@Metin_DEMEC_16@Yusuf__Tekin Sayın Başkanım yanımızda olduğunuzu hep hissettik. Lütfen sesimiz olmaya devam edin. Öğretmenler,öğrencileri ve ailesi arasında kalmasın.bir çok bayan öğretmen arkadaş izne ayrılacak. Ortaya gerçekten katmanlı ve çok boyutlu bir. Sorun çıkıyor başkanım...
SAYIN BAKAN YUSUF TEKİN’E ÇAĞRIMIZDIR: İL EMRİNİ VERİN, AİLELERİ KAVUŞTURUN!
Sayın Bakan @Yusuf__Tekin,
Son iki günde yüzlerce mağdur öğretmenimizle görüştüm. Dinlediğim her hikâyede ayrı bir dram, ayrı bir çaresizlik var.
Aileler parçalanmış durumda. Çocuklar annelerinden, babalarından ayrı… Sağlık mazereti bulunan yüzlerce öğretmenimiz ise en zor günlerinde sevdiklerinin yanında olabilmek istiyor.
Öğretmenlerimizin feryadına artık kulak verin.
Aile Yılı’nda aileler ayrı kalmasın.
Mazereti kabul edildiği hâlde ataması gerçekleşmeyen öğretmenlerimize İL EMRİ HAKKI verilsin.
Sayın Bakanım;
İl Emri müjdesini verin. Aileler kavuşsun, çocukların gözyaşı dinsin, öğretmenlerimizin mağduriyeti son bulsun.
@demecegitimsen@Yusuf__Tekin@cftcblnt@tcmeb
#ilemri
Öğretmenlerimiz bugün, #ilemri talebini duyurmak ve yaşadıkları mağduriyeti Sayın Cumhurbaşkanımıza @RTErdogan iletmek amacıyla 1 milyon yoruma ulaştı. Bu 1 milyon yorum, öğretmenlerimizin il emri talebinin ve yaşanan mağduriyetin ne kadar geniş bir kesimi ilgilendirdiğini ortaya koymaktadır.
@YilmazzGuney@Yusuf__Tekin@tcmeb
Nerdeyse 45 gündür insanlar diyor ki il emri olacak mı olmayacak mı bize bir şey söyleyin. Olmayacak demek bu kadar uzun sürmemeliydi. Mayısta haziranda söylense insanlar planlarını ona göre yapacaktı. Ucundan kıyısından ben mazeret ilime girebildim ama şu an binlerce kişi mağdur
Öğretmen evlerinde başkalarının evlerinde misafir olarak kalıyoruz çoğumuz.
Bazılarımız da hala iki farklı şehirde evlere kira ödüyoruz.
Maddi manevi bittik.
Bu kararın verilmemesi boşanmalara neden olur.
#TümBoşNorma2ilDışıAtama
1 MİLYON yoruma geldik! 🔥
Bakan beyin bir açıklaması bütün planlarımızı değiştirdi. Biz hâlâ ailelerimizin yanında olabileceğimiz bir çözüm bekliyoruz.
İl emri talebimiz yeniden değerlendirilsin. @RTErdogan@EmineErdogan#ilemrimüjdesi
Aile birliğinin korunması, kamu personel politikalarının vazgeçilmez önceliklerinden biri olmalıdır.
Her yıl mazerete bağlı yer değiştirmelerde uygulanan il emri imkânının bu yıl uygulanmaması, eşi öğretmen olan pek çok üyemizi ve ailesini mağdur etmiştir. Aynı çatı altında yaşama hakkı, hiçbir kontenjan hesabına kurban edilmemelidir.
"Aile ve Nüfus On Yılı" hedefleri doğrultusunda, aileleri bir araya getiren protokol anlayışının Millî Eğitim Bakanlığımızda öğretmenlerimiz için de uygulanmasını ve mazeret atamalarında il emri uygulamasının yeniden hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
#AilelerSınıftaKaldı
Sayın @vekilince, il emrinin kaldırılması sadece eşleri değil; sağlık ve engellilik gibi kritik mazeretleri olan binlerce öğretmeni de mağdur etti, aileler ve hayatlar parça pinçik durumda. Bu vicdani ve hukuki sorunun çözülmesi, ailenin korunması için sesimiz olup destek verebilir misiniz?"
Deprem sonrası tüm zorluklara rağmen Hatay'da ve tüm deprem bölgesinde canla başla görev yapan öğretmenlerin de sesi olmaya devam edeceğiz. Aile bütünlüğü Anayasal bir haktır.
