Bizleri, yedi düvel zülmunden kurtardın. Allah mekânını cennet eylesin.🤲
Hep söylediğin gibi "Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim." Yolundayız Paşam kimseye Uşak Köle olmadan.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE 🇹🇷
#Atatürk#10Kasım1938#10Kasim
Uzun süredir gündeme getirdiğim konuların sendikalarca sahiplenilmesi oldukça sevindiricidir.
Gerçekten de gerekli tedbirler alınmazsa 5510 sayılı Kanuna tabi memurlar açısından emeklilikte çok ciddi sıkıntılar çıkacaktır.
Mevzular Açık Mikrofon'da Ümit Özdağ ve bir Amedspor'lu arasında yaşanan soru-cevap:
Soru: Amedspor'u bir sürü insana bölücü, terör örgütü olarak gösterdiniz. Kutlamalarda yaşanan bir olayda bunun sorumluluğunu alabilecek misiniz?
Ümit Özdağ: Ahmet Türk, 'Kürdistan'ın takımı Amedspor'un Süper Lig'e çıkmasından büyük mutluluk duyuyorum' diyor, bu provakasyon olmuyor.
Murat Karayılan, 'Amedspor'a finansal destek verin' diyor, bu provakasyon olmuyor.
9 askerimizin şehit olduğu gün Amedspor sosyal medyasından bir fotoğraf yayınlayıp, 'sporcularımız keyifli anlar yaşıyor' diyor, bu da provakasyon olmuyor.
Ben Amedspor'un bu yaptıklarını eleştiriyorum bu provokasyon oluyor öyle mi?
Son ABD/İsrail ile İran savaşı gösterdi ki :
1- İslâm devletleri birleşemez
2- Kendi kendine yeten savunma sanayiiniz olmazsa, kimse size çıkarı olmadan destek vermez
3- Müslümanız diyenlerin gerçek Müslüman olmadıkları ve siyonizm savunucusu oldukları
4- Ortaçağdan kalma mezhepler arası düşmanlığın devam ettiği ve Müslümanların akıllanmadığı
5- Türkiye’nin bir savaşa girmesi halinde bazı dindar geçinenler başta olmak üzere bazı kesimlere güvenilemeyeceği
6- İçinizdeki ayrılıkçı terör gruplarının, ister ismine terörsüz Türkiye de deseniz, siz ne yaparsanız yapın, fırsat doğduğunda düşman tarafında yer alacağı
7- Ümmet adı altındaki Ortadoğu devletlerine güven duyulamayacağı
8- Birlik ve beraberlik için Millî değerlerin gençlere öğretilmesinin şart olduğu
9- Liyakatli insanların yönetiminde ancak düşmana karşı başarı kazanılabileceği
10- Dua ile düşmanla baş edilemeyeceği
11- Ülkemizde İsrail sevicilerin sanıldığından fazla olduğu
12- Aynı Allah’a, aynı Peygambere, aynı kitaba inanan Şiileri, milyonlarca müslümanı katleden, soykırım yapan siyonistlerden ve Epstein canavarlarından daha kötü gören sözde dindarlar gördük.
Aslında biz bu maddelerdeki durumları, Millî Mücadeleyi verirken de görmüştük. Belli ki yüz yıl geçmiş olmasına rağmen, geçmişten ders almamışız. Ders almadığımız ve bu konuda yeterli eğitimi vermediğimiz için maalesef tarih tekerrür ediyor.
2- Hastabakıcı nasıl doktordan, katip hakimden-savcıdan fazla maaş alamadığı gibi,
Bir kamu işçisi de mühendisten fazla yetmezmiş gibi iki katına yakın alamaz.
Mühendislik kanunu ile özlük haklarımızın acil iyileştirilmesini istiyoruz.
#kaMUhendisicinAdalet
"Türkleri yenemedik" dedi Churchill.
"Türkleri öldürebilirsiniz lakin onları yenemezsiniz" dedi Napolyon.
"Bizans'ı alan Türkler korkarım orada durmayacaklar" diyordu Vatikan'ın başı.
"Savaşın zevkini almak isteyen herkes Türkler ile savaşmalıdır" dedi komutan Towsend.
"Türk kadınlarının en büyük süsü. Türk oluşlarıdır" dedi Lady Mary Wortley Montagu.
