Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak “Nisan 2025 – Nisan 2026” döneminde Diyarbakır Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda gerçekleştirdiğimiz ziyaretler kapsamında hazırlanan raporumuzda yer alan hak ihlallerine dair istatistikler çalışmasını kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Çıplak arama, şiddet ve akran zorbalığı başta olmak üzere her alanda yaşanan hak ihlallerini gösteren istatistikler; ceza infaz kurumlarının rehabilitasyonu esas alan onarıcı adalet işlevini sağlayamadığını göstermekte ve sistemin sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır.
2025 Nisan – 2026 Nisan döneminde toplam 45 çocukla gerçekleştirdiğimiz görüşmelere dayanarak hazırladığımız “Diyarbakır Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda Tutuklu Bulunan Oğlan Çocuklarına Yönelik Hak İhlalleri ve Tutulma Koşullarına İlişkin Rapor” kamuoyuyla paylaşılmıştır.
Çocuklar arasında yaygın biçimde gözlemlenen akran zorbalığı, infaz koruma memurları tarafından uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddet iddiaları, eğitim hakkı, sağlık hakkı ve avukata erişimde yaşanan aksaklıklar başta olmak üzere yaşanan tüm hak ihlallerine dair veri ve istatistiklerin yer aldığı rapora aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Rapor için: https://t.co/21zubMIS6u
Grafik Rapor için:
https://t.co/xQWv9JXrq0
Unicef Türkiye tarafından yürütülen ÇABA Projesi kapsamında 17-19 Nisan tarihleri arasında Ankara’da düzenlenen Çocuklar İçin Adaleti Yeniden Düşünmek adlı Uluslararası Kongreye Merkez Yürütme Kurulu Üyemiz Av. Bermal YİLDENİZ katılım sağlamıştır.
Siverek ve Kahramanmaraş’ta eğitim kurumlarını hedef alan silahlı saldırılar, çocukların en temel haklarının korunmasına ilişkin ciddi zafiyetleri bir kez daha ortaya koymuştur. Çocukların güvenli ortamlarda eğitim alma hakkının ve yaşam hakkının korunamadığı bu tür vahim olaylar, yalnızca münferit vakalar olarak değil, çocuk koruma ve eğitim sistemine ilişkin yapısal sorunların bir yansıması olarak değerlendirilmelidir. Yaşanan saldırılarda yaralanan çocuklara ve öğretmenlere acil şifalar diliyor, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz.
Her şeyden önce açıkça ifade edilmelidir ki; çocuklar eğitim hakkını güvenli bir ortamda kullanamamaktadır. Eğitim alanları, çocukların fiziksel ve psikolojik olarak en güvende olması gereken yerler iken, bugün yaşam hakkının dahi yeterince korunamadığı alanlara dönüşme riski taşımaktadır. Çocukların okula giderken can güvenliği endişesi taşıması kabul edilebilir bir durum değildir.
Saldırıyı gerçekleştiren bir çocuğun daha önce sosyal medya üzerinden bu eyleme dair açık söylemlerde bulunduğu bilinmesine rağmen gerekli önleyici tedbirlerin alınmamış olması, erken müdahale mekanizmalarının yetersizliğini gözler önüne sermektedir. Bu durum, risk işaretlerinin zamanında tespit edilip değerlendirilmediğini ve ilgili kurumlar arasında etkin bir koordinasyonun sağlanamadığını göstermektedir.
Bu tür trajik olayların ardından yalnızca cezaların artırılmasına yönelik tartışmaların gündeme gelmesi ise sorunun özünü tespit etmekten uzak bir yaklaşımdır. Zira eylem sonrasında kendi yaşamına son veren bireyi, cezai yaptırımların ağırlığıyla caydırmak mümkün değildir. Dolayısıyla çözüm, yalnızca cezalandırmaya dayalı değil; önleyici, koruyucu ve onarıcı bir yaklaşımda aranmalıdır.