#ilemri#Türkeğitimsenyanınızda
Bir tarafta -yetkili sendika dahil- tüm sendikaların #ilemri talebi var, diğer tarafta bu insani talepleri duymazlıktan gelen @tcmeb var.
O zaman sendikaların #ilemri talepli RESMİ YAZILARINA #meb tarafından olumsuz cevap vermesini bekliyoruz.
@leventkuruoglu@HurEgitimSen
Memleket Hasreti Aileyi Parçalamanın Bahanesi Olamaz
Bazı bekar meslektaşlarımız il emrini memleketine gidişinin önündeki set sanıyor. Bu düşünce samimi olabilir; doğru değildir.
İl emri senin doğduğun ili kapatmaz. İl emri, kurulmuş bir yuvanın iki şehre bölünmesini önlemeye çalışır. Memleket özlemi meşrudur. Eşini, çocuğunu, evini özlemek de meşrudur. Birinin hakkı, ötekinin hayatını sistem böyle diye askıya almayı gerektirmez.
Bugün bekarsın. Yarın evlenebilirsin. O gün ben de ayrı kalmayayım diyeceksin. Bugün itiraz ettiğin kapıyı yarın kendi elinle çalacaksın. Tecrüben yoksa bu cümle ağır gelebilir. Ama tecrübesizlik, aileyi savunanı akıl tutulması ile suçlamaya yetmez.
Anlamadığın şeyi küçümsemek, düşünmek değildir.
Bir de tersi var. İl emrine karşı çıkanlar en uç örneği ortaya koyuyor: Anlaşmalı evlilik yapıp batıya gidiyorlar. İl emrini savunanlar da en uç örneği: Bekarlar sadece kendi konforunu düşünüyor. İkisi de haksız.
Genel tablo bu değil. İnsanların çoğu evlenirken oyun oynamıyor. İnsanların çoğu bekarken de kötü niyetli değil. Uç örneği kural gibi anlatmak, tartışmayı zehirler.
Zehirlenen tartışmada kimse kimseyi duymaz.
Daha tehlikeli bir şey var. Eleştirirken Bakanlık sözcüsü gibi konuşmak. Norm var, kontenjan yok, sistem böyle işliyor. Bunlar MEB’in masasında durması gereken cümlelerdir. Öğretmenin cümlesi bu olmamalı. Biz insanı düşünürüz: bir ilişkinin uzaktan ne kadar yürüyebileceğini, çocuğun babasını ekrandan tanımasını, eşin nöbetteyken evin boş kalmasını, sağlığı, canı, yuvayı.
Bakanlık sistemsel düşünür: kadro, puan, cetvel, il emri olursa şurda fazlalık çıkar. Sistemi konuşmak onların işi.
İnsanın yorulduğunu konuşmak bizim işimiz. İkisini karıştırınca öğretmen, bakanlığın dilini kendi meslektaşına karşı kullanmış oluyor.
Öğretmen atamaları dün de böyleydi, bugün de böyle. Düzeltilmezse yarın da böyle olacak. Doğuda açık, batıda yığılma; kırsalda azalan öğrenci, merkezde kalabalık sınıf; eşler ayrı, bekarlar ben niye duruyorum diye kırgın.
Bu tabloyu evli-bekar kavgasıyla çözemeyiz. Bu tabloyu ancak düzgün bir yer değiştirme sistemiyle çözeriz: açık kontenjan, düzenlenmiş yeniden norm hesaplama,kalkınmada öncelikli illere teşvikler, şeffaf puan, zorunlu hizmetin fiilen işlemesi, aile birliğinin hukuk olarak tanınması, il emrine alınan öğretmenin boş oturmaması vs..
Biz birbirimizi anlamazsak bizi kimse anlamaz. Bazı yazılanları okuyunca birbirimizi asla anlamayacağız özeleştirisini yapıyorum..
Bekar meslektaş memleketini istiyor diye düşman değildir. Evli meslektaş yuvasını istiyor diye kayırılmış değildir. İkisi de aynı mesleğin içinde, aynı belirsizliğin altında. Hasret ortak. Çare de ortak olmalı.
Memleketine gitmek isteyenin yolu kapanmasın. Evinin dağılmasını istemeyenin yuvası da pazarlık konusu olmasın. Mücadele birbirimize değil, yıllardır aynı kalan tayin düzenine olmalı..