"Artık Türklerle savaşmam, onlar çok cesur ve iyi insanlar" dedi Andreas Phitiades.
"Dünyada iki bilinmeyen vardır, biri kutuplar diğeri Türkler" dedi Albert Sorel.
"Türklerle dost ol ama sakın düşman olma" dedi Gianni De Michelis.
"Türkler cesurdur, anavatanlarını çok severler ve onun için gerekirse canlarını verirler" dedi.. Albert Einstein..
Herkes, yüzyıllardır bize TÜRK dedi. Şimdi ise bizim kendimize TÜRK dememiz ayıp oldu...
Dünyada en nankör toplum;
Türkiye'de yaşayan
Araplaşmışlıkla, Osmanlıcılık
arasında gidip gelmiş ama
Türklüğü bir türlü içine sindirememiş neyüdüğü belirsiz
bir toplumdur.
Hiçbir toplum vatanını işgalden kurtaran, devletinin kurucu
liderine bu kadar kin ve nefret
beslememiştir...
Atatürk’e mevlid okutulacak diye TV’lerde bile canlı yayınlar yapıp sosyal medyada nefret kampanyaları yürüten ama Papa’nın İznik’te ekümenik ayin yapacak olması karşısında dut yemiş bülbüle dönenler için…
Osmanlı’nın son yüzyılında Amerikan Board, Lazaristler, Cizvitler, Protestan misyoner ağları imparatorluğun dört yanına okullar, hastaneler, matbaalar, yetimhaneler kurmuştu.
Bu kurumların büyük bölümü dini eğitim vermenin ötesinde etnik ve mezhepsel ayrılıkçılığı besleyen propaganda merkezleri haline gelmişti. Balkanlarda baş gösteren milliyetçilik akımlarının tetiklenmesinde ve Anadolu’daki misyoner istasyonlarında da bu etkiler Türk Milleti aleyhinde sonuçlar doğurmuştur!
“En Müslüman biziz” derken mangalda kül bırakmayanlar bu yazacaklarımı anlayacak mı bilmiyorum ama şansımı deneneyim.
📌3 Mart 1924 – Tevhid-i Tedrisat Kanunu
Misyoner ağını kökten dağıtan en kritik hamledir. Bu kanunla;
Tüm eğitim kurumları Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlandı..
Yabancı ve azınlık okulları dahil hiçbir okul “dini propaganda” yapamayacak şekilde denetim altına alındı.
Müfredatlar birlik içine alındı, ayrıcalıklı cemaat okulları sona erdirildi.
Misyoner okullarındaki özel statü fiilen kaldırıldı.
Bu hamle, misyoner teşkilatların en çok şikâyet ettiği adımdır ve Amerikan Board raporlarında açıkça “Türkiye’de çalışma alanımızı bitiren düzenleme” diye geçer.
📌1925–1927 : Ruhsatsız misyoner okulları kapatıldı.
Tevhid-i Tedrisat sonrası yapılan teftişlerde;
Bir kısmı ruhsatsız, bir kısmı “öğrencilere misyoner literatürü dağıtmak”, bir kısmı “Türkçe öğretmemek”, bir kısmı “milli egemenliğe aykırı yayınlar göstermek” gerekçeleriyle 50’den fazla misyoner okulu kapatıldı.
Merzifon Amerikan Koleji (Pontus propagandasının merkezi) kapatılanların sembolüdür. Ayrıca Adana, Kayseri, Bursa, Sivas, Diyarbakır, Tarsus gibi istasyonlar büyük ölçüde tasfiye edildi.
📌 Yabancı okullara milli egemenlik şartı getirildi!
1926 tarihli düzenlemelerle okullarda Türk müdür yardımcısı bulundurma zorunluluğu, Türk tarih ve Türk dili derslerinin zorunlu olması, Kitap ve materyallerin devlet onayından geçmesi, Dini propaganda yasağı,
getirildi. Bu şartlar kabul edilmeden hiçbir yabancı okul faaliyet gösteremedi.
📌Misyoner matbaaları kapatıldı ve denetim altına alındı!
