsiniz 👇🏻
Beklenen gün geldi hamdolsun. @ErsinKabakci@feyzishh ve @zeynepnuma hocalarımla 3 seneden fazladır üzerinde çalıştığımız ve 74 yazarın katkı sunduğu "Batı Literatüründe İslam Araştırmaları" başlıklı çalışmamız @ketebe tarafından 4 cilt olarak yayımlandı. Yayına hazırlık sürecinde büyük emeği geçen @yasincmgl'na hususen teşekkür ediyoruz.
https://t.co/V9L3Ssd8Vb
Yumuşak tavırlar her zaman merhametten ileri gelmez. Çok kez insanlar bazı şeylerden korktukları ya da endişe ettikleri için de böyle davranmayı tercih ediyorlar. Yani bu konuda da saflık etmemek lazım.