24 yaşındaki öğretmen Irmak Koparan’ın evinde ölü bulunması, sıradan bir adli vak’a veya basit bir “şüpheli ölüm” olarak geçiştirilemez: Bu bir intihar mıdır yoksa göz göre göre gelen, idari zorbalıkların ve liyakatsizliğin zemin hazırladığı sistemsel bir cinayet midir?
Ya Râb; sen bize bugünlerimizin, yarınlarımızın kurban edilmediği bayramları görmeyi de nasip eyle! “Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin.”
Ekonomik ulaşım insanların en temel haklarından sayılmalı; düşünün nerdeyse çeperi haline geldiğimiz şehr-i İstanbul’u gezme görme imkanı hiç bulamayan nice aile yaşıyor Sakarya’da. Bazı şeylerin lüks haline gelmesi üzücü gerçekten. @SezaiMatur
https://t.co/WbdWUFjdDd
Adapazarı Haydarpaşa hattı gittiğinden beri İstanbul’a ulaşım tam bir çile! Tren seferleri artırılacağına daha da azaltıldı. Ortalık tekelleşen firmalara kaldı. https://t.co/4J3Es3O0sK
Bozuk adalet yeter artık!
Acemi ellerle yuğurulan, iyi pişirilmemiş adalet yeter!
Yeter katıksız, kara kabuklu adalet!
Dura dura bayatlayan adalet yeter!
Bertolt Brecht, Halkın Ekmeği
Son yıllarda öğrencilere yönelik düzenlenen araştırma, teknoloji ya da proje odaklı yarışmalarda hırsın yarattığı sorunlarla karşılaştıkça ister istemez üzülüyoruz; oysa gençlere gösterdiğimiz ortam verdiğimiz mesaj olumsuz olmamalı ki onların hayal kırıklıklarını beslemeyelim!
Yarışma ve rekabet kültürü çoğu zaman birlikte gelişmeyi değil de birilerinin diğerlerini geçmesini teşvik ettiğinden bu tür süreçler her zaman beraberinde bir sürü sorun getirebiliyor.
Benim lise yıllarımın egemen kafası da elimizde Abdurrahman Dilipak kitaplarını ya da dönemin “hidayet romanlarını” görünce ortalığı ayağa kaldırırdı. Orada da mesele pedagoji değil ideolojiydi tabi ki. Oysa ne diyordu şair; “"Müsademe-i efkârdan bârika-i hakikat doğar.."
Bir imam hatip ortaokulunda öğrencilere Victor Hugo, Martin Heidegger, Zülfü Livaneli, Yaşar Nuri Öztürk, Caner Taslaman ve İhsan Eliaçık gibi yazarların kitaplarının yer aldığı liste dağıtıldığı iddiası ortalığı niye ayağa kaldırır? Tabi ki “çocukların yaşı” değildir mesele!
Pedagojik uygunluğu elbette tartışılır ama ortalığı ayağa kaldıran kafaların takıldığı bu değildir, kendi din anlatılarına “tehdit” hissettikleri “sakıncalı tezler” ile çocukların “akılları karışmasın” diye telaşlanmışlardır; düzen değişse de bazı kafalar değişmiyor işte!
Bugünün iktidarıyla sınıf atlayan ve artık bir dönem eleştirdikleri "monşer"lerin yerine kendi küçük monşerlerini yetiştirenler her ne kadar geride kalanları unutmuşsa da gerçek ortada duruyor: Bu eğitim sistemi yoksulları sadece daha da dezavantajlı kılacak şekilde işliyor!
Eğitim sistemimizin yeni kaosu: UDSP Yabancı Dil Yeterlilik Sınavı. Uluslararası diploma/sertifika programlarının uygulandığı okullarda öğrenim görmek isteyen öğrencilere şart koşuldu. Ne gerekçesi ne yönergesi ne uygulaması sağlıklı! Aileler için mis gibi bir kriz daha, bravo!
Yabancı dili daha 8. sınıfın sonunda çeşitli programlara erişiminin ön koşulu gibi koymak ne yazık ki eğitim sistemindeki eşitsizlikleri derinleştirmekten başka sonuç vermeyecek! Süreç bir kez daha yüksek gelir grubundan ailelerin çocuklarını avantajlı kılacak.
İsveç'in Malmö kentinde düzenlenen ve dünyanın en prestijli kapalı satranç turnuvalarından biri olan TePe Sigeman'da, genç büyükustamız Yağız Kaan Erdoğmuş, 4. turun sonunda tek başına lider konumda! Müthiş bir an, büyük heyecan. Bahtı açık, hamlesi stratejik olsun!
#tepesigeman
@SelmanD18 Ben de genel olarak beğendim; sahneyi kurmak ve hikayeyi derinleştirmek için uzattığı bazı bölümlerde yazarın zannettiği kadar katkısı olmayan kısımlar çıkarılsa çok daha başarılı bulurdum. Bir de dostuna iki değil de bir sorusu olmalıymış, ikincisi de gereksiz kısımlardan.
Türkiye’de eğitim sistemiyle ilgili kararlar genellikle pedagojik gerekçelere dayanmaz; önce politik kararlar alınır, sonra uygun bir pedagojik izah bulunur.
'Empati ve Sosyal Beceriler' diye bir ders zorunlu olacakmış. Birkaç yıl sonra “dersini de verdik ama niye hala bir düzelme yok” diye sorgulanır. Oysa ne okullar büyülü kutu ne de öğretmenler büyücü! Her sorunu ders çizelgesine eklemek de sihirli bir formül değil.