Osmanlı sonunda misyonerlerin çok güçlü bir araç olarak kullandığı matbaalarda, Cumhuriyet döneminde ruhsat yenilemeyenler kapatıldı, misyoner broşürleri toplatıldı, azınlık okullarındaki gizli dağıtımlar cezalandırıldı. Bu sayede propaganda hattı kesildi.
📌Patrikhane’nin siyasi hareket alanının sınırlandırıldı.
Atatürk, Fener Rum Patrikhanesi’nin ekümenik iddia ve yabancı devletlerle siyasi temas faaliyetlerini açıkça “nifak kaynağı” olarak nitelendirip izin vermedi. Patrikhaneye “sadece ibadet işleriyle meşgul olma” çerçevesi çizildi. Bu politika misyoner ağlarının en büyük siyasi dayanak noktasını etkisiz hale getirdi.
Atatürk neyi bitirdi?
Misyoner okullarının imtiyaz düzenini bitirdi.
Dini merkezli ayrıştırıcı propagandayı durdurdu.
Osmanlı’nın son yüzyıldaki “devlet içinde devlet” misyoner yapısını dağıttı.
Eğitimi millileştirerek kültürel bağımsızlığı sağladı.
📌Atatürk, misyonerliği “baskıyla” değil, devlet egemenliği, hukuk ve eğitim reformlarıyla bitirdi.
Milli egemenlik böyle tesis edildi.
Şimdi hayatını 3 kelimeyle yaşayan sosyal medya tosuncukları Papa’ya gık bile diyemiyor.
Çünkü; Atatürk için üretilerek ellerine tutuşturulan kara propaganda sloganlarından başka bi b*k bildikleri yok… Boşluklarına geldi.😏
HÜKÜMETİN KOMİK MAAŞ ZAMMI TEKLİFİ
VE
MEMUR-SEN GENEL BAŞKANININ AÇIKLAMASI!
Bu sene 2026 ve 2027 yılı için kamu işvereni yani iktidar ile kamu görevlileri yani memurlar arasında maaş artış sözleşmeleri yapılacak. Bunun için görüşmeler başladı.
Memurları Memur Sen isimli sendika temsil ediyor. Genel başkanı Ali Yalçın.
Kamu işverenini yani iktidarı ise çalışma bakanlığı temsil ediyor.
Çalışma bakanlığı yani iktidar;
2026 yılının
Ocak ayı için %10, temmuz ayı için %6,
2027 yılının
Ocak ayı için %4, temmuz ayı için %4
zam teklif etmiş.
Hemen belirtelim ki bu zam oranları teklifi çok komiktir, memurla dalga geçmek anlamına gelmektedir. Asla kabul edilmemelidir.
Nitekim maaş artış artış görüşmelerine memurları temsilen katılan Memur Sen genel başkanı Ali Yalçın da teklifi yetersiz bulmuş ve reddettiklerini ifade etmiştir.
Memur Sen Genel başkanının teklif karşısındaki açıklamaları dikkatle izlendiğinde sürekli olarak ‘kamu işverenin teklifi’ ifadesini kullanmaktadır. Oysa memurların işvereni gerçekte iktidardır, bakanlar kuruludur. Ancak Memur Sen Genel başkanı kanaatimce iktidardan çekindiği için doğrudan iktidari hedef almaktan kaçınmakta ve kamu işvereni ifadesiyle eleştiri dozunu düşük tutmaktadır. İnancım odur ki sonuçta memur maaş zam oranlarının ne kadar olacağına yine çoğunluğunu cumhurbaşkanının atadığı kamu görevlileri hakem kurulu karar verecektir. Ve hiç kuşkum yok ki memurlar dolayısıyla 4688 sayılı kanunun 28. maddesi gereği emekli memurlar hayal kırıklığına uğrayacaklardır.
🚩CIA beslemesi Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının karın ağrısı daha iyi anlaşılsın, neden Atatürk’süz bir Türkiye için g*tlerini yırttıkları daha iyi anlaşılsın diye yazıyorum;
💥Mustafa Kemal Atatürk’ü olmayan Ortadoğu ülkelerinin neredeyse tamamının başkentine bombalar yağdırıldı…
📌Bağdat yakıldı.
📌Şam parçalandı.
📌Trablus bombalandı.
📌Sana, Musul, Beyrut, Kudüs, Kahire…
Hepsi ya işgal gördü, ya iç savaşa boğuldu.
