Mesela bugün tıp fakültesini kazananlara şimdiden doktor gözüyle bakıyorlar ama biz diplomamızı aldığımız halde atanamadığımız için öğretmen olarak görülmüyoruz
Bugün 50 bin öğretmen ataması duyursanız en iyi ihtimalle 2028'in Mart ayında göreve başlayacaklar. Tam da seçim öncesine denk geliyor. Seçim öncesinde tarihin en büyük öğretmen atamasını yapmaya ne dersiniz @Akparti ? #AGSÖğretmenleri50bin
Yıl olmuş 2026 ve İstanbul gibi bir yerde en az 30.000 öğretmen ihtiyacı var. 4 yıl önce yapılan öğretmen atama sayısı 45 binken son 3 yılda toplam 45 bin öğretmen atandı. Neredeyse 90 bin kadar bir atama kırpıldı. Öğretmen atamaları seçime göre planlanamayacak, ücretli öğretmenlerle tasarruf edilemeyecek kadar önemli bir konudur.
#AGS50BinHakkımız
Öğretmenlerin birlik olmaya ihtiyacı var. Her öğretmenin kendine göre derdi var. Kimisi memleketine tayin olamıyor kimisi mobbinge uğruyor kimisi akademi saçmalıklarıyla uğraşıyor kimisi atanamıyor. Tüm öğretmenler birleşip her soruna ortak tepki koysalardı bugün dertleri azalırdı. Maalesef o kadar bölünüyoruz ki mücadele sonuç vermiyor. 2023 mülakat mağdurları için ciddi anlamda mücadele eden 200 kişi yoktur, 2024 KPSS için onlarca branş kıyıma uğradı ama meydanda 1.000 kişi toplanamadı, 2025 AGS tarihin en düşük atamasıydı ama tek bir etkinlik yapabildi o da ortak etkinlikti. 2026 yılı için 50 bin atama isteniyor ama 2023 2024 2025 sadece seyrediyor. Biz yandık onlar da yansın diyor. Sıralamalar 15 gün sonra açıklanır ve artık mücadele edenler de kenara çekilir. Yapmayın böyle arkadaşlar. Hep birlikte mücadele edin. Atamanın az olması Uzem'cilere yarar. Size yarayan atamaların çok olmasıdır. 50 bin atama hâyâl gibi gözükse de çok değil 3 sene önce tek seferde 45.000 kişi atandı. Neden tekrarı olmasın?
Akademilerde öğretmenlere eğitim vermeyi mi amaçlıyorsunuz yoksa rica minnet birilerini eğitim vermeye getirtip öğretmenleri çileden çıkarmayı mı?
Bana gelen mesajı aynen paylaşıyorum @afarici
Derslerimiz Nato haftasından sonra başladı o hafta Eğitim Sürecinin Yönetimi dersimiz boştu.Bir sonraki hafta salı günü ilk saatimiz bu dersti ve yeni bir hoca geldi. 5 dakika geç kaldım beni derse aldı fakat 6. dakika geç kalan hocamızı açıklama yaptırmadan bir sonraki derste görüşelim diyerek sınıfa almadı. Bu şekilde 5 kişi derse giremedi. Mevzuata göre dersin 1/3 ünde girme hakkımız olmasına rağmen.. Yoklamanın sıkıntığı olduğunu söyleyince ders bitiminde arkadaşlarınız gelip imza atsınlar dedi.Ders sürecinde ‘rıza minnetle geldim’ şeklinde konuştu. İsteyerek gelmediğini belirtti. Akademiye dair hiçbir bilgisi yoktu, ders saatlerini, teneffüs saatlerini bizlere sordu. Tahtaya adı soyadı ve orcid numarasını yazdı. Sınıfta sadece Gazi Üniversitesinden gelenleri sordu geri kalan kısmı önemsemedi. Bir sonraki ders için makale gönderdi okuyup gelmemizi istedi. Konuşma havası tam bir despot şeklindeydi ve ilk dersi öyle tamamladık.Bir sonraki ders kendisi 20 dakika geç kaldı bizden geç kalan olmadı o ders.Sınıfa girer girmez bir video açmak istedi.Nasıl yapılacağını bilmiyordu, linkleri nasıl açacağını sordu biz de whatsapptan diyince kvkk dan dolayı ben açamam siz açın dedi. Sonra youtube üzerinden açılabileceğini de söyleyince ‘açın o zaman’ dedi. Videoyu açtık izliyoruz ama video bir akademik konuşma ve hiçbir şey