Yeni başlangıçlar,
bir suyun yatağını bulması gibi,
yavaş ve inatçı.
Bazen bir kuşun kanadında,
bazen toprakta çatlayan bir tohumda.
Ne varsa ardında bıraktığın,
artık sana ait değil.
Ne varsa önünde duran,
onun adı sen.🍀🧡
çiçeğim mi solmuş, solsun. gönlümü mü kırmışlar, kırılsın. gözümden yaş mı gelmiş, gelsin. o çiçeği ben sulayacak, gönlümün parçalarını ben toparlayacak, gözümde ki yaşı ben silmeyecek miyim. kime ne, kim nerde, kimde ne kadarım da derdine düşeyim.
her gidiş bir kurtuluş değilmiş canımın içi. her veda bir bitiş olmaz, her suskunluk bir kabulleniş sayılmazmış. senin içini ferahlatan o rüzgar, benim gemilerimi batırabilirmiş anlamamışız.
Şiirde diyor ya “şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi, taşınacak suyu göster, kırılacak odunu…” diye, göster, göster çünkü ben aramaktan yoruldum.
Kalben kendimi yakın bulduğum insanların bana o kadar da yakın olmadıklarını anladığımda çok üzülüyorum. Yürümüşüm yürümüşüm ama varamamışım.
Ayşegül Genç
şükrü erbaş “sevmek ölümden uzun sürüyormuş.”der.birini bütünüyle kaybetsek bile onu sevmeye devam edebiliriz çünkü sevgi bize aittir,bizden yaratılır bize gömülür.
şule gürbüz ‘bazı şeyler düşünerek değil, üzülerek öğreniliyor.’ der. çünkü dünya kadar bilgi yutmuş olsan da o sızı kapını çalmadan hayat sana tek bir kelime bile öğretmiyor. insan ancak kırıldığı yerden büyüyor, en derin gerçeğine yarası sayesinde dokunuyor.
Bir düşündüm de ben hep dağılanları toparlayan taraftım ya. Kimse benim nazımı çekmedi mesela. Şöyle iki şımaralım, gönlümüz alınsın falan yok. Toparlayan tarafta olunca en çok sizi dağıtmaktan korkmuyorlar galiba.