🔴 ENFLASYON TAHMİNİ GÜNCELLENİYOR, MEMUR VE EMEKLİSİNE SEYYANEN ZAM GEREKİYOR
TCMB 2026 yılına ilişkin III Enflasyon Raporu’nu bugün açıkladı. Açıklanan raporla 2026 Enflasyon tahmini %26’dan %28’e yükseldi.
2025 yılında toplu sözleşme masasına sunulan %16 enflasyon tahminin tutmayacağı açıkça belli olmasına rağmen; hem Kamu İşveren Heyeti hem de Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kamu görevlileri ve emeklilerinin enflasyon altında ezilmesine sessiz kaldı.
Yıl içerisinde açıklanan Enflasyon Raporlarında istikrarlı olarak göze çarpan husus enflasyonun sürekli olarak yukarı yönlü güncellenmesidir. Memur ve emeklilerimiz; tahmin edilen enflasyona maaşları uydurmak için ortaya konan gayret yerine; güncellenen enflasyon tahminlerine maaşların uyarlanmasını bekliyor.
2024 ve 2025 yıllarında yaşanan tablonun benzeri 2026 yılında yaşanıyor. 2027 yılında aynı hata devam etmemeli, memur ve emeklisinin sesi artık duyulmalıdır.
Memur-Sen olarak mevcut tablonun maliyetini; toplu sözleşme masasında, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu sürecinde, Tandoğan meydanında, Maliye Bakanlığı ve Meclis’in önünde ısrarla dile getirdik.
“Tutmayan hedeflerin faturasını memur ve emeklisi ödemesin” dedik. Ekonomik kayıplara gözü kapatmanın çare olmadığı bilinmelidir. Yüksek enflasyon tedavisinin reçetesi ortadadır. Memur ve emeklisine seyyanen zam yapılmalı, “enflasyon farkı alıyor” yanlışı son bulmalı, kamudaki çalışanlar arasındaki ücret adaletsizliği bitirilmelidir.
Öğretmenlerimizi derslerinden alıkoyan angarya işlere MEB artık bir son vermeli.
▪️Öğretmenin asli görevi yöneticilerin reklam çalışması için fotoğraf, video çekmek değildir. Kaldı ki bir çocuğun izini veya izinsiz bir şekilde fotoğrafını veya videosunu çekmeye, bunu sosyal mecralarda yayınlamaya kimsenin hakkı yoktur.
▪️ İl müdürlükleri, ilçe müdürlükleri, belediyeler, vakıflar ve derneklerin projeleri için uygulamalar yapmak, pano süslemek, evrak yetiştirmek de öğretmenin asli görevi değildir.
▪️ Aklına esen herkesin MEB ile protokol yaparak düzenlediği yarışmalara başvuru yapmak, öğrenci hazırlamak, eser yollamak da öğretmenin asli vazifesi değildir.
▪️Müdürler tarafından mesai saati gözetilmeden, özel hayata saygı gösterilmeksizin gece gündüz demeden WhatsApp gruplarına yollanan mesajları okumak, cevap vermek ve iş takibi yapmak da öğretmenin asli görevi değildir.
▪️Kişisel sosyal medya hesabından il ve ilçe yöneticilerinin belirlediği belli etiketlerle paylaşım yapmak, yöneticilerin paylaşımlarını beğenmek ve paylaşmak da öğretmenin asli görevi değildir.
▪️Aşı takibi, kilo takibi, diş taraması, göz taraması, işitme testi gibi Sağlık Bakanlığı'nın alanında olan takipleri yapmak da öğretmenin asli vazifesi değildir.
Soruyorum size:
Enerji verimliliği, Teknofest, Tübitak, eTwinning, Geleneksel Çocuk Oyunları, Dilimizin Zenginlikleri vs vs gibi projelere çok ciddi emek harcayan öğretmenlerimiz zaten okullarında rehberlik uygulamaları, sosyal kulüp faaliyetleri, toplum hizmeti çalışmaları, değerler eğitimi faaliyetleri, veli eğitimleri vs yapmıyorlar mı? Bu kadar karmaşaya, bu kadar yüke gerek var mı?
Milli Eğitim Bakanlığına çağrımızdır.
"Çocuklarımızın daha nitelikli bir eğitim alabilmesi için, öğretmenlerimizin görevlerini layıkıyla yerine getirebilmeleri adına üzerlerindeki angaryaya son vermeniz ve yalnızca derslerine odaklanmalarını sağlamamız gerekmektedir. Tabi bunun için @tcmeb'in, öğretmenlere güvenmeyi öğrenmesi gerekir.
ÇÖZÜM SİZDE!
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) daha önce %29,9 olarak ilan ettiği enflasyon beklentisini %31,8 seviyesine yükseltti.
TCMB, 2026 ve 2027 enflasyon beklentisini ise yüzde 16 ve yüzde 9 olarak açıklamıştı.
