Kusura bakmayın ama ya özürlü, ya da mal dedikleri türden bunlar.
Tutuklanan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin gibilerin uçurunu finanse etmişler. Bir de utanmadan savunuyorlar.
Sevgilisi Sultan Acar'ın ifadesinde her şey döküldü ortaya:
-Kadını çalışmadığı şirketten sigorta yapmışlar.
-Milletin imkanları ile otellerde kalmışlar.
-Belediye şoförleri sevgilinin ihtiyaçları için koşuşturmuş.
-Kadına araba alınmış.
Daha neler, neler...
1️⃣Bütün görgü şahitleri "sabotaj" dediği halde neden soruşturulmadı?
2️⃣Cumhurbaşkanı ve Başbakan, neden başsağlığı bile dilemedi?
3️⃣10 aydır tanınmayan İsrail, neden Nuri Killigil'in toprağa verildiği saatlerde "acilen" tanındı?
4️⃣Bir işadamı hatta "Bakü Fatihi Gazi Paşa"nın cenazesine neden hiçbir yetkili katılamadı?
5️⃣İnfilak hakkında TBMM'de yapılan gizli oturum zabıtları 77 yıl geçtiği halde neden açıklanmadı?
6️⃣O dönemde Türkiye'de cirit atan; on binlerce Yahudiyi kaçak yollarla İsrail'e kaçıran hatta TSK depolarındaki silah ve cephaneyi gemilerle İsrail'e taşıyan Siyonist ajanlara karşı neden tedbir alınmadı?
🔴"Nuri Killigil Fabrikası infilakı adi bir olaydır" diyemiyorsak, (ki asla mümkün değildir) bu soruşturma neden açılmıyor?
🔻Unutmayalım, cezalandırılmayan hıyanet tekrarlanır! İşte belgeler:
https://t.co/u5O9dhaATn
🔴 Bir müptezelin görüntüleri üzerinden Ak Partililere yıllarca Pudra Şekerci dediler.
Etimesgut Belediyesi Başkan Yardımcısı Taylan Özgüven’in uyuşturucu madde kullandığı yönündeki ihbar üzerine yapılan soruşturma ve Verilen testin Adli Tıp raporunda, Özgüven’in saç örneğinde sentetik kannabinoid türü 5F-ADB ve MDMB-INACA uyuşturucu maddelerinin tespit edildi.
Bunlar da siyasete girmenin ön şartı uyuşturucu kullanmak mı?
Etimesgut Belediye başkanı Erdal Beşikoğlu ve diğer yardımcısınında uyuşturucu testi pozitif çıkmıştı.
BÖCEK'E DE ÖVGÜ ÜSTÜNE ÖVGÜ YAĞDIRMIŞ!
📌 Özgür Özel kimden övgüyle bahsettiyse, kime namusu kadar kefil olduysa altından hep başka hesaplar çıktı, hepsi de şu an yargı önünde hesap veriyor..!
Yıl 1933.
Türkiye o zaman 15 milyon nüfuslu. Yüzde 80’i köyde yaşıyordu.
Sadece Yüzde 5’i (800 bin nüfuslu) İstanbul’da ikamet ediyordu. İnanılmaz bir yoksullukla baş etmeye çalışıyordu köylüler.
Fotoğraftakiler İstanbul ve Ankara’nın bir eli yağda bir eli balda koketleri, züppeleri, ülkenin kaymağını yiyen sözde elitleri.
Milli mücadelede sırtında top ve mermi taşıyan cefakar köylü kadınları bir dilim ekmeği kemirir ve süpürge sapı kaynatırken yemek yerine, İngiliz işgalinde İstanbul’da kıçıyla fındık kıranlar Cumhuriyet’in de tüm nimetlerinden yararlanmaktaydı.
Eşi Binbaşı Derviş bey gibi Milli mücadele kahramanı olan Kara Fatma ise açlıktan bir Rus kilisesinin küçük ve soğuk odasına sığınmış, yanındaki torununa bakmak için sokaklarda dileniyordu. Ona çöpçülük işi bile verilmemişti.
Bu tür fotoğrafları dönemin modernizminin ve “gelişmişliği” nin simgesi olarak görüp iç çekmek, tarihin karanlık odalarına giremeyenlerin at gözlüğü.
https://t.co/O82TTatSlp
Gökçek ailesiyle ilgili “suç örgütü” şikayetinde bulunan Avukat Nadi Türkaslan, bir dönem Ankara’nın hızlı savcılarından biriydi.
Kamuoyu onu “Deniz Feneri” soruşturmasıyla tanıdı.
Soruşturma için Almanya’ya gitti, sanıyorum iki hafta Frankfurt’ta kaldı, binlerce sayfalık dökümanla döndü.
Yargıda onu tanıyanlar, bu dosyadan dolayı mı bilmiyorum ama Almanya’yla ilişkilerine hep şüpheli bakmışlar.
Az önce arayan yeni emekli bir hakim dostum açık açık söyledi.
Alman gizli servisiyle ilintili olduğunu düşünenler bile olmuş.
Bu konuda bilgim yok, ancak şu kadarını söyleyebilirim.
“Deniz Feneri” dosyası, Alman gizli servisinin Kanal 7 üzerinden Milli Görüş Faaliyetlerini Almanya’da tasfiye etmeyi ve operasyonu Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’a kadar uzatmayı amaçlıyordu.
Çünkü.
Türkaslan’ın 2011 Ocak ayında gizli servisin örtülü desteğiyle Almanya’dan Ankara’ya getirdiği klasörlerde bu niyet çok açık ifade ediliyordu.
Yeni bir Almanya menşeli hikayenin ana temasında yine Nadi Türkaslan var.
Tesadüf mü sizce?
@eminpazarci Hiç kimsenin içeri tıkılmasını gönül istemez ama bu olanlar sanki ayıplamakla geçiştirilemeyecek gibi. Bizler hasbi olarak mücadele ederken neden hesabi olanlar için bedel ödüyoruz ki ???