Herşeyin heyecanını az biraz yitirip stabilize olduğu, biraz olgunluk, biraz bıkkınlık, biraz belkiler. Hayallerin ayakları yere basıyor, ucamiyoruz sevinçten. Büyüdük, yaralarımızı sardık hafiften. Hoşgeldin ortayaşlar.
@kiymetibilinen “Sizden önceki milletlerin yok olmasına sebep, içlerinden soylu biri hırsızlık yapınca ona dokunmayıp, zayıf ve kimsesiz biri hırsızlık yapınca ona cezasını vermeleriydi. Allah’a yemin ederim ki, Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim.”
Bu yazı vesilesiyle tekrardan hatırlatalım: Dindar erkekler “tesettürlü ama sıkıntılı” kızlar ile “açık ama dindar” kızlar arasında tercihe mecbur değiller. “Tesettürlü ve düzgün” kızlarla evlenmek gibi bir opsiyonları da var. Ki, İslam üzere yuva kurmak ve evlat yetiştirmek istiyorlarsa, kızlarının tesettürlü olmasını istiyorlarsa olması gereken de bu. İlla tesettürsüz kızla evlenmek isteyen de nefsinin böyle istediğini itiraf etsin. “Ama zaten tesettürlü kızlar daha fena” gibi ithamlarla zaten zor olan tesettür ibadetini daha da zorlaştıracak genellemeler yapmasın.
İkinci olarak; “Açık ama dindar” kızların bu kadar çoğalmasının sebebi, tesettürün toplumsal yükünün bu kadar ağırlaştırılması zaten. Düşünün: tesettürlü bir genç kız hem böyle bir zamanda nefsine kırk kat kilit vuracak, güzelliğini sergilemeyecek. Hem en ufak hatasında “nasıl tesettürlüsün sen” diye azar yiyecek. Hem de sürekli genellemelere kurban gittiği gibi, kendi cenahının erkeklerinin dahi tesettürsüz kızlarla evlendiğini görecek. Buna mukabil dindar bir ailede büyümüş tesettürsüz bir kız düşünün. Namazlarını kılıp orucunu tutuyor ama belki de bu zamanda kadınlar için en zor ibadet olan tesettürü yerine getirmiyor. Bu bakımdan nefsini rahat bırakıyor. Üstüne, namaz kıldığı için yahut en ufak bir “Müslümanca” davranış sergilediği için mütemadiyen alkış topluyor. O da yetmiyor; dindar erkeklerle evlenip hayalindeki yuvaya daha hızlı kavuşuyor. Böyle asimetri olur mu? Böyle bir tabloda genç kızlar nasıl tesettüre teşvik ve ikna edilebilir?
İnsan hiç yara almamış, umudu kırılmamış, inandığı için aptal hissetmemiş, kendi kendini teskin etmek zorunda kalmamış, eskiden sevdiği bir şeye tiksinerek baktığını görmemiş, saflığının salaklıkla karıştırılmamış ve ölümle tanışmamış çocuksu hâlini o kadar özlüyor ki.
@medya_post Kadınların girmesi caiz olmayabilir ancak şu var, alt kat tavafta normal şartlarda erkekten çok kadın var,çünkü ihramlı girmeleri gerekiyor erkeklerin,erkeklerin de alt katta kendilerine dikkat etmeleri gerekiyor.Sakınması gereken sadece kadınlar değil yani.
Bu arada sözde "muhafazakar" erkeklerin kadınlar tarafından neden seçilmediğini Fatmanurun videosuna yaptıkları yorumlardan anlamış olduk diye düşünüyorum 🌹
@withcuti Bütün bu pozitif ayrımcılığa rağmen erkekler evlenmiyorsa o erkekelrde sorun var demektir. Çünkü bir kadından evlilik kurumuna daha muhtaç olmalarına rağmen hala evlenemiyorlarsa ",evde kalmış" tabiri asıl onlara kullanılması gerek.
@withcuti Evlenme inisiyatifi hala Türkiye şartlarında kadında değil çünkü, teklif etme, beğenme, talip olma hepsi erkeğin elinde. Kız bakma diye bir tabir bile var. Ama bunun aksi yok. Çünkü kadın istese de evlenemez, istenilmesini beklemek zorunda.
@acmninrahlesi Beni hayalini kurduğum ülkeye götürüp gezdiremeyecek adamla ben niye evleneyim? Zaten kendim tur şirketine yazılıp gezerim. Ha zaten kendim gelebiliyorsam, film izleyebiliyorsam bunu yapamayan birini evlatlık mı alıyorum kendime?