anlaşılmıyordu. İlerleyen dakikalarda kendi kulaklıklarımızla dinlemeye başladık izin alarak. Teneffüs vakti gelince bir arkadaşımız bunu defalarca söylemesine rağmen çünkü hocamız bizim sorularımızı önemsemiyor en sonunda o arkadaşımıza ‘çık o zaman’ dedi ve herkes çıkmaya başladı.Diğer ders vaktinde bize sınavda sorumlu olacağımızı söylediği iki kitabın pahalı olduğunu, ders içeriğine nasıl ulaşacağımızı, sınavda kitabın hangi bölümlerin sorumlu olduğumuzu sorunca ‘sadece ödül bekliyorsunuz, sınav önemli sizin için’ şeklinde tepki aldık. Konuşmalar sürdü ve bi anda ‘ alamayacak durumdaysanız yazın’ dedi ve bir şeyler yazdırmaya başladı. Hızlı hızlı aklına gelenleri yazdırdığı için kimse yetişemedi ve söylediği hiçbir şeyi yazamadı.Kendimizi açıklamaya çalıştıkça hocamız bizi daha da yanlış anlayıp tahtaya 3 soru yazdı ve sınav sorularınız buyrun dedi. Ardından bizlere ‘sizi sınavda hallaç pamuğu gibi sallıyım da görün’ şeklinde bir ifade de https://t.co/jUGKyjzHaR bunu istemediğimizi belirttik ve yine kendimizi açıkladık. Hocamızın kendisinin bir şeyler anlattığını (ilk ders anlatılmadı) düşünüp bizim sınavı sormamıza sinirlendiğini anladık. Bu durumdan sonra özür diledi ve ‘zaten tahtaya yazdıklarımı sormayacaktım’ dedi. Bu ana kadar kimsenin sözünü dinlemeyip söz hakkı tanımıyordu. Dersi bu şekilde tamamlayıp bütün sınıf müdür yardımcısına şikayete gittik. Bizlere önermiş olduğu kitap sahibinin ve videosunu izlettiği kişinin babası olduğunu kendimiz öğrenmiştik. Bunları ve sınıfta oluşan ortamı müdür yardımcımıza anlattık ve çözüm sağlanacağını söyledi. Gün içinde akşama doğru bizlere dersle alakalı slaytlar geldi ve hocaya ait olmayan slaytlardı. Bir sonraki hafta ilk dersimizde hocamız slaytta yazılan şeyleri okuyup yazmamızı bekliyordu. Çoğu kişi bunun farkındaydı ve yazmadı. Açıkçası bize olan üslup ve tavırlarından oldukça rahatsız olduk. İdare ile defalarca görüşmemize rağmen bir sonuç alamadık. Dersinde bir öğretmen arkadaşımız kendini tutamadı ve ağladı bir başka arkadaşımız fenalaştı. Bu yoğun baskıda daha fazla iletişim sağlayamıyoruz. Sizin de paylaşarak bize destek olmanızı istiyoruz. Sınıfta birçok yaşanan durum var ben çok az bir kısmını yazabildim. Telefonla da görüşebilirsek devamını anlatabilirim hocam.
Akademiye atanan 10.000 öğretmenimizin yaklaşık olarak %20'siyle görüştüm ve şu sonuçlara vardım:
Milli Eğitim Akademisinde dört dönem süren eğitim süreci öğretmenlerimiz için maddi ve manevi olarak sürdürülemez bir hâl almıştır. Aldıkları 36.000 TL'lik maaşın çok büyük bir kısmı doğrudan yurt ücretlerine gitmekte, öğle yemeği ve diğer temel yaşam masrafları dahi karşılayamamaktadır.
Bu ağır maddi zorlukların dışında her gün gidiş ve dönüş olmak üzere yolculuk yapmak öğretmenlerimizi fiziksel olarak tamamen tüketmektedir. Tüm bunların üzerine sınavların tamamen ezbere dayalı ve son derece zor hazırlanması, yaşadıkları stresi artırarak öğretmenlerimizi psikolojik olarak da derinden yıpratmaktadır.
Barınma, beslenme, ulaşım ve eğitim ortamındaki bu ağır mağduriyetler göz önüne alınarak daha verimli bir mesleki hazırlık süreci geçirebilmeleri için akademi eğitim süresinin 3 döneme düşürülmesini saygılarımla arz ederim. @tcmeb
Sayın @afarici ;
Bir akademide başkan yardımcınız eğitim süreci kanun gereği 4 dönem olmak zorunda demiş.
