duygusal zekasi yüksek kişiler birinin davranışının altındaki niyeti çok iyi analiz ettikleri için ayırt edicilikleri iyidir. Bu yüzden genelde etraflarında daha az insan olur. Çünkü niceliğe değil, niteliğe bakarlar. Samimi olmadığını düşündüğü insanlarla kendilerini yormazlar.
Bazen başkalarının seni aptal veya fark etmez sanmasına izin vermek, sosyal dünyadaki en güçlü ve en sessiz stratejik avantajdır.
Kibirli zihinler karşısındakini hafife aldıklarında gardlarını tamamen indirir zekanı kanıtlama çabasını bıraktığın an, insanların sahte maskelerinin nasıl patır patır düştüğünü izlersin.
İnsanların büyük çoğunluğu her ortamda en zeki, en bilgili ya da en farkında kişi olduğunu kanıtlamak için hevesle kendilerini öne atarlar. Oysa radikal bir zihinsel egemenliğe sahip bir ruh, zekasını gösterişli bir vitrin gibi sergileme ihtiyacı duymaz.
Sen sessiz kaldığında ve onların seni saf ya da aymaz etiketleriyle küçümsemesine göz yumduğunda, onların kendi egoları devasa bir kör noktaya dönüşür.
Seni bir tehdit olarak görmedikleri için manipülasyonlarını, gizli ajandalarını ve kıskançlıklarını saklama gereği duymazlar.
Karşındakinin seni küçümsemesi, ona sunulmuş en zehirli yemdir.
Kendi üstünlük illüzyonuna kapılan insan, farkında olmadan kendi içsel çirkinliğini, sinsi planlarını ve hiç kimseye açmadığı itiraflarını senin önüne serer.
Onlar seni kandırdıklarını veya üzerinizde kontrol kurduklarını sanırken, sen sadece bir tiyatro izler gibi onların karakter röntgenini çekersin.
Bilgi sana akar, niyetler berraklaşır ve kurguladıkları tuzağa düşen sen değil, kendi kibrinin sarhoşluğuna kapılan o sığ zihniyetler olur.
Akıl sağlığını ve stratejik konumunu korumak için her odada en akıllı görünmek zorunda değilsin. Bırak, seni hafife alsınlar bırak, seni kendilerinden aşağıda görüp rahatlasınlar.
Bir insanın sana gösterdiği vitrin değil, seni tehlikesiz gördüğünde sergilediği maskesiz davranış onun gerçek hakikatidir.
Sen sadece arkana yaslan, pürüzsüz bir kayıtsızlıkla izle ve kimin ne olduğunu netleştirdikten sonra o insanlarla arana sarsılmaz bir mesafe koy...
YZN...
dışarıdan aşırı samimi ve çok içten görünen insanlarla ne zaman tanışsam hayal kırıklığı oldular.oysa görece daha mesafeli ve soğuk dediğimiz insanları tanıyınca içlerinden süper bireyler çıkıyor. sınırları olan insanları seviyorum,asıl samimi ilişkiler onlarla kuruluyor.
Bazı insanlara beddua etmeye bile gerek yok arkadaşlar. Bakın,Cenab-ı Hak Şuara Suresi 227.ayette ne diyor:“Zulmedenler, nasıl bir akıbete uğrayacaklarını yakında bileceklerdir.” Hayat yapılanı unutmaz, sadece hemen göstermez. Siz gönlünüzü ferah tutun; gerisini Allah’a bırakın.
Bana karşı kullandığınız üsluba, sergilediğiniz tavra dikkat etmek zorundasınız. Ben kimsenin kafasına göre laf söyleyip kenara çekileceği biri değilim. “İyi niyetliyim” diye her yapılanı affedecek kadar da saf değilim. Bana nasıl bir dille geldiyseniz, bundan sonra tam olarak aynı dilden cevap alırsınız. Hak edene hak ettiği karşılığı vermekten asla çekinmem.
Kitap okuyan biri, senin öğrenme çabana gülmez.
Spor yapan biri, ilk günkü acemiliğini
küçümsemez.
Kendini geliştiren biri, değişme çabanı alaya almaz.
Hayatında bir şeyler başarmış biri, hayallerine burun kıvırmaz.
Çünkü gerçekten ilerleyen insanlar, bir şeyin başına gelmenin değil, yola çıkmanın ne kadar zor olduğunu bilir.
En çok küçümseyenler ise çoğu zaman kendi hayatında hiç yola çıkmamış olanlardır
Yatırım gizli yapılır, aşk sessiz yaşanır, tatiller ve planlar paylaşılmaz. Her dinleyen dost değildir; dost sandıkların çoğu zaman iyi niyetli izleyicidir. Genelleme yapma, herkes farklıdır ama herkes sana ait değildir. Az görün, çok yaşa. Gizli kal, huzurlu kal.