@tuubaggl Hayır hayır önce makatlarına ağaç sokmalılar kanata kanata acı çektirmeli sonra da kollarını bacaklarını koparmalılar uyku uyuyamıyorum bu gece eğer yukadaki beni bir kez duyacaksa o da bu duam içindir!
Bir Canlının Bedenine işkence edecek kadar sınırını kaybetmiş bir zihniyet,Yalnızca hayvanlar için değil toplumun tamamı için tehditdir.
#CanilerTutuklansın
Gözlerimi kapatamıyorum uyuyamıyorum çünkü gözümün önünden gitmiyor senin güzel yüzün. kalkıp kendi oğlumun suratına bakıyorum sanki senin gözlerine bakıyorum minik yavrum. Sana diri diri o korkuyu acıyı çektirenlerin de aynı acıları çekmeleri için dua ediyorum…
Eğer Eros’u ve Cezve’yi acımasızca katledenler hak ettikleri cezaları alsaydı, toplumsal tepki dikkate alınsaydı ve hayvanlara “mal” değil “can” gözüyle bakılsaydı; son günlerde hepimizi kahreden hayvanlara yönelik işkenceler bu denli normalleşir ve sıradanlaşır mıydı?
Bir canlıyı öldürerek kahkaha atan ve bundan haz alan caniler hala toplumun içinde.
Yetkililere sesleniyorum: Bu vahşetin failleri bulunsun ve gereği yapılsın.
@EmniyetGM@adalet_bakanlik@TC_icisleri
Hayvanlara ve doğaya saygı duymayan, toplumda giderek yayılan vahşet ve şiddet karşısında çözüm üretmek için tek kelime etmeyen siyasilere destek yok.
Bir toplumda düzen ve güvenlik, önce yaşam hakkına saygıyla başlar. 21. yüzyılda hâlâ bilimden, toplum psikolojisinden ve şiddetin nasıl yayıldığından bihaberseniz, toplumun çürümüşlüğünü nasıl çözeceksiniz?
Burun kıvırdığınız o kedi, köpek, kuş, kirpi, tavşan… “Nasıl olsa hayvan” diyerek görmezden geldiğiniz vahşetin, toplumdaki şiddet sarmalının önemli bir parçası olduğunu hâlâ göremiyor musunuz? Yoksa bazı kesimlerin tepkisinden mi korkuyorsunuz?
Hayvana yönelen şiddet, toplumdan bağımsız bir mesele değildir. Yaşam hakkına saygının olmadığı yerde ne gerçek bir düzen ne de güvenli bir toplum kurulabilir.
Her şey bu olayla başladı.. Bu insan müspettesi zamanında caydırıcı bir ceza alsaydı ve bunun üzerine yaşanan her vahşette cezanın dozu artsaydı kötülük git gide tırmanmazdı.
Hayat kısa. Kafanıza her şeyi takmayın. Gidin spor yapın, dans edin, yeni şeyler öğrenin, bakımınızı yapın, temiz beslenin, hobiler edinin. Hayatınızı bir insanın mesajına, ilgisine ya da kararına bağlamayın. Önce kendinize yatırım yapın, kendinizi sevin ve geliştirin. Siz büyüdükçe, güzelleştikçe, özgüveniniz arttıkça zaten ilgi de fırsatlar da size doğru gelir. Işığınızı kimse için kısmayın, parlayın. Işık varsa etrafında sinek de olur, önemli olan hangilerine kapıyı açacağınızı bilmek.
Şu fotoğraflarda gördüğünüz kedinin ismi Şaşı. Kendisi kör ve sağır. Özdilek AVM'nin otoparkında küçücük bir yere yuva yapmış, orada kendi halinde yaşıyordu. Çevredeki insanlar tarafından da temizliği, bakımı ve her türlü ihtiyacı eksiksiz bir şekilde karşılanıyordu…Binlerce metrekarelik alanlara koca koca inşaatlar, AVM'ler yapıp bu hayvanların yaşam alanlarını işgal ettiğiniz yetmiyor, bir de onları buralarda barındırmak dahi istemiyorsunuz. Bu hayvan kör ve sağır halde kendisine sığınacak güvenli bir yuva bulmuş. Çevredeki duyarlı insanlar temizliğine kadar her şeyiyle ilgileniyor, ancak AVM yönetimi kediyi dışarı atmak istiyor. Bu can kör ve sağır, dışarıda tek başına yaşayabilecek durumda değil. Doğasını işgal ettiğiniz yetmiyormuş gibi bir metrekarelik alana dahi sığdıramıyorsunuz. Birçok AVM artık sokaktaki canlara ev sahipliği yapıp kapılarını açarken, Özdilek AVM, siz kör ve sağır bir kediyi ölüme mi terk etmek istiyorsunuz…Bırakın hayvan orada yaşasın, zaten herkes bakımını üstlenip gerekli bütün olanakları sağlıyor. Çevre ve hayvan dostu gibi gözüküp hayvan kat*li olmayın…
@ajansmuhbir1923 Ha kediden en korktuğum zamanlarda da onların yaşama alanlarına saygı duyup korktuğum yerleri terletmeyi biledim.Kedilerin olduğu ortamda durmak istemiyorsanız bunun için birçok seçenek var ama siz korkuyorsunuz diye onları ordan kimse çıkarmak zorunda değil siz çıkacaksınız!
@ajansmuhbir1923 Yani aşılabilir bişey burda demogoji yaratacak bir travma değil. Evet korkulmasını anlayabilirim ama bunu burda bu kadar konu etmek uzun uzun video çekmek değil.