7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu - MADDE 8:
(3) Hazırlık eğitiminin süresi dört dönemdir. Bu süre, öğretmen adayının mezun olduğu yükseköğretim programına göre üç dönem olarak uygulanabilir.
Ayrıca daha önceki açıklamış olduğunuz programda 3 dönemin programı hazır.
Akademinin 3 döneme düşürülmesi için çalışmalarınız varsa en yakın zamanda bunu duyurmanızı ve 2026 AGS sürecinin başlamasını bekliyoruz.
Neden 50 bin atama şarttır? Sadece tek bir ilden örnek vereyim:
İstanbul gibi bir yerde ilkokullarda sınıf mevcutları 40'ın üzerinde olmasına rağmen 30 binin üzerinde açık vardır. Büyük bir ikinci il dışı yer değişikliğiyle Doğu illerinde çalışan kişilerle İstanbul açığı kapatılabilir ve 50 bin kişi yer değişikliği yapan kişilerin yerine atanabilir. İstanbul'un açığı yer değişiklikleriyle kapatılamazsa yeni atama buraya yapılabilir. İstanbul bizim için ayrı önemlidir. Çok kalabalık bir şehir olduğu için eğitimsiz bir metropol tehlikelidir. Buralar ücretli öğretmenlerle geçiştirilmemelidir.
#AGS50Binatama
Son 12 yıla baktığımızda yılda ortalama 5 binden fazla sınıf öğretmeni atanmıştır. Emekli olanlara baktığımızda yüzde 30'undan fazlasının sınıf öğretmeni olduğunu görürüz. 10 bin 15 bin gibi sayılarda verilebilecek 5.000 altında sınıf öğretmeni kontenjanı ülkedeki sınıf öğretmeni açığını kapatmayı geçtim bir ildeki (İstanbul) sınıf öğretmeni açığını bile kapatamayacaktır. Diğer branşların da düşük kontenjanlarla mağduriyet yaşamaması adına AGS ataması ilk alımda 20 bine çıkarılmalı ve sınıf öğretmeni atama sayısı minimum 5.000 olmalıdır. @tcmeb
#MaliyeAGSyeAdil20Bin
Ülkemizde 1 tane bile ücretli sınıf öğretmeni olmaması gerekirken maalesef sadece İstanbul'da bile 5.000'den fazla sınıf öğretmeni vardır. Doğum artış hızının düşmesi hiç çocuk doğmuyor anlamına gelmiyor. Bugün İstanbul'a gittiğinizde sınıf mevcutlarının 50'ye dayandığını görürsünüz. Avrupa'nın kıskandığı İstanbul'a bakın! Bir sınıfta 40'ın üzerinde öğrenci varsa o sınıfta sınıf öğretmeninin verimli olması beklenemez. 5 bin sınıf öğretmeni atasanız bu sayı sadece İstanbul'a yetmez. Öğretmen atama sayısının en yüksek düzeyde yapılmasını ve sınıf öğretmenliğine de en az 5.000 alımın olmasını bu ülke için geleceğe yatırım olarak görüyoruz. Aksi hâlde İstanbul'da bir nesil verimsiz eğitimle körelecek.
2026 AGS ile minimum 10 bin, maksimum 15 bin öğretmen alınacağını düşündüğümü dile getirmiştim.
Kulislerde de bu rakamlar konuşuluyor.
Fakat 10 bin veya 15 bin hiçbir yaraya merhem olmayacak.
Öğretmenlerin talebi 2026 AGS ile 50 bin atama… #AGS50binkontenjan
Eğitimin geleceği, güçlü bir öğretmen kadrosuyla mümkündür.
Sayın @tcmeb, okullarımızdaki öğretmen ihtiyacı, norm açıkları ve binlerce atama bekleyen öğretmen adayı göz önüne alınarak 2026 AGS kapsamında en az 50 bin öğretmen kontenjanı ayrılmasını talep ediyoruz.
Bu sadece atama bekleyen öğretmenlerin değil, öğrencilerimizin de geleceği için önemli bir adımdır.
#AGS50binkontenjan
Öğretmen atamaları neden 10-15 bin atamalara düştü? 2022 yılında 45 bin öğretmen atandı. Bir sonraki yıl 20 bin, ondan sonraki yıl 15 bin, ondan sonraki yıl 10 bin atama yapıldı. Bunlar kabul edilebilir sayılar değil. 2026 AGS ile en az 20 bin atama yapılması gerekir. @tcmeb
Atanan öğretmen de mağdur, atanacak öğretmen de mağdur, atanmayan öğretmen de mağdur.