Ankara’ya dokunamadılar.
Çünkü o Ankara Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankarası…
Çünkü bu Türkiye Atatürk’ün Türkiyesi…
Atatürk’ün yolundan 1 mikronluk sapma Türkiye’yi felakete sürükler.
@scilesiz52@tuikbilgi Açıkladığınız enflasyon oranı yanlış , bunu düzeltin yalan yanlış bilgi verip milletin maaşlarıyla oynuyorsunuz bunu düzeltin
@isikhanvedat Tuik' in enflasyon oranı yanlış bunu düzeltin ,maaşlarda herkesin hakkını verin yanlış yapıyorsunuz
@memetsimsek
@scilesiz52 memur emeklisine 15.965 katsayiyla ek ödeme verilerek 16 bin seyyanen zam alabilmesi için 1 dereceye 3600 ek gösterge için emeklinin asgari ücretlinin maaşının 30.205 tl olması için #HemenSeçim@eczozgurozel@herkesicinCHP
ÇOK KIYMETLİ TÜM EMEKLİ DOSTLARIMA VE TÜM EMEKLİ ÖRGÜTLERİNİN SAYIN YÖNETİCİLERİNE ÇAĞRI
Önceki paylaşımlarımda da görebileceğiniz gibi ekonomi yazarı Sayın Alaattin Aktaş 2025 yılı haziran ayına ait TÜİK’in açıklamadığı madde fiyatlarının bir kısmınının fiyatını hesaplayarak liste halinde açıkladı. Bende bu listeyi paylaştım. Aşağıda tekrar paylaşıyorum.
Bu listeye göre, TÜİK Haziran ayı enflasyonun hesabında;
Dana etini 548 lira
Tavuk etini 93 lira (geçen aya göre -4 ucuzlamış),
Yumurtayı 4 lira, (yumurta geçen ata göre -13 ucuzlamış),
Kirayı 10.700 lira,
Yurt ücretini 700 lira
kabul etmiştir. Bunlar benim ilk bakışta gördüğüm gerçekle alakası olmayan rakamlar.
Liste dikkatlice incelendiğinde sizler çok daha çarpıcı madde fiyatlarını göreceksiniz.
Görülmektedir TÜİK’in enflasyon oranı hesabında kullandığı madde fiyatları gerçek fiyatların neredeyse üçte bir oranındadır. Bu demektir ki TÜİK gerçek enflasyonun üçte biri oranında enflasyon oranı açıklamaktadır. Bu sebeple biz emeklilerin maaşlarına yapılması gereken zammın üçte biri kadar zam yapılmaktadır.
Tüm emekleri örgütlerinin sayın yöneticileri ve tüm emekli dostlarım;
TÜİK’in Türkiye’nin açıkladığı bu enflasyon oranı asla kabul etmiyoruz.
TÜİK ne yazık ki ekonomi yöneticilerinin ilan ettiği yıllık enflasyon oranını tutturabilmek için açlık sınırının altında yaşayan Emeklilerin çektikleri acı ve ızdırabın görmezden gelerek çok düşük enflasyon oranı açıklamaktadır. Son açıkladığı Haziran ayı enflasyon oranı bunun en açık ve net bir örneğidir. Biz emekliler ve emekli örgütleri TÜİK 2022 yılından bu yana sürdüre geldiği emekliler aleyhine bu tutum ve davranisini artık kabul etmeyelim. Mutlaka hepimiz TÜİKe dilekçe verelim.
TÜİK’e dava açmanın mali bir külfeti olur ama dilekçe vermenin mali bir külfeti yoktur. Bu nedenle herkesi 2025 yılı ilk altı aylık enflasyon oranın gerçeğe uygun hesap etmesi için TÜİK’e dilekç vermeye davet ediyorum Böylece TÜİK üzerinde bir baskı oluşacaktır.
Dava açılıp da kaybedildiği takdirde (ki kaybetme ihtimali yüksektir) 50 bin lira civarında bir mali külfeti bulunmaktadır. Maddi durumu bunu karşılayamayan emekli dostlarım dava açmamalıdırlar. Ancak mali durumu müsait olan emekli dostlarımı kaybetmeyi dahi göze alarak mutlaka dava açmaya davet ediyorum. Çok sayıda dava açarak kamuoyunun dikkat ve ilgisini bu sorunun üzerine çekebiliriz. Keza siyaset kurumu üzerinde ve ekonomi yönetimi üzerinde de baskı oluşturabiliriz.
