@SiberayEGM bu bir ihbardır...
Öğretmen diye ortada dolaşan, polis çocuklarını sorunlu göstererek onları hedef hâline getiren ve bu yolla algı oluşturmaya çalışan; aynı zamanda polislerin tamamına hakaret eden bu şahsın bulunmasını talep ediyoruz. Bırakın öğretmen olmayı, herhangi bir mesleği icra etmeyi, kesere sap olmayı dahi hak etmeyen bu kişi hakkında, KOLLUK-DER olarak şikâyetçiyiz. Hafta içi savcılığa da resmî şikâyet başvurusunda bulunacağımızı bildiririz...
Bulun bu ahlaksızı... @KollukDer @KollukDerHukuk
Görüntülerdeki olay Muğla Marmariste yaşanıyor...
Araç, aktif görevde olan bir polis memuruna aittir...
Polis memuru, vatandaşların da park ettiği kamusal bir alana (çıkmaz sokak) aracını kısa süreli olarak park etmiş, acil bir durumda ulaşılabilmesi için iletişim numarasını not bırakarak araçtan ayrılmıştır...
Buna rağmen bazı şahıslar polis memurunu telefonla arayarak, “Burası bize ait, aracı kaldırmazsan kötü olur” şeklinde tehditlerde bulunmuştur...
Polis memuru, polis olduğunu, mevzuata aykırı bir durum bulunmadığını ve yolu kapatan aracın kendisine ait olmadığını ifade etmiştir...
Olay yerinde şüpheli şahıslardan biri polis memuruna fiziki temasta bulunmuş, polis memuru polisi arayacağını söyleyip uzaklaşmak isterken işletme içerisinden başka şahısların da olaya dahil olmasıyla toplu saldırı başlamıştır...
Bu sırada polis memurunun telefonu zorla alınmış, şüphelilerden biri polis memurunun belindeki silahı almaya teşebbüs etmiştir...
Polis memuru can güvenliğini sağlamak amacıyla havaya uyarı ateşi açmak zorunda kalmış, buna rağmen yaklaşık 400 metre boyunca taş ve sopalarla kovalanmıştır. Yardım talebinde bulunarak polisi aramış, ekipler 7–8 dakika içinde olay yerine intikal etmiştir...
Araç hasarlı halde bulunmuş, polis memurunun yaralandığı raporlarla tespit edilmiştir...
Şüpheli şahısların ise herhangi bir yaralanmasının olmadığı belirlenmiştir...
Bu olay, bir polis memurunun silahını almaya yönelik açık bir cana kast niteliği taşımaktadır...
Bu fiiller, sıradan bir adli olay değil; kamu düzenine ve devlet otoritesine yönelmiş ağır suçlardır...
Başta Cumhuriyet savcılıkları, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü olmak üzere tüm yetkili mercileri olaya karışan şahıslar hakkında en ağır adli ve idari işlemlerin gecikmeksizin uygulanması,polis memurunun silahına yönelik saldırının ayrı ve nitelikli bir suç olarak değerlendirilmesi,benzer olayların önüne geçebilmek adına caydırıcı yasal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi konusunda göreve davet ediyoruz...
Bir polisin can güvenliğinin olmadığı yerde hiç kimsenin güvenliği yoktur...
Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz... KOLLUK-DER
@KollukDer
Bu fotoğraflar, Aydın’da görev yapan Polis Memuru Fehmi CAM’ın maruz kaldığı sistematik psikolojik baskının ve yıldırmanın insan hayatında ne denli yıkıcı sonuçlar doğurabileceğinin somut bir belgesidir...
Söz konusu görüntüler, meslektaşımızın değerli eşi tarafından Kolluk-Der’e ulaştırılmış olup, yaşananların artık inkâr edilemez bir noktaya geldiğini açıkça ortaya koymaktadır...
Bu yaralar, tıbben zona hastalığına bağlıdır ve bilimsel olarak bilinmektedir ki zona hastalığının ortaya çıkmasında uzun süreli stres, ağır travmalar, baskı, depresyon ve yoğun duygusal yükler başat rol oynamaktadır...