2022 atamasından sonraki 3 dönem sadece 45 bin öğretmen atandı. Oysa açık 100 binin de üzerinde.
2026 AGS'ye girecek kişiler yine 10 bin mi verilecek diye tedirgin
2025 AGS'ye giren kişiler 10 bin atama çok az diye kızgın
2024 KPSS'ye giren ve derece yapan kişiler ataması yapılmadığı için kırgın
2023 Mülakat Mağdurları ellerinden hakları alındığı için bitik
Atanmış öğretmenler plansızlıklar sonucu yapılan RESEN atamalardan dolayı tükenmiş
Tüm mağduriyetleri eklesek karakter (X'te) yetmiyor, bir mağduriyeti atlasak karakter (bizdeki) el vermiyor.
En kısa sürede tüm mağduriyetlerin giderilmesi gerekmektedir. Karnelerin arkasındaki Atatürk'ün çıkarılması geçen senenin konusuydu. Bu seneki gündemimiz MAAŞLAR ve ATAMA MAĞDURİYETİ
Akademi için çoğunlukla Ankara ve İstanbul belirlenmiş. Burada da konaklama yok. Öğretmene 30 bin TL maaş verip hem yemesini hem de barınmasını bu fiyata sağlayacağını düşünmek akıl tutulmasıdır. Zamanında sistemde dalga geçiyorduk, bir tek hayatta kalma mücadelesine sokmadığınız kalmıştı diye. Sağ olun ondan da eksik kalmadınız. Akademi'de hayatta kalan atansın!
Röportajı değerlendirmek için dinlemeye başladım. Açılışta Zafer Şahin'in "hocam" demesi üzerine bakanın "Hocam dediğiniz için teşekkür ediyorum. Asli işimiz bu öğretmenlik. Dolayısıyla bu şekilde hitap edilmesi beni çok mutlu ediyor." dedi. Bu ülkede her türlü mesleğe ücretli öğretmenlik adı altında öğretmenlik hakkı tanındığı için kendisini öğretmen olarak görmesi çok doğal. Konuşmanın ilerisindeki Neşet Ertaş örneğini çok merak ediyordum. Gerçekten de böyle bir değerimize 140 TL'lik ders ücreti mi değer biçilecekti? Bir yerde de sanırım eğitim fakültelerinin bilim insanı yetiştirdiğini söylemiş. Sayın bakanım sizlerden rica ediyorum:
Eğitim Fakülteleri bakanlığınız döneminde toplam kaç mezun vermiş ve bunlardan kaçı öğretmen olarak atanmış, kaçı bilim insanı olmuş? Lütfen bu veriyi bizimle paylaşır mısınız? Mezun olanların %10'unun bile ataması yapılmıyor. Geri kalan %90'lık kısım tamamen işsiz. Bu ülkede yüksek lisans yapmanın sebebi bile atanamamak. Polis olmanın sebebi bile atanamamak. Öğretmenler o kadar çaresiz bırakıldı ki marketlerdeki kasiyerlerin eğitim seviyesi atama bekleyen öğretmenler dolayısıyla lisansa yükseldi. İnşaatlarda birçok atama bekleyen öğretmene rastlayabilirsiniz. 30-40-50 bin atamalardan 10 bin atamalara düşmeyi kendi bakanlığınıza yakıştırıp bunu da nüfus artış hızındaki düşüşü bahane ederek hemen öğretmen ihtiyacını kapayım da sonra hiç mi öğretmen almayayım diyorsanız sizlere daha ne diyebiliriz ki? Bu ülkede 10 yılda 400 bin öğretmen atanmasına rağmen 10 yıldan beri öğretmen açığı 100 binlerde. 10 bin 10 bin atayarak öğretmen açığı bitmeyi geçtim artırırsınız. Ayrıca nüfus artış hızı öğretmen fazlalığı oluşturmayacak. İlkokullarda 40 olan sınıf mevcudunu 30'lara düşürecek. Bu da seneler sonra olacak. Sınıf mevcutlarındaki kalabalıklığın ortadan kaldırmayı siz başaramadınız, sağ olsun gelecekteki velilerimiz sağladı. 400 binden fazla atama bekleyen öğretmen varken 10 bin öğretmen ataması yapmak bir tasarruf politikası değil ayıbın ta kendisidir.