Orayı düzeltmezsek yarın yine aynı yazıyı yazacağım. Aynı kırgınlıkla. Aynı ayrılıkla.
Mazeret tayinleri yapıldı ancak mazereti olan öğretmenlerimizin önemli bir kısmı kontenjan yetersizliği nedeniyle ailesinin yanına gidemedi.
Ortada bir mazeret varsa, çözümü de olmak zorundadır.
Aile birliği bir lütuf değil, korunması gereken insani bir haktır. Öğretmenlerimizi eşinden, çocuğundan, ailesinden ayrı bırakmayın.
MEB’den beklentimiz nettir: Aileleri kavuşturacak düzenleme yapılmalıdır.
@tcmeb@Yusuf__Tekin
#İlEmri
ÖĞRETMENLERDEN “İL EMRİ” İÇİN 1 MİLYON YORUM!
Öğretmenler, il emri taleplerini ve yaşadıkları mağduriyetleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a duyurabilmek amacıyla sosyal medyada yoğun bir yorum kampanyası gerçekleştirdi.
Yapılan yorumların sayısının 1 milyona ulaştığı belirtiliyor.
Öğretmenler, özellikle aile birliğinin sağlanması ve farklı illerde yaşamak zorunda kalan ailelerin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla il emri uygulamasının hayata geçirilmesini talep ediyor.
1 milyon yoruma ulaşan kampanya, konunun sosyal medyada geniş yankı bulduğunu gösterirken öğretmenler yetkililerden taleplerinin değerlendirilmesini bekliyor.
Öğretmenlerin çağrısı:
“Aileler ayrı kalmasın, il emri uygulansın.”
@AKDOGANumut Allah razı olsun çok teşekkür ederiz sizlere. Istediğimiz sadece sevdiklerimizle olabilmek, ekmek paramızı kazanabilmektir. Bakmamız gereken çocuklarımız var. Hayatın olağan akışında bir çok ödemelerimiz var. Özellikle bayan öğretmenler mecburen görevden ayrılıyor. Çok yıkıcı😢
Aile birliği mazeret değil, hayatın kendisidir.
Ağustos ayında mazerete bağlı (eş durumundan) tayin talebi karşılanamayan öğretmen sayısının yaklaşık 6 bin olduğu açıklandı. MEB ikinci kez atama yaptı ancak hâlâ eşinden ve çocuğundan ayrı kalan öğretmenler var.
Yıllarca ülkenin dört bir yanında görev yapan bir öğretmene, “Sen Afyon’da, eşin Van’da yaşamaya devam et” denemez.
Geçmiş yıllarda MEB’in uyguladığı il/ilçe emri, aile birliği sağlanamayan öğretmenlerin önündeki çözüm yollarından biriydi.
Anayasa’nın 41. maddesi de devlete ailenin huzur ve refahını koruma görevi veriyor.
Millî Eğitim Bakanlığı, mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan nedeniyle ailesine kavuşamayan öğretmenlerin durumunu açıklamalı; il/ilçe emri talebi dahil olmak üzere aile birliğini sağlayacak çözümü ve takvimi kamuoyuyla paylaşmalıdır.
Öğretmen sınıfta, aklı yüzlerce kilometre ötedeki eşinde ve çocuğunda kalmamalı.
Anayasa’nın 41. maddesi gerçekten de devlete “ailenin huzur ve refahı” için gerekli tedbirleri alma görevi yüklüyor. Ayrıca MEB’in Eylül 2026 kılavuzunda, bazı kamu çalışanı eşler bakımından atama gerçekleşmezse 18 Eylül sonrasında Bakanlığın belirleyeceği bir ilde aile birliğinin sağlanmasına yönelik çalışma yapılacağı belirtiliyor; fakat bu düzenleme doğrudan eşin bulunduğu ile “il emri” garantisi vermiyor. Bu ayrım, paylaşımın hukuken ve teknik olarak sağlam olması açısından önemli.
Öğretmenin ailesini parçalamak “norm hesabı” değil, siyasi tercihtir.
Eş durumu, sağlık ve can güvenliği mazereti belgelenmiş öğretmenlerimiz kontenjan bahanesiyle eşinden, çocuğundan koparıldı. İl ve ilçe emri kaldırıldı. Bakan açıkça “getirmeyeceğiz” dedi.
⏬️⏬️⏬️