Yani bu tablo bir tesadüf değil, bir sürecin sonucudur...
Bir polis memurunun, anayasal şikayet ve hak arama hakkını kullandığı, haksızlık karşısında susmadığı ve hukukun dışına çıkmadan itiraz ettiği için, kin ve nefretle hareket eden amirleri tarafından psikolojik işkenceye maruz bırakılması; yalnızca bireysel bir zulüm değil, aynı zamanda emniyet teşkilatının onuruna, itibarına ve kurum kültürüne vurulmuş ağır bir darbedir...
Üniformanın arkasına saklanarak, makam gücünü bir silah gibi kullanan, astını sindirmeyi yönetim sanan bu zihniyet; hukuku, insan onurunu ve vicdanı ayaklar altına almaktadır...
Bugün karşımızda duran tablo, intihar etmediği için hayatta kalanların ne hale getirildiğinin açık göstergesidir...
Psikolojik işkence görünmez değildir; iz bırakmaz sanılan bu şiddet türü, bedenleri hasta eder, ruhları parçalar, aileleri yıkar...
Kolluk-Der olarak açıkça ifade ediyoruz: Biz bu zorbalığa, bu keyfiliğe, bu hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğiz. Hukukun çizdiği sınırların dışına çıkmadan, ama kararlılıkla ve cesaretle, bu tür uygulamaların karşısında duracağız...
Gücünü makamdan değil, adaletten alan bir duruşla; üniformayı kirleten bu anlayışı ifşa etmeye, sorumluları kamuoyu önünde hesap vermeye zorlamaya devam edeceğiz...
Hiç kimse yalnız değildir. Hiçbir zulüm sonsuza kadar gizli kalmaz... Ve hiçbir zorba, er ya da geç hukukun ve vicdanın terazisinden kaçamaz...
İçişleri Bakanı Sayın @AliYerlikaya ...``eğer bir tane mobbing yapan varsa ben onu teşkilatta durdurur muyum''... demiştiniz... LÜTFEN AĞZINIZDAN ÇIKAN SÖZÜN ARKASINDA DURUN... BURADA MOBBİNG DEĞİL, APAÇIK PSİKOLOJİK İŞKENCE VAR... SÖZ ADAMIN AĞIZINDAN ÇIKAR... AĞZINIZDAN ÇIKAN SÖZÜN GEREĞİNİ YAPMANIZI BEKLİYORUZ... UTANMAK İSTEMİYORUZ...
@RTErdogan
@KollukDer @TC_icisleri@EmniyetGM@CHPMuratBakan #polis
Bu fotoğraflar, Aydın’da görev yapan Polis Memuru Fehmi CAM’ın maruz kaldığı sistematik psikolojik baskının ve yıldırmanın insan hayatında ne denli yıkıcı sonuçlar doğurabileceğinin somut bir belgesidir...
Söz konusu görüntüler, meslektaşımızın değerli eşi tarafından Kolluk-Der’e ulaştırılmış olup, yaşananların artık inkâr edilemez bir noktaya geldiğini açıkça ortaya koymaktadır...
Bu yaralar, tıbben zona hastalığına bağlıdır ve bilimsel olarak bilinmektedir ki zona hastalığının ortaya çıkmasında uzun süreli stres, ağır travmalar, baskı, depresyon ve yoğun duygusal yükler başat rol oynamaktadır...
Yani bu tablo bir tesadüf değil, bir sürecin sonucudur...
Bir polis memurunun, anayasal şikayet ve hak arama hakkını kullandığı, haksızlık karşısında susmadığı ve hukukun dışına çıkmadan itiraz ettiği için, kin ve nefretle hareket eden amirleri tarafından psikolojik işkenceye maruz bırakılması; yalnızca bireysel bir zulüm değil, aynı zamanda emniyet teşkilatının onuruna, itibarına ve kurum kültürüne vurulmuş ağır bir darbedir...
