İsrail’in neyine güvenilir ki ateşkesine güvenilsin. On binlerce masum insanı dünyanın gözü önünde gözlerini kırpmadan katlettiler, yine katlederler. Ama konu bu değil şimdi. Konu, direniş tarihinin kelimelerle tarif edilemeyecek sayfalarını yazan Gazzelilerin zaferi. Batı’nın tüm şeytanları bir araya geldi de dronlara sopa fırlatan bir avuç yalnız kahramanın direncini kıramadı. Dünyada bundan daha güzel bir hikâye yazılamaz.
bir çocuğa, yakın bir zamanda ölmeyeceğim, sevinci yaşatan dünya, zalim dünya. bir çocuğa bu korkuyu yaşatan ve bir çocuğu ve binlerce çocuğu öldüren dünya.
Türk sekülerinin, tarih ile imtihanına örnek.
Mescid dedikleri yer, İstanbul’un fethinden önce inşa edilen, şehrin ilk camisi Boğazkesen. 570 yıl önce inşa edildi. Zaman içerisinde yıkıldı. Yıllarca tek minaresiyle restorasyonu bekledi. Amfi tiyatronun geçmişi ise 60 yıl kadar.
Yanımda horuldayanı uyandırmaya cesaret edemediğimi bilirsin. Başkasının horuldamaya hakkı olup da, benim uyandırmaya olmadığını sanıyorum. Bu horultuyu hayatın her sahasına tatbik edebilirsin; kendime karşı yüze gülerek, hile ile veya alenen yapılan haksızlıklara çıkışmak kabiliyeti bende neden eksik? Dünyada hiçbir düşmanım olmadığını ve olmayacağını zannediyorum. Bu iyi bir şey değil. Fakat kırmak, müdahale etmek elimden gelmiyor, daha doğrusu beni üzen hareketlerden ancak kaçabiliyorum; o da mümkün olursa. Bu karakterimi herhâlde bilirsin. Bütün bunlarla pek sevdiğim sükûnete, rahatlığa, huzura çok ihtiyacım olduğunu anlatmak istiyorum.
Mehmet Kaplan'dan Ali Ölmezoğlu'na, 18.12.1940
"İsrail, Yahya Sinvar'ın son anlarını yayınlama hatasını yaptı.
Kufiyye giymiş ve ağır yaralı bir haldeyken kendisini kayda alan insansız hava aracına bir sopa fırlattı. Siyonist işgale karşı son bir meydan okuma eylemi.
Ölümüyle bir efsane oldu..."
Valerie Gergiev, çağımızın en şöhretli orkestra şeflerinden. İki yıl önce, Putin’i kınayan bir metin yazmadığı için Münih Flarmoni Orkestrası’ndan kovuldu.
Steve Bell, The Guardian gazetesinin çizeri. Netanyahu’yu eleştiren bir karikatür çizdiği için tam kırk yıldır çalıştığı gazeteden kovuldu.
Claudine Gay, ABD’nin saygın profesörlerinden. Üniversitedeki Filistin’e destek gösterilerini engellemediği için Harvard rektörlüğünden uzaklaştırıldı.
Paolo Nori, İtalya’nın tanınmış Rus edebiyatı uzmanlarından. Ukrayna işgali başladıktan sonra üniversitede verdiği Dostoyevski dersi kaldırıldı.
Youcef Atal, Cezayirli futbolcu. Gazze’deki soykırıma lanet eden bir tiviti RT ettiği için hem gözaltına alındı hem de kulübü Nice tarafından kadro dışı bırakıldı.
Anwar El Ghazi, Fas asıllı Hollandalı futbolcu. Filistin’e destek mesajı paylaştığı için Mainz 05 kulübünden kovuldu.
Melissa Barrera, Meksikalı aktris. Filistin’e destek mesajı paylaştığı için Çığlık 7 filminin kadrosundan çıkarıldı.
Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler. Onlarcası, hatta yüzlercesi daha var. Niye yazdım? Türkiye’de bir yasak, haksızlık, adaletsizlik olduğunda (ki sık sık oluyor) “Burası Kuzey Kore mi? Muz cumhuriyetinde mi yaşıyoruz kardeşim!?” diyenlere bir şey göstermek için. Verdiğim örneklerden de gördüğünüz üzere Fransa’ya, ABD’ye, İngiltere’ye, Almanya’ya da dönüyoruz pekâlâ. Ya da onlar bize dönüyor. Ya da hepimiz zaten aynı yerdeydik. Ya da siz Batı egemenleri karşısında öyle derin bir aşağılık kompleksi içindesiniz ki ellerinden akan kana öfke duymaktansa başınızı çevirmeyi tercih ediyorsunuz.
ikindi, sabah namazı, allah allah... şu sakallı amcaya bakın. konuşmasına ve anlattıklarına bakın. 15 temmuzda dışarı fırlayanlara ne kadar da benziyor. istediğiniz kadar tepinin, istediğiniz kadar inkar edin, devleti ve memleketi kurtaran insanların göğsündeki imandır.
Sadece siyonist terörist israile destek verenleri boykot etmek yetmez, böyle firmalara destek verip, gönüllü olarak reklamınıda yapmak lazım.Haydi, Filistin’e destek veren firmaları,destek paylaşımlarıyla beraber yoruma bırakın herkes görsün.