İktidar, memur ve emeklisine sürekli hedeflenen enflasyon doğrultusunda zam yaparken, bu hedefleri hiç tutmuyor. Diğer yandan, TÜİK tarafından tespit edilen enflasyon rakamları ile gerçekler hiç örtüşmüyor.
Hedeflenen enflasyon zammı + TÜİK enflasyonu = alım gücü düşmesi sonucunu doğuruyor. Bu sarmal sonucunda alım gücümüz bile isteye düşürülürken, her geçen yıl bir önceki yılı arar hale geliyoruz.
Maalesef alım gücünün bile isteye düşürülmesi, ilan edilmesi de enflasyonla mücadelenin bir parçası olarak görülüyor.
Talep ne kadar az ise piyasa daha az hareketli olacak, fiyatlar da düşecektir gibi bir mantık hâkim. Tabii ki hesap tutmuyor.
Alım gücü düşen halk kredi kartlarına umut bağlıyor ve borç sarmalı içinde hayatını devam ettirmeye çalışıyor. Birçok memurun kredi kartı ekstresini inceleyin; birkaç ay sonrasının maaşını harcamış olduğunu görürsünüz.
Yani memur, emekli ve tüm halkı muhtaç hale getirerek ekonomiyi düzeltmeye çalışmak gibi bir gayretin varlığı söz konusudur.
Şöyle bir mantık geliştirilmiş anlaşılan: Halkı iç ve dış politika gibi sorunlara kanalize ederek, “Çok şükür yiyecek ekmeğimi bulabiliyorum.” diyen bir kitle yaratmak. İç politikada sürekli muhalefeti tartıştırmak, sözde terörsüz Türkiye; dış politikada İsrail’in Gazze katliamları, Trump’ın Türkiye’yi öven konuşmaları, yaratılmak istenilen itibarlı ülke görüntüsü vb. sonucu halk kendi dertlerini dile getirmeye imtina eder hale gelsin istenmektedir.
Bu politikalar sivil toplum örgütleri ve sendikalar tarafından da tahkim edilince bir problem olmayacağı düşünülmekte, çatlak seslere ise izin verilmemektedir.
Halbuki gerçekleri söylemek, memuru, emekliyi ve halkı gündemimize almak varoluş sebebimiz değil midir?
Hür-Sen olarak elbette güçlü ve itibarlı Türk devletinden yana olduk ve olacağız. Bunu sağlamanın en temel yolu ise daha çok demokrasi ve adil gelir dağılımının sağlanmasıdır.
Yüce Allah, doğruyu yapabilmek, isabetli kararlar verebilmek için her birimizin ferasetini ve cesaretini artırsın!
Çözüm sizde!
Güncel yoksulluk sınırı 88.000 ₺
Memurun sadaka sözleşmesine göre iki yıl sonraki maaşı 61.600₺
İki yıl sonra bile memur bugünün yoksulluk sınıra yaklaşamıyor!
#MemurlaraMaasReformu şarttır.
Yunanistan’da öfkeli protestocular, Gazze’deki soykırımın sona ermesi için İsrail Büyükelçiliği’ne havai fişek fırlattı, ardından Amerika ve İsrail bayraklarını yaktı.
İstifalar devam etsin hakemin ne dediği hükümetin umrunda olmaz, en kısa sürede 20 bin tl taban aylığa zam yapmazlarsa ben de hiç bir şey bilmiyorum! Ali’yi de kimse hatırlamayacaktır..” her şey üyelerin elinde yani sende kardeşim, çocuklarının geleceği için #MemurlarıBitirdiniz
Uzman/baş öğretmenlik uygulaması sizce doğru mu ?
Bu sebeple öğretmenlerin gelirinin artması açısından pozitif bir durum fakat öğretmenler odasında aynı işi yapanlar arasındaki farkın bu denli fazla olması iş barışına aykırı.
Kıdem farkı kesinlikle olmalı ama bu kıdem farkının ötesinde bir durum.
En azından bu durumu daha da tolere edebilecek şekilde uzman öğretmenlik 5 yıl baş öğretmenlik 10 yıl sözü tutulmalıydı.
@_aliyalcin_ Sen hakem kurulundan çekilsen ne olacak?
Ne yapacağını bilemeyen sendikacı bir milyon memuru temsil edemez.
Ne bekliyordun da koşa koşa hakem heyetine gittin?
Yazıklar olsun!
#MemurlarıBitirdiniz
@_aliyalcin_ 🔴Memur-Sen veya Kamu-Sen’in “çekiliyoruz” demesi tamamen göstermelik. Bunun hiçbir hukuki ya da fiili karşılığı yok.
Kısacası:
•Karar alınmış → süreç bitmiş.
•“Masadan çekildik” açıklaması → seyirciye oynanan bir şovdan ibaret.
#MemuruSattınız
Hakem heyeti toplanmamış olsa , konu meclise gitse bile sonuç değişmezdi diyerek kendilerini aklamaya çalışanlar, ne yani mecliste baraj konusunda verdiğiniz mücadeleyi veremeyecekmiydiniz. Hani sabahlara kadar mecliste mücadele verdiğiniz baraj konusunun yarısı kadar da mücadele edemeyecekmiydiniz.