Üniformanın arkasına saklanarak, makam gücünü bir silah gibi kullanan, astını sindirmeyi yönetim sanan bu zihniyet; hukuku, insan onurunu ve vicdanı ayaklar altına almaktadır...
Bugün karşımızda duran tablo, intihar etmediği için hayatta kalanların ne hale getirildiğinin açık göstergesidir...
Psikolojik işkence görünmez değildir; iz bırakmaz sanılan bu şiddet türü, bedenleri hasta eder, ruhları parçalar, aileleri yıkar...
Kolluk-Der olarak açıkça ifade ediyoruz: Biz bu zorbalığa, bu keyfiliğe, bu hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğiz. Hukukun çizdiği sınırların dışına çıkmadan, ama kararlılıkla ve cesaretle, bu tür uygulamaların karşısında duracağız...
Gücünü makamdan değil, adaletten alan bir duruşla; üniformayı kirleten bu anlayışı ifşa etmeye, sorumluları kamuoyu önünde hesap vermeye zorlamaya devam edeceğiz...
Hiç kimse yalnız değildir. Hiçbir zulüm sonsuza kadar gizli kalmaz... Ve hiçbir zorba, er ya da geç hukukun ve vicdanın terazisinden kaçamaz...
İçişleri Bakanı Sayın @AliYerlikaya ...``eğer bir tane mobbing yapan varsa ben onu teşkilatta durdurur muyum''... demiştiniz... LÜTFEN AĞZINIZDAN ÇIKAN SÖZÜN ARKASINDA DURUN... BURADA MOBBİNG DEĞİL, APAÇIK PSİKOLOJİK İŞKENCE VAR... SÖZ ADAMIN AĞIZINDAN ÇIKAR... AĞZINIZDAN ÇIKAN SÖZÜN GEREĞİNİ YAPMANIZI BEKLİYORUZ... UTANMAK İSTEMİYORUZ...
@RTErdogan
@KollukDer @TC_icisleri@EmniyetGM@CHPMuratBakan #polis
#tera#pekgy#dstkf#trhol#tehol
İyi yada kötü abi. Sezarın hakkı sezara.
Tera Hisseleri 1 ayda %40-50 kaybettirdi diyelim.
Adamlar elindeki gücü kullanarak 2025 ocaktan itibaren yaklaşık 8-10 hisse de 1 e 50-60-70-80 kat getiri sağladı. Proje sonlandığında hisselerde satışını yaptı.
Gerek siyasal krizler gerek Ortadoğu krizlerinden etkilenmeden düşe kalka yoluna devam etti.
Ve devam edeceğe de benziyor
Şimdi soruyorum;
Bu on binlerce takipçili insanlar takipçilerine ne verdi. Üstüne abonelik satarak ücretli eğitim satarak paralarını aldı önerdikleri hisselerin de getireleri endeks altında şimdi kendi hatanı kendi ayıbını başkasını kötüleyerek mi örtüyorsun.
Şimdi neden saldırıyorsun kardeşim biri mi yönlendirdi yoksa amacın orada 1 e 80 gitmiş hisseyi alan ve zararda olan yatırımcının yanında olduğunu gösterip ücretli eğitim ücretli abonelik mi vermek yoksa özel grubuna alıp satamadığın malı mı kitlemek ?
Eee senin yaptığına da çakallık olmuyor mu. Denize düşenin sarıldığı yılan oluyorsun bu durumda sen.
Eyvallah bende diyorum ederi üstünde fiyatlanıyor hisseler ama belki içini dolduracak ve önden fiyatlıyor ne biliyorsun. O yüzden bir hisseye bir şirkete küfür ederek onu kötüleyerek yatırımcısına destek olamazsın. Biraz sükunet ve izlemek.
Bu arada bugün bütün tahtaları gereken satış fırsatını da verdi belki de alım fırsatı bunu zaman gösterecek.
Hisseler bu fiyatları yaparken iyi de zirvesinden %40 düştüğü zaman mı kötü. Bırakın allasen. #borsa #viop
Polis kızımız Şeyda Yılmaz’ı başından vurup şehit eden uyuşturucu satıcısının 26 sabıkası vardı. Yani, polis 26 kez yakalamış, sistem 26 kez serbest bırakmış.
