Herkes için gerçek adalet duygusunun yeniden tesis edildiği, liyakatin tek kriter olduğu, korkunun yerini güvenin, baskının yerini özgürlüğün, endişenin yerini umudun aldığı bir Türkiye'de sevdiklerinizle birlikte nice mutlu bayramlar dilerim.
@zaferpartisi
Nükleer enerjiye karşı çıkmak Türkiye'nin gelişimine ve bağımsızlığına karşı çıkmaktır.
Nükleer enerjiden vazgeçip santralleri söken Almanya başını taşlara vuruyor şimdi. Şansölye daha geçen pişmanız diye açıklama yaptı. Buna rağmen hala nükleer kötüleyen varsa art niyetlidir.
Atatürk'e beslediği kişisel nefreti nedeniyle aylarca süren kara savaşını, şehit olan binlerce askeri ve yaralanan binlerce gaziyi yok sayıyor. Niye? Atatürk'e düşman diye. İşte "Keşke Yunan galip gelseydi" motivasyonunun kökeni..
Kişisel düşmanlık için cümle şehide hakaret..
Devlet bunları vatandaşlıktan çıkarmak için neyi bekliyor? Türkiye'yi bir bütün olarak görmeyenler, Türk topraklarına k*rdistan diyenler neden Türk vatandaşı hala? Türkiye Türk karşıtlarına yurt olmamalı.
Ülkesinin petrol gelirini, hanedanını korumak için abd'ye peşkeş çeken Arap liderlerine yaptığı muameleye bakın... Onları hem söğüşlüyor hem de savaştırıyor. Bunu da İsrail güvenliği için yapıyor.
"Türk değilim" demek yerine agresif bir şekilde "bana bir daha Türk deme" demek arasında büyük fark var. Türk nefretleri dü��ündüğümüzden daha fazla.
Tam tersi yaşansa faşizm ırkçılık diye yeri göğü inletecek olanlar buna tabii ki sessiz kalacak. Çünkü nefret Türk'e yöneldi.
“Korkma!” diye başlayan İstiklal Marşımız, zor zamanlarımızın, yokluk içinde varlık/yokluk mücadelesi verdiğimiz zamanlarımızın mücadele azmi ve inancıdır. İstiklal Savaşımızın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u ve bu cennet vatan uğruna toprağa düşen tüm kahramanlarımızı saygı ve rahmetle anıyorum.
Mehmet Akif, marş yazmak istemiyordu. Çünkü marşı yazana ödül verilecekti. Akif için milli meselelerde para söz konusu olamazdı. Neyse ki bakan Hamdullah Suphi ikna etti onu. İşte, Akif o kadar onurlu bir adamdı. Ama saltanata göre haindi.
İstiklal Marşı o şartlarda yazıldı.
Türkiye cumhuriyetine soldan saldırırsan hemen tutuklanırsın. Ama sağdan saldırınca aynı şey olmuyor. Kaç yıldır aynı şeyler.
Türk ordusu 1937'de kitlesel kıyım yaptı, kimysal gazla halkı katletti diye iftira atıyorlar. O ordu Türk ordusu değilmiş gibi göz yumuluyor
TSK, hendek opersyonunda katliam yaptı diyene anında işlem yapılıyor. İyi güzel. Yapılsın zaten. Ama 37'deki ordu bizim değil mi? Ona niye sövmek serbest?
1925'te Türk askerine kurşun sıkan hainleri evliya diye yüceltiyorlar. Sanki kurşun sıkılan Mehmetçik değilmiş gibi göz yumuluyor.
15 Temmuz'da askere ve halka silah sıkanlara övgü yapılırsa anında işlem yapılır. İyi güzel. Ama 25'te silah sıkılan asker, öldürülen insan bizim değil mi? Onların hatırası neden korumuyor?
Hükümet şöyle böyle diyene anında işlem. Ama 1923'te ülkeyi kurarken İsrail bayrağını koydular diye iftira atana niye işlem yok? 1923'te kurulan bizim ülke değil miydi?
Böyle böyle yapıldıkça, devletin adaletine kimse eskisi gibi itibar etmemeye başlıyor. Bazı şımarık gericiler alınmasın gücenmesin diye devletin itibarı zedeleniyor kaç yıldır.
Bir değil iki değil. Bin oldu.
Azerbaycan, Türklerin kardeşidir. Bu ülkeyi kendi vatanımız gibi seviyoruz. Ac��ları acımız, sevinçleri sevincimiz. Azerbaycan'ı temsil edenler de bu nedenle kıymet ve hürmet görürler. Ama şunu unutmamak lazım:
Yönetenlerin kıymeti ve hatrı, yönettikleri ülkeden gelir.
Atatürk'e laf söylemeye cesareti olmayan kaypaklar ve tarih korsanları Sabiha Gökçen'e hakaret ediyor. Onun bir Türk askeri olduğunu da unutuyorlar.
Lafa gelince askerimiz, mehmetçiğimiz diyen vatansızlar, sıra gelince Türk askerine iftira atmaktan çekinmiyor.