TÜİK’in bu işlem ve eylemine karşı biz emeklilerin yapabileceği bir başka mücadele yolu yoktur. Yıllarca küçük gruplarla yapılan protesto eylemlerinin, değişik ortamlarda siyasi iktidara yapılan çağrıların çözüm olmadığını hep beraber gördüğümüz k, görüyoruz.
Oturduğumuz yerde de kimse bizim hakkımızı vermeyecektir.
Bu nedenle tüm emekli örgütleri, üyelerini bu hukuk mücadelesine teşvik etmeli, tüm emekliler de üyesi oldukları örgüt yöneticilerini bu hukuk mücadelesini yapmaya zorlamalıdırlar.
Biz emeklilerin maaşlarında yapılacak artış oranını belirleyen TÜİK’in açıkladığı gerçeğe aykırı enflasyon oranını artık kabul etmiyoruz, reddediyoruz.
Bu konuda kaybetsek de hukuk mücadelesi başlatıyoruz. Haydi, çok kıymetli emekli dostlarım ve tüm emekli örgütlerinin sayın yöneticileri hukuk mücadelesini başlatalım. Sağlık ve iyilik dileklerimle.
@EytEmeklilerFed@EmedFederasyonu@emekli_memurlar@EmekliDunyasi@Mem__Der@tued_1970@EmekliMemur7533@Tumemekder@emeklimemursen@Mahmute20352004@ArzuLastikci@Mehmetz92800380@EmekliSendikasi@AliSrc60583949@tuikbilgi@av_gundogan
ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack çıkmış;
“Osmanlı’nın millet sistemi çok iyiydi” demiş Anadolu Ajansı’na verdiği mülakatta…
Pardon da…
Osmanlı’da “millet sistemi” değil, ümmet düzeni vardı!
Bana bak Tom!
Osmanlı’da “millet” denilen şey bugünkü anlamda Türk milleti, Arap milleti değil;
Rum milleti: Ortodokslar
Ermeni milleti: Gregoryenler
Yahudi milleti: Museviler
şeklindeydi…
Ve dikkat!
Müslümanlar bile ümmetin asli unsuru olmasına rağmen millet kategorisinde sayılmazdı!
Yani bu sistem etnik kimliğe değil, dine göre işliyordu.
Müslümansan birinci sınıf, Gayrimüslimsen “zimmî” statüsündesin.
Bu yapı 19. yüzyılda çatladı.
Çünkü insanlar artık “ben de eşit yurttaşım” demeye başladı.
Milliyetçilik akımları yükseldi.
Ulus-devletler kuruldu.
Osmanlı da çöktü.
Bugün hala bu çarpık yapıyı “model” diye pazarlamak neyin kafası?
Tarihi çarpıtıyorsan, ya cahilsin ya da art niyetli. Üçüncü yol yok.
Osmanlı’daki “millet sistemi”, hoşgörünün değil din esaslı ayrışmanın adıdır.
Şimdi asıl meseleye gelelim…
Barrack efendi, Ankara’da oturup “millet sistemi ne güzeldi” diye iç geçireceğine;
Açıp şunları oku;
- Prof. Halil İnalcık – Tanzimat ve Bulgar Meselesi
- Prof. İlber Ortaylı – İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
- Stanford Shaw – Ottoman Empire & Modern Turkey
Oryantalist Bernard Lewis’in “Osmanlı hoşgörüsü” masalları Amerikan büyükelçilerinin diline yapışmış heralde…
Ama kusura bakma, bu topraklarda artık yutmayız o pilavı.
Ümmet düzeni bitti, milli egemenlik geldi. Hem de Mustafa Kemal Atatürk’ün inşa ettiği milli egemenlik…
Bugün hala “Osmanlı millet sistemi” güzellemesi yapan varsa bilin ki hedefi bellidir;
Türkiye Cumhuriyeti’nin milli egemenliğe dayalı üniter yapısı ve Milli Kimlik çatısı.
Açık konuşalım;
Eğer hedefiniz Atatürk’ün fikir mirasını tasfiye etmekse, onun fikir mirasına sadakatle bağlı milyonlarca insanı öldürmeden bunu başaramazsınız!