Bu sabah da Emre Albayrak kardeşimiz uyuşturucu operasyonunda açılan ateş sonucu şehit düştü.
Zanlının 9 sabıkası var.
GÖREVDE DIŞINDA KAVGA, POLİSE CEZA!
10 kişi tarafından darp edilen polise ceza. Şaka değil gerçek..
Polis memurunun ikamet ettiği evin kirası artırılır. Daha sonra yeniden artırılır ve üzerinden 1 yıl geçmeden ev sahibi yeniden artırmak ister. Polis memuru bu şekilde sürekli keyfi kira artırımın olmayacağını, ayrıca kira sözleşmesi imzalanması gerektiğini ev sahibine söyler ve sürekli üst üste keyfi kira artırımını kabul etmez.
Ev sahibi ve kardeşleri tarafından polis memurunun yolu kesilir ve tehdit edilir. Polis memuru tatsızlık çıkmasın diye muhatap olmamaya çalışır. Ancak başka zaman polis memurunun yeniden önü kesilir ve 8-10 kişi tarafından polis memuru darp edilir.
İdarece polis memuru hakkında disiplin soruşturması açılır. Polis memurunun kusuru olmamasına rağmen ve darp edilen taraf olup mağdur olmasına rağmen polis memuruna görev dışında kavgaya neden olduğu için 6 Ay Kısa Süreli Durdurma Cezası ve 4 Ceza Puanı verilir.
Polis memurunun açılan davası kazanılarak, verilen Disiplin Cezasının İPTALİ sağlanmıştır.
Not: POMEM - PMYO, Disiplin cezası, Mazeret ataması, Rütbe Terfi, GİH’e geçiş vb. konularında detaylı bilgi için.
İletişim: 0552 559 4913
#kavgaedenmemur #kavgaedenpolis #görevdışındakavga
Senin imzaladığın meslekten ihraç kararım iptal oldu ALİ!!!
Aylarca Devleti zarara uğratıyorsunuz, yapmayın diye uyarmadım mı sizi...
Israrla öne sürdüğüm gerekçelerden iptal edildi verdiğiniz ihraç kararı...
Hukuku yok sayarak verdiğiniz her kararın çökeceğini söylemedim mi yüzünüze...
Hesap veremediğiniz yanlışların bedelini siz değil, maalesef millet ödüyor böyle...
Bu düzen böyle gidemez!
Şimdi devlete zarar veren ben miyim, yoksa sen misin ALİ?
#polis
Değerli meslektaşlarım...
Kolluk Kuvvetleri Personeli Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğimizin başvuru süreci hamdolsun başarıyla tamamlanmıştır...
Böylece uzun zamandır üzerinde çalıştığımız bu hayırlı oluşum için resmi adımlar atılmış, kuruluş çalışmalarımız resmen başlamıştır...
Allah nasip ederse çok yakın zamanda web sitemizin kurulumunu gerçekleştirecek ve tüm süreçleri daha şeffaf, daha düzenli bir şekilde sizlerle paylaşacağız...
Derneğimizin amacı; mesleki dayanışmayı güçlendirmek, meslektaşımızın hukuki ve ekonomik her türlü alanlardaki ihtiyaçlarına destek olmak, sosyal faaliyetler düzenlemek, haklarımkzı kurumsal bir kimlik altında daha güçlü savunmak ve birlik ruhunu canlı tutmak olacaktır...
Yakın zamanda yayınlayacağımız video anlatımlarla hem derneğimizin nasıl çalışacağını hem de sizlere sunacağı imkânları detaylarıyla aktaracağım...
Sizlerden ricam; bu müjdeli haberi mümkün olduğunca çok meslektaşımıza ulaştırmanız, duyurmanız ve bu tweet’i paylaşarak destek vermenizdir...