Bu kapsamda;
Saldırının gerçekleştirilmesine neden olan sosyal, psikolojik ve çevresel nedenlerin bilimsel yöntemlerle tespit edilmesi,
akran zorbalığıyla etkin mücadele edilmesi ve okullarda güvenli sosyal ortamların oluşturulması,
risk altındaki çocukların erken aşamada belirlenmesine yönelik erken risk tespiti ve izleme sistemlerinin kurulması,
elde edilen veriler doğrultusunda çocuklara yönelik psikososyal destek ve rehberlik mekanizmalarının güçlendirilmesi,
kurumlar arası koordinasyonun sağlanarak önleyici müdahale kapasitesinin artırılması hususları acil bir zorunluluk olarak karşımızda durmaktadır.
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak; çocukların güvenli ortamlarda eğitim alabilmesi, şiddetten korunması ve sağlıklı bireyler olarak toplum içerisinde yer alması için gerekli tüm hukuki ve yapısal adımların atılması çağrısında bulunuyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Merkezimiz ve Çocuk Çalışmaları Derneği tarafından 11 Nisan tarihinde gerçekleştirilen Çocuk Hakları Atölyesine Yürütme Kurulu üyelerimiz Av. Bermal YİLDENİZ ve Av. Ayşegül MORAY katılım sağlamıştır.
Tutukevleri ve Islahevleri Çalışma Grubumuzla birlikte Diyarbakır Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret ettik.
Uzun süredir gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerin tamamını kapsayan gözlem ve tespitlerimizi içeren raporumuz yakında paylaşılacaktır.
Çocuklar İçin Adalet Derneği tarafından 4 Nisan tarihinde gerçekleştirilen Cezasızlık İle Mücadele Çalıştayına Merkez Yürütme Kurulu üyemiz Av. Berivan Zerin ile Merkez Üyemiz Av. Besna Rozerin Çınar katılım sağlamıştır.
Çocuk Hakları Merkezi Islah ve Tutukevleri Çalışma Grubu bünyesinde üyelerimiz Av. Elif Beyza Sevim, Av. Sorgül Mercan ve Av. Rümeysa Bektaş tarafından “Ceza İnfaz Kurumlarında Bulunan Çocukların Müdafiilerine Erişimleri ile İlgili Yaşadıkları Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konulu bir sunum gerçekleştirildi.
Çalışma kapsamında çocukların savunma hakkına erişimdeki engeller ele alınmış; çözüm önerileri paylaşılmış ve mevzuat ile uygulamaya yönelik başvurular yapılması kararlaştırılmıştır.
Çocukların haklarına etkin erişimi için çalışmalarımız devam etmektedir.
UNICEF Türkiye tarafından yürütülen ÇABA projesi kapsamında 6-7 Mart tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen Barolar Çocuk Hakları Komisyonları Koordinasyon Toplantısına Merkez Başkanımız Av. Metin ARKAŞ katılım sağladı.
UNICEF Türkiye tarafından yürütülen ÇABA projesi kapsamında 24-25-26 Ocak tarihlerinde İstanbul’da, 6-7-8 Şubat ve 26-27-28 Şubat tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilen Avukatlar için Çocuk Dostu Adalet Eğitimine Merkez Yürütme Kurulu üyelerimiz katılım sağladı.
Basına ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, İran’ın Hürmüzgan eyaletinde bulunan bir kız ilkokulu hava saldırısına maruz kalmıştır. Saldırıda 85 çocuğun yaşamını yitirdiği ve her geçen dakika sayının arttığı bildirilmektedir.
Çocukların ve sivil eğitim kurumlarının hedef alınması, uluslararası insancıl hukukun ve çocuk haklarına ilişkin temel ilkelerin açık ihlalidir. Her koşulda çocukların yaşam hakkı korunmalı; okullar çatışmaların dışında tutulmalıdır.
Doğrudan çocuklara yönelik saldırıların tüm yönleriyle bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını; sorumluluğu bulunanların uluslararası hukuk çerçevesinde hesap vermesini ve savaş suçlularının uluslararası merciler önünde yargılanmasını talep ediyoruz.
Sivil yaşam alanlarına yönelik saldırılar artmadan çocukların ve sivillerin korunmasına yönelik acil ve gerekli önlemleri almak üzere uluslararası toplumu göreve davet ediyoruz.