Yersen...
TUZ KOKTU
Bunlar yoldan çıkmaya çıktı da, bu gidişat memur ve emeklinin de psikolojisini altüst etti.
Biri bugün Maliye Bakanlığı önünde eylem yapacakmış, diğeri “Dik baş, tok karın, mutlu yarın” diye paylaşımlar yapıyor.
İkisi de Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na katılma sebebi olarak, yerel temsilcileri vasıtasıyla birbirlerini suçluyormuş. “Biz katılmasak onlar katılacaktı” gibi gerekçelerle kendilerini aklamaya çalışıyorlarmış.
Aman kimse bunları eleştirmesin! Dallarını kıranın ağacını kökten sökerlermiş.
Yahu, sendikal hareket tarihinde ilk defa tabandan gelen ortak bir istek oluştu:
“Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na katılmayın, bırakın, biz her sonuca razıyız; kararı TBMM versin. Siz de 3-4 ay daha sendikacılık marifetinizi gösterin, bizleri gündemde tutun. Muhalefetin de TBMM’de desteğiyle, ola ki iktidarın inadı kırılır.”
Bu kadar tabii bir isteğe dahi saygı duymadınız. Tabii, siz de haklısınız; 3-4 ay daha niye yorulasınız ki? Kaldı ki yukarıdan izin de alamadınız. Emir, talimat belli: “Oturun oturduğunuz yerde!”
Değerli memurlar, hepiniz çok yakından biliyorsunuz. Karar verme kabiliyeti ve iradesi olmayanlar sizi temsil ettikçe bu devran böyle devam edecektir. Bunların varlığı artık sizin için ciddi ciddi bir tehdit haline gelmiştir.
Hür-Sen olarak, adımızı “Hürriyet” olarak ilan etmemizin sebebi de budur. Hür olmadan hiçbir yere varılamaz.
👉 Karar ve irade sizindir.
Memurların ve öğretmenlerin sendikalarından istifaları e-devlet üzerinden olmalı tıpkı işçiler gibi. Tüm memurlar bunun gündemini yapmalı. O zaman her şey kolaylaşır. Şimdi bir öğretmen istifa etmek istese kurumunda olmadığı için istifa edemiyor. Okulların açılmasını bekliyor ve sonrasında birileri onu "ikna" ediyor ve istemese de o sendikada kalmaya devam ediyor
Memur-Sen ve Kamu-Sen hakem heyetine üye göndermeseydi memur ve memur emeklilerinin mali ve sosyal hakları TBMM'de belirlenecekti.
Sürecin TBMM'ye gitmesi durumunda;
📌 Taban maaşa artış 1000 TL'de kalmayacak ya 3 bin TL ya da 5 bin TL olacaktı.
📌 Oransal zam %11+7 değil en az öngörülen enflasyon oranının bir kaç puan üstü olacaktı.
📌 58 kazanım denen toplu sözleşme hükümleri geçici değil kanunlaşarak kalıcı hale gelecekti.
📌 Memur emeklilerine ödenmeye seyyanen zam sorunu çözüm bulacaktı.
📌 Sözü ve kararı verilen sorunlar TBMM gündemine taşınacaktı.
Hükümetin verdiğini kamu çalışanına anlatma misyonu yüklenmiş sözde sendikalar yüzünden tarihi fırsat heba edildi.
Teşekkürler Memur-Sen
Teşekkürler Kamu-Sen
@unipersen #MemuruSattınız
Ali Yalçın günün sonunda iktidar ne derse onu yapar.
Önder Kahveci günün sonunda MHP ne derse onu yapar.
Bu isimlerin yerine bu camialardan başka isimleri koyun aynı düzen devam eder.
Konfor alanları olan sendikacılık hayatı değişmediği sürece farklı birşey beklemek hayalcilik olur.
Bu insanlar bu makamlara gelebilmek için kendi içlerinde bile kim daha çok bu partilere yakını oynuyor.
Örnek Kamu Sen'de adaylık açıklaması kendi üye gücünden çok yakın ilişkide olduğu MHP'den geçer.Hangi İL'de ise oranın Milletvekili,il başkanı veya MHP Genel Merkezi'nden arka bulursan önün açıktır.
Ben her daim sizlere hep kitabın ortasından konuştuğum için bunları okuyan Kamu Sen'li,Memur Sen'li arkadaşlarım vallahi Hak'kı konuşuyor diyor.
İşte Türkiye'de bu sendikal düzende kaybeden memur oluyor.
Kazanan konfor alanları olan mutlu bir azınlık.
#MemuruSattınız
🔴Deniz Zeyrek’ten memurlara mesaj:
“Bana diyorsunuz ki memur maaşlarını unutturma, tamam da memur sendikaları ne güne duruyor? Önce siz kendi hakkınızı savunun.”
Zeyrek, milyonlarca memurun yandaş sendikalara destek vermesini sert sözlerle eleştirdi.
#MemuruSattınız