Rabbim bu yolda bizleri mahcup etmesin, çalışmalarımızı hayırla sonuçlandırsın inşallah. Hepimize hayırlı uğurlu olsun...🤲
#polis
Yine sesimizi kısmak için @bombacimlym3 hesabımı engellediler. Oysa biz sadece hakikati duyurmaya çalışıyoruz. Ne olur, bu zor zamanda beni yalnız bırakmayın. Yeni açtığım @bombacimly4 hesabını takip ederek sesimizi kısmaya çalışanlara buradayız diyelim.
#PolisSorunlarıMeclise
Sayın Bakanım @AliYerlikaya , Boş lafları değil gerçekleri Konuşalım biraz...
Yaklaşık 3 yıldır bakanlık görevindesiniz...
Lakin, polis teşkilatının kronikleşmiş sorunlarına dair hiçbir somut adım atmadınız...
Biz bu sorunları dile getirince çok güzel cezaevine attırmayı biliyorsunuz ama...
Bunu söyleyince benim hakkımda suç duyurusunda bulunuyorsunuz bir de....
Bu konuda herkesi kandırabilirsiniz ama beni ve kendinizi kandıramazsınız...
Darılmaca gücenmece yok, biz söyleyelim Sayın Bakanım, neler yapmadığınızı...
1- 12/36 çalışma sistemi kanunla güvence altına almadınız...
2- Angarya görevler hala devam ediyor...
3- Ek mesai ücreti düzenlemesi hâlâ yok...
4- Aylık 160 saat çalışma sisteminin adını dahi anmadınız...
5- Lojman ya da kira yardımı vermediniz...
6- Saatlik fazla mesai ücreti vermediniz...
7- İkinci şark görevi kaldırmadınız...
8- Sendikal haklar hâlâ aklınızın ucundan dahi geçmiyor...
9- Resmî ve dini tatillerde ücret ödemesi veya izinlere eklenmesi uygulamasını hayata geçirmediniz...
10- Gece tazminatı uygulamasını hiç düşünmediniz...
11- Polisler sanki babalarının işini yapıyormuş gibi görev araçlarının kaskosunu polisler kendi ceplerinden yaparken bunu ortadan kaldıracak şekilde görev araçlarını tam kaskoyla korumadınız...
12- Kahramanlar, hakları ödenmez dediğiniz polislerin Mobbing ve intiharları konusunda önleyici somut adımlar atmadınız.
Her açıklamanızda çalışmalar devam ediyor diyorsunuz...
Sayın Bakanım, devam eden çalışmalar değil, bitirilmiş çözümler görmek istiyoruz artık...
Bıktık usandık sizin bu devam eden ve bir türlü bitiremediğiniz çalışmalarınızdan...
Polisin hak ettiği bu düzenlemeleri alması, bir lütuf değil; adaletin gereğidir ve bir zarurettir...
POLİSLERİN YILLARDIR DİLE GETİRDİĞİ, YUKARIDA BAHSETTİĞİM HANGİ TALEBİNİ YERİNE GETİRDİNİZ SAYIN BAKANIM...???
YALAN MI SÖYLÜYORUM BEN...?
Artık beklentimiz net!!!
Böyle boş laflar boş sözler değil, icraat istiyoruz icraat!!!
#polis
Değerli meslektaşlarım...
Bugüne kadar yaptığım eleştiriler, hiçbir zaman kişisel bir hesaplaşmanın ürünü olmamıştır...
Amacım; Teşkilatımızda yıllardır dokunulmaz kabul edilen, eleştirilemez sanılan bazı anlayışların, yanlış uygulamaların ve adaletsiz tutumlarının sorgulanabilmesi için bir cesaret kapısı aralamaktı...
Eleştirilerimdeki sert üslup, hak edilene hak ettiğinin verilmesi noktasında, inandığım değerlerin, adaletin ve meslek onurunun samimi bir yansımasıdır...
Sert çıkışlarla surda bir gedik açtığımı düşünüyorum...
çünkü suskunluk duvarı ancak kararlı ve sert sözlerle yıkılabilir...
