kızılay güvenpark dörtlü kavşağın park tarafı kaldırımların ortasına oturak koymuşlar ne alaka hiç bir estetik algısı da yok görüş açısını da engelliyor yunus polislerin uygulama noktasının, şimdiki itfaiye standının yani metro çıkışındaki 3d ekranın sağı oluyor göbeğe doğru kaldırımın tam ortasında. gama önünden ışıklardan yaya geçidini kullanıp park tarafına geçen kişilerin avm veyahutta izmir cad için yöneldiği yürüme güzergahının tam ortası??? daha ilk günden lavuğun birisi de oturmuş umarsızca carlsberg içiyordu tuzlu çubuk kraker ile.
antrenman atıyorum haftada 5 gün fitness. ve yalap şalap değil hassasiyet göstererek antrenmanda yaptığım hareketlerin set sayıları bastığım kiloları not alıyor üzerine kilo arttıramadığım durumlarda en azından tekrar arttırarak kademe kaydediyorum. işin mutfak kısmında yoğun mesai harcıyorum yemeklerimi sürekli kendim yapıyorum ve arada ödül öğünleri koyup kaçamak yapıyorum alkol kesinlikle hayatımda artık yok olumsuz etki yaratan müzikler diziler filmler izlemiyorum. kalori sayıyorum tabii normal çalıştığım bir işim de var bunlardan arta kalan zamanlarda kitap okumaya özen gösteriyorum bu ara yeni birşeyler üretebilme inşa edebilme noktasında arayışlar içindeyim ve günde 5 vakit namaz kılıyorum. kimseyle görüşmüyorum ve iyi dinleniyorum. vitaminlerimi aksatmıyorum. kişisel bakımlarıma da dikkat ediyorum. bu şekilde süreci ancak yönetebiliyorum diyebilirim.
Ben bilmediğim konular hakkında yorum yapmayı sevmem biraz baktım şimdi o dönem projelerdeki üst düzey ana karakterler 100 150 bin dizideki ağırlığı olan diğer karakterlerin 40 60 yan ve yardımcı oyuncular için ise 10 20 bin arası ödemeler yapılıyormuş. Sizin dediğiniz paralara dizinin direkt kendisi çekiliyor imiş bilginize
@kensigtin_duku@gusholderhaber Kabul edilmedim yazıyor tam manasıyla detay bilmiyoruz ki yazılımcı 15000 alırken TRT bir dizi için 15000000 mu vermiştir demek istiyorsunuz
Benim bu organik takipçi sayım ne yaparsam 500ü geçer beni kim niye takip etsin ki öyle salt bir konu üzerine içerik falan da üretemem şu hayat yoğunluğunda fakat sardı bu x görüntülenme olayları destek pls kıymetli kardeşlerim
Ulus Baker, "Ethica Okumaları"nda aşka yapılan en büyük hakaretin karşıdakini belli şartlar dahilinde sevmek, yani aşka koşullar dayatmak olduğunu söylüyordu. Düşmanlığa (savaş, dava, vesaire) kurallar dayatmak gerekir, çünkü o kederli bir haldir ve ona dayatılacak her kural meselenin çözümüne yardımcı olur. Oysa aşka kurallar dayatmak insan budalalığının ta kendisidir...