Hz. Musa Tur’a çıkmadan önce 40 gün sessizdi.
Hz. Meryem, çocuğunu doğurduğunda “konuşma” yasağı aldı.
Hz. Yunus balığın karnında sustu.
İşte 12. ev: o balığın karnıdır. Konuşma yasağıdır, Tur’dan önceki zamandır. Sen henüz oradan çıkmadın, o yüzden sessizlik diyorsun.
Bakarsın Allah eline bir nesne vermez, arzun gerçekleşmez, beklediklerinden bir netice gelmez. Fakat yeni bir bakış açısı verir. Böylece huzura erersin. Bu da O'nun rahmetindendir, verdiklerindendir. Gönlüne koyduğu inşirahtır.
Geçmişte, şimdi ya da gelecekte;
kim neyin hesabını yapmış, yapıyor ya da yapacaksa…hile üzerine kurulan her düzen,
eninde sonunda sahibine döner.Çünkü tuzak kuran, fark etmeden önce kendini yakalar.
Ali İmran Suresi 54. ayette buyurulduğu gibi:
Vemekerû vemekera(A)llâh(u)(s) va(A)llâhu hayru’l-mâkirîn.
Onlar tuzak kurdular;Allah da kurdukları tuzağı boşa çıkardı.
Zira hileyi boşa çıkaranların en hayırlısı O’dur.
Jung’s model of the mind:
Your ego is only the conscious part of you.
Beneath it are complexes, the shadow and unconscious patterns shaping your thoughts, desires and behavior.
Self-awareness begins when you realize you’re not always in control of what drives you.
Çok sevmeyin!
Biri Hz.Yusuf'a;
-Seni çok seviyorum,deyince,
Hz. Yusuf:
-Sevginden Allah'a sığınırım,dedi.
Adam,
-Niye böyle dedin?
Deyince dedi ki:
-Babam beni çok sevdi,kardeşlerim kuyuya attılar,
Züleyha beni çok sevdi,zindana attılar,
Senin sevginle kim bilir nereye atarlar!
Astrolojide “iyi gezegen-kötü gezegen” diye dümdüz bir ayrım yoktur. Satürn gündüz, Mars gece daha uslu çalışır. Venüs gece, Jüpiter gündüz daha güçlü benefiktir. Dolayısıyla bir gezegene bakarken ilk soru “hangi burçta?” değil, “hangi vardiyada çalışıyor?” olabilir.
Mars’ın burcu dürtünün nasıl harekete geçtiğini, hangi tarzda mücadele ettiğini anlatır. Bulunduğu ev savaş alanıdır hayatın hangi konusunda mücadele verdiğimizi gösterir. Aldığı açılar ise savaşma biçimini ve elindeki aracı değiştirir bıçak mı kullanacak, yoksa silah mı?
Satürn ve Kâbe’nin KBE’si hakkında bir şey daha yazmak istiyorum.Kader, Bilinç ve Enerji ya da Kozmos, Bilinç, Etki. Bu üçlü, evrenle insan arasındaki ilişkiyi özetleyen sembolik bir yapıdır. Senin bedenin kozmosun aynasıdır, kaderin ise enerjisel rezonansının sonucudur.
İki kaşın arasına sabit bakmak “niyeti tek noktaya toplamak” olarak yorumlanır. İlginç olan karşı tarafın bunu çoğu zaman doğrudan göz teması gibi algılamasıdır. Örneğin birine konuşurken gözlerine değil tam kaşlarının ortasına birkaç saniye kesintisiz baktığınızda kişi bakışın ağırlığını yine üzerinde hisseder…(evde deneyebilirsiniz) :)
Allah, seni kendine yaklaştırmak için dert dediğin her şeyi bir vesile kılar. Bir sıkıntı verir, kapısına getirip dua ettirir. Kalbine bir ağırlık verir, secdeye getirir. İnsanlardan uzaklaştırır, seni kendisiyle baş başa bırakır. Seni o kadar sever ki dönüp dolaşıp varacağın tek yer yine kendisi olsun ister.