Bugün dönüp baktığımda görüyorum ki; sert üslubum ve kararlı duruşum, ellerim cebimde adliyeye girişim birçok meslektaşıma da cesaret vermiştir...
Bu kararlı duruşum sebebiyle eskiye nazaran artık daha fazla meslektaşım doğruları dile getirebiliyor, haksızlıklara karşı ses çıkarabiliyor...
Bu benim için en büyük kazanımdır.
Hepinizin malumu olduğu üzere doğruları söylediğim için cezaevine gönderildim. Ancak inanıyorum ki, bu durum dışarıda kalmaktan daha anlamlı bir katkı sağlamıştır...
Çünkü benim haksız yere cezaevine atılmam, söylediklerimin ne kadar doğru olduğunu, sözlerimin muhatapları kendi elleriyle ispatlamış oldular...
Bunu sadece teşkilattaki meslektaşlarım değil, tüm kamuoyu da açıkça görmüştür...
En önemlisi, haksızlık karşısında susmamanın ve yanlışs yanlış demenin suç olmadığı,
doğruyu savunmanın cezalandırılmakla susturulamayacağı gerçeğini ortaya koymuş olduk...
Bizler yanlışa yanlış dedik, dik durduk ve görüldü ki bu duruş, ceza değil aksine bir vicdan hareketi doğurdu...
Bugün birçok idarecinin bile, benim sert üslubuma konu olmamak adına davranışlarını gözden geçirdiğine inanıyorum...
Bu, küçük ama anlamlı bir değişimdir...
Şunu açıkça ifade ediyorum:
Eğer yeniden cezaevine gireceğimi bilsem dahi,
haksıza haksız, yanlışa yanlış demekten bir adım geri atmam, atmayacağım...
Çünkü biz o surda bir gedik açtık.
Ve Allah nasip ederse, o surları hep birlikte yerle bir edip,
etrafımıza örülen duvarları bir daha örülmemek üzere kaldıracağız...
Hedefimiz; insan onuruna yakışan, adaletin ve hukukun egemen olduğu,
herkesin vicdanla görev yapabildiği bir düzenin inşasıdır...
Bu mücadele, bir kişisel mücadele değil; hakikatin ve vicdanın mücadelesidir...
Ve ben bu yolda, sırtımı Rabbime yasladım ve gözü kesen buyursun gelsin, sert üslubumla her türlü bedeli ödemeye hazırım...
#polis
Yine polislere soruşturma açılacak.
Dur ihtarına uymayana nasıl müdahale edilecek acaba. Adam zaten dur-mu-yor.
Her olayda polise soruşturma açılmazsa olmuyor mu? Polisler görevlerini yapmaya çekinir oldular.
Her olayda polise soruşturma açılması kültürü artık değişmeli. Polisler görevlerini endişeyle yapmamalı.
16 kez ceza almış adam polisi yani devletin silahlı gücünü dinlemiyor. Polis ne yapacak acaba buna. Bu adama gerektiği gibi muamele yapılmaz ise elbette durmaz.
#PolislerBıktı
DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM...
LÜTFEN BENİ SİZİN HAKKINIZI HUKUKUNUZU SAVUNMAK İÇİN ÇIKTIĞIM BU YOLDA YANLIZ BIRAKMAYIN...
Sayın @adalet_bakanlik ve Sayın @dmmiletisim Dezenformasyonla Mücadele Başkanlığı yetkilileri...
Anayasal hakkım olan hak arama ve dilekçe hakkıma istinaden, tutuklu kaldığım Ceza İnfaz Kurumu eliyle sunmuş olduğum bu ve diğer tüm dilekçelerime ilgili kurum tarafından bu zamana kadar hiçbir şekilde cevap verilmemiştir...
Şayet bahse konu dilekçemde öne sürdüğüm hususlar ve şu anki beyanlarım gerçek dışı ve halkı aldatıcı bilgi ise, sizi göreve davet ediyorum ve olayın gerçekliği neyse kamuoyuna gerekli ve doğru açıklamayı yapın...
