Milletvekili olarak temsil ettiğim Giresun ilinde bugün çok vahim ve üzücü bir hadise yaşanmıştır.
Bugün Giresun’da köklü bir okulumuzda 2 kadın görevli acımasızca katledildi. Sosyal Bilimler Lisesi'nde geçmişte hükümlü olduğu ve pek çok suç kaydı olduğuna dair duyumlar aldığımız bir erkek görevlinin elindeki silahla 2 kadın görevliyi öldürdüğü haberiyle yıkıldık.
Giresun Sosyal Bilimler Lisesi'nde yaşanan cinayet, milli eğitim sisteminin getirildiği noktayı gözler önüne sermektedir. Okullarımızda yaşadığımız denetimsizliğin, güvenlik zafiyetinin ve ihmallerin acı bir göstergesidir.
Bu menfur olay bir kişisel cinnetin ötesinde kamu kurumlarında güvenlik ve personel politikalarının ne denli çürümüş olduğunu gözler önüne sermiştir.
Taşeron işçi iken hüküm giymiş ve çok sayıda suç kaydı olan ve cezaevinden tahliye edilen bu kişinin kanunlardaki belirlenen kriterlere aykırı olarak kamu işçisi olarak işe alınmaması gerekirken bir okulda güvenlik görevlisi olarak çalıştırılması, çocuklarımızın ve eğitim emekçilerimizin hayatını hiçe saymak demektir. Bu çerçevede söz konusu kişiye yönelik adli soruşturmanın yanı sıra acilen bu kişinin kamu işçi kadrosuna geçirilmesinde sorumluluğu bulunanlara ilişkin de idari ve adli soruşturma açılması gerekmektedir.
İktidarın yıllardır uyguladığı politikalar okullarda bile güvenliği tehdit eder hale gelmiştir. Bu olayın üstü örtülemez "cezasızlık cesaretlendirir" diye defalarca söyledik. Olayın sonuna kadar takipçisi olacağımın bilinmesini istiyorum.
Elvan Işık Gezmiş
CHP Giresun Milletvekili
TBMM Divan Katip Üyesi
EğitimBirSen’in 2002’deki üye sayısı sadece 18 bin. Sendika bile denemez, AKP’nin eğitim alanındaki insan kaynakları teşkilatı “gibi”.
Aradan geçen 23 yılda Türkiye’nin üye sayısı bakımından 196 bin üyeyle en büyük sendikası haline geliyor. Mevcut müdürlerin %80’i bu sendikadan. Yani hemen hemen tüm okulları EğitimBirSen yönetiyor.
Ve denen o ki; bugün proje okullardan sürülen 20 bine yakın öğretmenin içinde EğitimBirSen’li “neredeyse” yok.
Şimdi buna öğretmenin hakkını savunan bir “sendika” denir mi?
Saraçhane eylemlerinde görevli olan polislerin hesaplarına 10’ar bin lira “ödül” ikramiyesi yatırılmış. Kötü muamele, küfür, hakaret, her şeyin bedeli 10 bin tl.
İstanbul Valiliği 4 gün eylem yasağı koyuyor. Sonra eylem yapılacak gibi olursa yine yasak koyuyor. İstanbul’daki eylem yasağı aslında süresiz ve sürekli. Aslında eylem yasağı sadece eylem yapılmayacaksa yok.
Benim kıymetli vatandaşlarım,
Milyonlar oldunuz, sandıklara koştunuz. Bana çok güçlü bir yol haritası çizdiniz. Şimdi bayram arifesinde, Türkiye'nin ikinci yüzyılı yolculuğunun arifesinde hep birlikte yola çıkacağız.
Çocuklarımızla, gençlerimizle, kadınlar, erkekler, hep birlikte İstanbul'un ve Türkiye'nin muhafızları olacağız. Ben sizleri Silivri'den izleyeceğim ama tüm kalbimle, düşüncelerimle ve cümlelerimle sizlerle olacağım.
İstanbul'un en büyük buluşmasında özgürlük, demokrasi, adalet için birlikte olalım. Millet büyüktür.
“Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar,
güneş ufaktan şimdi doğar, yürüyelim arkadaşlar.”
Sizi çok seviyorum. Her şey çok güzel olacak.
Büyük Buluşma;
29 Mart Cumartesi 12.00’de
Maltepe Sahil Miting Alanı’nda
Ses çıkarmaktan korkuyor olabilirsiniz.
En azından, ekmeğini sizin de yiyeceğiniz demokratik haklar uğruna şiddet gören, gazlanan coplanan, tutuklanmış gençlere; bu çabaların boşa olduğunu hissettirecek “işimizdeyiz, gücümüzdeyiz” paylaşımlarına ara verebilirsiniz.
Bu sabah evimde arama yapıldı ve gözaltına alındım. Avukatımın aramaya katılmasına dahi izin verilmedi. Herkes müsterih olsun. @ekrem_imamoglu yalnız değildir, arkasında millet vardır, İstanbul vardır, biz varız. Birimiz düşerse diğerimiz yetişiriz. Kendimizi milletimize emanet ediyoruz.