14 yaşındaki kızı öldürülen bir baba, Oğuzhan Uğur’un programında kızının cinayetinin üzerinin nasıl örtüldüğünü anlattı:
"Tüm şahitler araç sürücüsü kadın demesine rağmen bir erkek teslim oldu, 15 mobese kamerası 1 buçuk saat boyunca arızalıymış"
Han intentado que nos avergonzásemos de nuestras ideas y nuestro pasado. Pero eso se acabó.
La vergüenza, para ellos. Para nosotros, a partir de hoy, el ORGULLO.
Orgullo por estar en el lado correcto de la historia. Y por gritar una y mil veces: SÍ A LA PAZ Y NO A LA GUERRA.
5 yıl önce gerçekleşen Beyrut Patlaması tarihteki en güçlü nükleer olmayan yapay patlamalardan biri olarak kabul ediliyor. Yaklaşık 1.1 kiloton TNT'ye eşdeğerdi ve 3.3 şiddetinde bir deprem yarattı.
Bir gün bu anlayış ülkeye hakim olduğunda ve kutuplaştırıcı dil terk edildiğinde, işte o zaman sokaklar güvenli çocuklar güvende olacak.
Rakel Dink:
“Yaşı kaç olursa olsun; 17 veya 27, katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz kardeşlerim!”
Ahmet’i tekmeleyip!
Bıçaklayıp!
İç organlarını parçalayıp!
Öldürdükten sonra bu pozu verenlerden ikisi
🔴Ahmet’i kurtarmaya mı çalışmışlar??
🔴Arkadaşlarına siz ne yaptınız diye tepki mi vermişler??
🔴Kamera kayıtlarında yapmayın diye araya girdiklerini mi gördük?
🔴Tahliye edilmelerinin Yüce ADALET AÇISINDAN bilmediğimiz sebeplerini öğrenebilir miyiz?
"Annem ilk vurulduğunda, haber verdiler koştuk, biz daha varmadan amcam gitmek istemiş onu da vurmuşlar. Gittiğimde amcamı taşıyordu komşular.
'Annem?' dedim, 'sokakta kaldı' dediler. Ben gitmek istedim, tuttular. Ağladım, ağladım, ağladım...
Annem sokağın ortasında kaldı öylece, önce belli belirsiz kıpırdıyordu, sonra saatler geçtikçe hareketleri azaldı. Kimi aramadık ki; vekilleri, kaymakamı, valiyi... Dedik çeksinler şu kargaları öldü ölmesine de cenazemizi alalım. Annem ne hissetti acaba, canı çok yandı, yanmıştır...
Biz sevgi nedir hiç dile getirmezdik, ama bir sarılması vardı dünyaya değerdi, binlerce söz gelse anlatamazdı o sevgiyi. Annem tamı tamına 7 gün sokakta kaldı. Hiçbirimiz uyuyamadık, köpekler gelir, kuşlar konar diye, o orada yattı biz 150 metre ilerisinde öldük...
Bir insan bir insana ne kadar acı çektirebilirse devlet de bize 7 günde bunu yaptı.
İnsan çok iyi olamıyor, insan kalamıyor...
7 gün benim annem, 7 gün kara kış soğuğunda kaldı, en acısı kaç saat yaralı kaldı bilememek, keşke diyorum hemen ölmüş olsa. Siz benim annemi öldürdünüz."
Taybet İnan'ın oğlu Mehmet İnan.