Kaç milyon olduğumuzu da iyi tahlil ettiğinizden emin olun zira “yanlış hesap Bağdat’tan döner” demişler.
Yani o fikir mirasını yıkacak delikanlı henüz doğmadı.
Türk Milleti’ni ABD’nin Ortadoğu’da koyun gibi güttüğü milletlerle karıştırmayın.
Haddinizi bilin!
@USAMBTurkiye
KIYMETLİ EMEKLİ
DOSTLARIMIN BİLGİSİNE
Bildiğiniz gibi TÜİK davası aleyhimize sonuçlanmış idi. Avukatın karar aleyhine İstinaf Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Süreç halen İstinaf Mahkemesi’nde devam ediyor.
Bir yandan bu dava ile ilgili süreç devam ederken yeni bir hak arama mücadelesini daha başlatıyorum. Böyle bir çalışma yaptığımdan daha önceki paylaşımlarımdan birinde söz etmiştim.
Bilindiği gibi memur emeklileri, 2023 yılı temmuz ayında bir kararname ile memurlara verilen seyyanen zammın yasal olarak memur emeklilerine de yansıtılması gerektiği halde yansıtılmadığından için sürekli mağduriyetlerini dile getiriyorlardı. İşte bu konudaki yasal düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurma sürecini avukatım Sn. Ali Erdem Gündoğan ile başlatmış bulunuyoruz. Konu hakkında bugünkü Sözcü gazetesinde geniş bir habere yer verilmiştir. Zor bir mücadele olacak ancak sonuna kadar mücadeleye devam edeceğiz.
Bu yeni mücadelenin de her aşaması hakkında siz değerli dostlarımı bilgilendireceğiz.
İşçi emeklileri bu mücadele memur emeklilerin ilgilendiriyor bizi ilgilendirmiyor diyerek konuya ilgisiz kalmasınlar. Eğer bu dava sonucunda memur emeklilerinin maaşlarına seyyanen zam yapılması sağlanırsa en az emekli maaşı 35.000 TL olacaktır. Memur emeklisi en az 35.000 TL maaş alırken işçi emeklisinin aldığı en az maaş 15.000 TL da asla bırakılamaz hiç kuşkusuz işçi emeklisinin maaşları da en az 35.000 TL’ye çıkacaktır. Bu nedenle işçi emeklileri de dolaylı olarak bu dava sonucundan olumlu yönde etkileneceklerdir.
Sağlık ve iyilik dileklerimle saygılar sunarım.
@av_gundogan
🚨Yavuz Ağıralioğlu’ndan tarihi konuşma :
"Allah’a yemin olsun !
Milletimiz teveccüh gösterir imkan bulursak Türk’ün şerefli meclisinde, çocuklarımızı öldüren birini sevene 1 kuruş haramdır.
Kimse giremeyecek !"
#YavuzAğıralioğlu
Jop nerede?
Biber gazı nerede?
Soğuk su nerede?
Darp nerede?
Yerlerde sürüme nerede?
Tüm bunları yapmak için Türk ve Atatürk bayrakları açmalarını mı bekliyorsunuz?
📌En Müslüman biziz diyenler yunan uçaklarıyla Anadolu’ya milli mücadele karşıtı bildiriler dağıttılar.
📌En Müslüman biziz diyenler Madımak’ta diri diri insan yaktılar.
📌En müslüman biziz diyenler türlü iftiralarla, Ergenekon/Balyoz kumpaslarıyla vatansever komutanların hayatlarını kararttılar.
📌En Müslüman biziz diyenler 15 Temmuz’da ülkeyi kaosun içine attılar.
📌En Müslüman biziz diyenler bir takım yurtlarda kurslarda çoluk çocuğun ırzına geçtiler.
📌En Müslüman biziz diyenler neredeyse bebek yaştaki kız çocuklarını imam nikahı kılıfıyla pedofili sapıkların koynuna soktular.
📌En Müslüman biziz diyenler vatan evladı ölülerimizin arkasından lanetler yağdırıp “gebermiş” diye koro halinde sloganlar attılar.
🫵 Bunlar Müslüman mı orasını bilmem ama harbiden çok ağır şerefsizler…