Dilekçelerime cevap verilmediğini ve bu konuyu Yüce Türk Milleti ile paylaşacağımı ilgililerine görüldüğü üzere resmi yollardan daha önce ilettim...
Polisimizin yanındayız diye gönüllere hoş gelen sözler söyleyen siyasi parti yetkilileri... @Akparti@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@rprefahpartisi@iyiparti@anahtarparti@zaferpartisi@RTErdogan@eczozgurozel@dbdevletbahceli@MDervisogluTR@yavuzagiraliog@umitozdag@CHPMuratBakan
Polisimizin Yanındayız diye söylediğiniz o sözleriniz hamaset değilse, yaklaşık 1 aydan fazla bir süredir haksızlık, hukuksuzluk ve hatta suç işlendiğini ve yüzlerce polisin haksız yere suç şüphesi ve soruşturma baskısı altında tutularak mağdur edildiğini bas bas bağırıyorum, bu sesimi neden duymuyorsunuz...?
Tüm bu haksız ve hukuksuzluklara sessiz kalmanız esasen polisi değil kendinizi sevdiğinizi ve polisin yanında olmadığınızı gösteriyor...
Bu haksızlığa, hukuksuzluğa sessiz kalınmasının ardında yatan korkunun, bir kısım polislerin kendi çıkarları doğrultusunda birilerinin siyasi çıkar fedailiğini yapmakta değil halkının çıkarlarını savunmakta olduğunu idrak edebileceği korkusundan kaynaklandığının gayet farkındayım...
Bütün polislere ibret olsun diye hakkı hukuku ayaklar altına alarak, tabiri caiz ise beni darağacında sallandırmak istediğinizin de gayet farkındayım...
Her ne yaparsanız yapın, yüzlerce yıl hapse de atsanız hak dediğim, adalet dediğim için beni cezaevine atıp korkutarak susturamayacak ve Allah'ın rızası yolunda yürüdüğüm bu yoldan bir adım dahi geri adım attıramayacaksınız...
CEZAEVİNDE 150 GÜN HAKLI YERE Mİ YATTIM GÖSTERİN BU MİLLETE...
#polis
İçişleri Bakanı Sayın @AliYerlikaya ve Emniyet Genel Müdürü Sayın @mahmutdemirttas
Şayet Emniyet Teşkilatı Personellerini zerre kadar düşünüyorsanız lütfen köstek değil destek olun ve önümüze herhangi bir engel çıkarmayın...
Az kaldı...😊
#polis#PolisinFeryadı
Kim bilir kamera kapandıktan sonra o adama neler yaptınız VİCDANSIZLAR. Adaletten de korkmuyorlar.
İyice azdılar. Gözleri döndü. Hesabını vereceksiniz.
Yıllarca cezaevinde kalmanız için ne gerekiyorsa yapacağız.
Bu paylaşımı yapanların askere polise kurşun sıkan teröristlerden hiçbir farkı yoktur...
Değerli yetkililer, kamuoyu olarak bu tür paylaşım yapan hesapların tespit edilerek gerekenin yapılmasını Emniyet Teşkilatı personellerinin güvenliklerinin sağlanması açısından bekliyoruz...
@SiberayEGM
Sizin hakkınızı savunduğum için iki defa tutuklandım cezaevine atıldım...
Ailemden çocuklarımdan ve özgürlügümden mahrum kaldım...
Bana yapılan haksızlıkları ve hukuksuzlukları dile getirdiğim bir video çekip bununla ilgili tweet atarak profilimde sabitledim...
Profilimde sabitledigim o tweet'i kaç kişi alıntı yaparak paylaşıp destek oldu...
Siz önce sizin için herseyinden vazgeçen ve bu uğurda mücadele veren insanın feryadını duyup korkmadan destek olun...
Öncelikle bunu yapın ki sonrasında sizin feryadınız duyulsun...
Başıma gelenler benim kişisel şahsi meselemden kaynaklı mı başıma geldi bunu sorgulasanız dahi yeterli...
#PolisinFeryadı