İran güvenlik güçleri, Rojhilat’ın Sine kentinde Kürt fotoğraf sanatçısı Mehdi Tevekkoli’nin aracına ateş açtı.
Olayda Tevekkoli, annesi ve kız kardeşi yaşamını yitirdi.
Güvenlik güçleri aileyi tehdit ederek basına herhangi bir açıklama yapmamalarını istedi.
Me bi xemgînî bihîstiye ku neviyê Şêx Seîd Efendî, Birêz Hesen Basrî Firat çûye ber dilovaniya Xwedê. Serê miletê me, malbata wî û hezkiriyan sax be. Cihê wî Bihuşta ebedî be.
@ixbaran_683219q@drgewran Geçmiş olsun , öncelikle şifa diliyorum. Nedir bu yaşadığımız, bir illüzyon falan olabilir mi? zira Kürt uzamında hiçbir şeyin ayağı yere basmıyor, ne dersiniz?
Uzun bir süredir sağlık sorunları sebebiyle YouTube kanalımdaki yayınlara ara vermiştim. Yarın tekrar başlayacağız. Çok fazla girdisi-çıktısı var olup bitenlerin. Gündeminizde ne var? Neler konuşalım?
Bi xemgîniyeke mezin me agahiya şehadeta neh pêşmergeyên Komeleya Şoreşgeran li bajarê Silêmaniyê, di encama êrîşa rejîma Îranê dema ku li ser erkê xwe bûn, bihîst. Em careke din her êrîşa ku ewlehî û aramiya Herêma Kurdistanê dike armanc, şermezar dikin.
Em sersaxiyê ji hemû malbatên şehîdan, rêverberiya Komeleya Şoresgeran û gelê me yê Kurd li Rojhilatê Kurdistanê re dixwazin.
Xwedê şehîdan bi rehma xwe şad bike û ji birîndaran re şîfaya lezgîn dixwazin.
Mîrê miletê xwe, pêşengê zimanê xwe bû. Ronahiya hizra wî, wê riya me her tim ronî bike. Salvegera koça wî de, em ked û kesayeta Celadet Elî Bedirxan bi rêzdarî bibîrtînin.
Bu arada İsrail'e karşı "bölge halklarıyla" birlikteliği savunan, (Yahudiler bölge halkı değilmiş gibi) dünyanın bu en boş röportajının Kürtlerin gündemine sokulduğu gün,
Kürtlerin 9 şehidi vardı.
Tam 9 evladımızı katletti bugün İran.
'halklar" denilen İran!
"Bölge halkları"!
💥️ Ahsen Hasani, geçen hafta bahçelerinden Dereke köyüne dönerken İran sınır muhafızlarınca vurularak öldürülen çocuğun babası, olay yerine giderek yaşananları anlattı.
Ahsen Hasani'nin kendisi de aynı gün o suçlu güçlerin açtığı ateş sonucu bacağından yaralandı.
1938'in gizli iskan planı, Kürt nüfusunu parçalamak için 100bin göçmen.
--
6 Eylül 1938 tarihli ve 6/3775 sayılı gizli yazıya cevaptır.
Doğu illerindeki “Kürtlük meselesinin” kökünden çözülmesi ve bu amaçla bölgeye Türk göçmenlerin yerleştirilmesi gerektiğine ilişkin Genelkurmay Başkanlığının 3 Eylül 1938 tarihli şifreli yazısı ile bu konudaki görüşleri, Bakanlığımızın öteden beri takip ettiği ve gerçekleşmesini istediği Doğu iskân politikasına tamamen uygun bulunmuştur.
Doğu’da Türk nüfusunun, Türk dilinin ve kültürünün yoğunluğunu artırmak; demiryolu hatlarının güvenliğini, kamu düzeninin devamlılığını ve aynı zamanda ekonomik ve tarımsal kalkınmayı sağlamak; geniş bir alana yayılmış durumda bulunan Kürt dili ile Kürt nüfus yoğunluğunu parçalamak amacıyla:
Sivas–Erzurum demiryolu güzergâhına 25.000 kişi, Elazığ ve Bingöl illerinin uygun ve verimli bölgelerine 25.000 kişi, Mardin ve Siirt illeri hariç olmak üzere Diyarbakır ili ile neredeyse boş durumda olduğu belirtilen Van Gölü havzası ve Erciş–Bargiri–Havasor bölgelerine 50.000 kişi yerleştirilmesi planlanmıştır.
Böylece Yugoslavya, Romanya, Bulgaristan ve diğer yerlerden getirilecek göçmenlerden, 20.000 aileden oluşan toplam 100.000 kişinin Doğu’nun bu bölgelerine yerleştirilmesi için altı yıllık bir program hazırlanması amacıyla Birinci, Üçüncü ve Dördüncü Umumi Müfettişliklerle yazışmaya başlanmış ve gerekli talimatlar verilmiştir.
--
The General Staff’s encrypted memorandum dated 3 September 1938, which stated that the “Kurdish question” in the eastern provinces should be resolved at its roots and that Turkish immigrants should be settled in the region for this purpose, together with the views expressed therein, was considered fully consistent with the eastern settlement policy that our Ministry had long pursued and wished to see implemented.
The aim was to increase the concentration of the Turkish population, language, and culture in the East; to ensure the security of railway lines, the stability of public order, and economic and agricultural development; and to break up the widely dispersed concentration of the Kurdish language and Kurdish population.
Accordingly, it was planned to settle 25,000 people along the Sivas–Erzurum railway route, 25,000 people in suitable and fertile areas of the Elazığ and Bingöl provinces, and 50,000 people in Diyarbakır Province—excluding the provinces of Mardin and Siirt—as well as in the Van Lake basin, described as being almost entirely empty, and in the districts of Erciş, Bargiri, and Havasor.
Thus, correspondence was initiated with the First, Third, and Fourth Inspectorates-General, and the necessary instructions were issued for the preparation of a six-year programme to settle a total of 100,000 people, comprising 20,000 immigrant families to be brought from Yugoslavia, Romania, Bulgaria, and other places, in these regions of the East.