Sizi üzen birinin yaşattığını yaşadığını Allah’ın sana göstermesi o ilahi adaleti görmek acaba insana ayrı bir sınav mı diye sorgulamadan edemiyor insan
Gönül isterdi bu yazımı Türkiye nüfusu okusun.
İnsanlar karmayı, masal gibi anlatılan bir intikam biçimi sanarak hafife alıyor. Oysa karma bir ceza sistemi değil; davranışın, niyetin ve seçimin er ya da geç karşılıksız kalmamasıdır. Kimse seni incittiği an bedel ödemez belki ama o yük, zamanla karakterine, ilişkilerine, huzuruna sızar. Kimi vicdanla sınanır, kimi yalnızlıkla, kimi de en çok değer verdiği şeyden kaybederek. Karma acele etmez; çünkü asıl dersi hızlı vermek değil, kalıcı öğretmektir. İnsanlar “yanına kar kaldı” sandıkları her kötülüğün, bir gün sessizce kapıyı çalacağını unutuyor. Ve o gün geldiğinde, kaçacak bir mazeret de, saklanacak bir insan da kalmıyor.
Zaafım var... Biraz maviye, Biraz içimi açan gökyüzüne, Gözlerimi dinlendiren yeşile, Ruhumu ısıtan güneşe, Sessizce açan çiçeklere, Ve en çok da İçinde kendimi bulduğum manzaralara..
Bu sahne baştan sona terapi gibi… Lal ayrılarak doğru karar verdi. Kaçmak korkların işidir ve Lal en baştan beridir korkan taraf hiç olmadı. O kırılgan gibi görünen duygusal yapının içinde çok cesur bir kadın vardı. #BizeBişeyOlmaz
dizideki anlatıcıların önemini konuşalım...yanlış ilişki ve ilişkideki yanlış tutumları normalleştirmemek, romantize etmemek adına çok iyi bir yöntem. kendini kurtarıcı ilan etmenin polyanalık olduğunu, gerçeklerle yüzleşmeden bir ilişkinin sağlıklı olamayacağını gösteriyorlar
#bizebişeyolmaz