...
doğruydu böyle kan telef olmasın diye çabalamamız
ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladık
gönendi dünya bundan istifade
dünya bayındırladı
...
İsmet Özel / Münacaat
⚡️Bugün, dünya tarihinde eşine az rastlanır bir gün oldu.
İranlı Dr. Feriştah Hanım, ABD'lilere Allahuekber'in anlamını açıklarken ABD-İsrail bombaları düşmeye başlıyor..... Halkın tepkisi görülmeye değer.
SON DAKİKA:
İspanya Başbakanı 🇪🇸 Pedro Sánchez: Misilleme tehdidine rağmen Trump ve Netanyahu'yu sert bir dille eleştirdi.
▪️ Dünyayı ateşe verenleri destekleyip, sonra da o ateşin çıkardığı dumanı suçlayamazsınız !
▪️ Çocuk katillerine boyun eğmeyiz !
‘Bu adam tam bir efsane 🔥’
“İlgili taraflara son bir çağrı.
Doktor Hossam'ın avukatı şu uyarıda bulunuyor:
Kalbi tükenmiş, vücudu sürekli işkenceden dolayı harap olmuş durumda ve hücresindeki dondurucu soğuklar acısını daha da artırıyor. Soğuk duvarlar arasında, yüzlerce çocuğu ve yaralıyı kurtaran doktor, yeterli yiyecek ve ısıtma olmadan yatıyor ve sağlığı gün geçtikçe kötüleşiyor. Sessizliğin her anı, onun acısına ortak olmaktır. Onu kurtarmada yaşanan her gecikme, hayatını kaybettiği an olabilir. Ondan bahsedin, adını duyurun, hayat kurtaran doktorun sesinin susturulmasına izin vermeyin.”
Dünyanın gözü önünde 168 kız çocuğunu katlettiler. Bir katliam yaptılar. Çocuk bombaladılar çocuk.
Trump, bir açıklama yapma zahmetine bile girmedi. Dünyada ses yok. Uluslararası hukuk yok, ahlak yok, vicdan yok. Bu kötülüğü ne durduracak?
ABD-İsrail saldırganlığı sonucu can veren İranlı çocuklar. Yeryüzünün bütün çocukları bizimdir. Bu çocuklara rağmen hala daha mezhepçilik veya ırkçılık yapanlara yazıklar olsun.
Her biri gencecik kız çocukları için kazıldı o mezarların.
Bu akşam ABD Dışişleri Bakanı “Benim alanım değil, savaş bakanlığına sorun” dedi.
Çok şişirilen Batı’nın gerçek yüzü budur.
“İsyan, insanın haksızlığa karşı Allah adına ayağa kalkışıdır.”
| Nurettin Topçu |
150 kız çocuğu İsrail-ABD saldırısında katledildi. Gündüz vakti okullarına saldırıldı. Geriye okul çantaları, defterleri kaldı. Bu coğrafya çok zor… Olan hep çocuğa hep sivile hep masuma oluyor.
Teknolojide süper güçüz diyenler, milimetrik hesaplarla füze gönderenler, böceğin bile hareketlerini izliyoruz diyenler yine okul vurdular.
Katil ABD / İsrail ortaklığında İran’da 64 okul çocuğu şehit edildi.
64 masum yürek Ramazan ayında oruçluyken katledildi!
Ve dünya yine susuyor.
İnsan hakları nutukları atanlar, demokrasi vaazları verenler, özgürlük maskesiyle dolaşanlar… Konu kendi çıkarları olduğunda sessizliğe gömülüyor. İsrail ve Amerika’nın adının geçtiği bir katliamda, uluslararası düzen bir anda sağırlaşıyor, körleşiyor, dilsizleşiyor.
Okul hedef alınır mı? Çocuklar savaşın tarafı mıdır?
Ama mesele güç olunca, silah olunca, jeopolitik hesap olunca; çocukların adı “yan hasar” oluyor.
Bu nasıl bir düzen?
Hangi hukuk?
Hangi medeniyet?
Bombalar düştüğünde sadece binalar yıkılmıyor; insanlığın iddia ettiği bütün değerler yerle bir oluyor. Bir yanda “kurallara dayalı dünya düzeni” söylemi, diğer yanda paramparça olmuş sıralar, kana bulanmış okul bahçeleri…
Batı’nın adalet terazisi hiç olmadı!
Kimin ölüsüne ağlanacağına, kimin ölümünün görmezden gelineceğine güç karar veriyor.
Ama tarih güçlülerin yazdığı kadar, mazlumların ahıyla da şekillenir.
Hiçbir imparatorluk, hiçbir askeri güç, hiçbir siyasi ittifak masum kanı üzerine sonsuza kadar ayakta kalmadı.
Bugün susanlar da sorumludur.
Bugün görmezden gelenler de.
Çocukların hesabı sadece diplomatik metinlerle kapanmaz.
Adalet, gecikse de gelir.
Ve o gün geldiğinde, bugün susanların sessizliği en ağır suç delili olacak.
Trump’ı besleyen, İsrail ‘i şımartan körfez ülkeleri sizin de eliniz bu masumların üzerinde!
#savaş #saldırı #iran #war
Netanyahu ve Trump’ın teklifi: Gazze’yi(şimdilik) arka bahçe yapmak.
Körfez ülkeleriyle (hiçbir şey yaşanmamış gibi) 7 Ekim öncesine dönmek.
Hamas silah bıraktıktan sonra, bir daha savaşmadan Filistin’i ortadan kaldırmak.
Bunu yaparken Arap komşularıyla da (ABD’nin abiliğinde) ticari ve siyasi ilişkiler geliştirmek.
Sonra yeni hedeflere odaklanmak.
İki devletli çözüme ikisi de “tamam” demedi.
Filistin halkı için bundan daha tehlikeli ve sinsi bir plan olamaz.
Ve maalesef kabul edilecek gibi.
Olması gereken, İslam ülkelerinin derhal toplanıp, tüm bu başlıkları “Filistin Devleti şartıyla kabul ederiz” demesi.
Yoksa
Ne kestin -koç
Ne yedin -hiç!
Onbinlerce masum katledildi ve soykırımcı İsrail yeniden normal bir devlet gibi uluslararası topluma entegre edilecek!
Öyle mi!
Refah Sınır Kapısı’na doğru yol almaya çalışan Filistin gönüllüsü yürüyüşçüler Mısır polisi tarafından her yerde abluka altına alınmaya çalışılıyor. Yürüyüşçüler bıkmadan, usanmadan direniyor. Herkesi bu şanlı direnişe destek olmaya, Gazze için yolda olan kardeşlerimizle dayanışmaya çağırıyoruz.