Açıktan FETÖ’cüler kamuoyu yoklaması çekiyor diyor okudum. İçeride kalan kılık değiştirenler, yardım ve yataklık edenler, farklı cemaat ismiyle benzer şeyleri yapanlar zindanlarda çürüyene kadar bana rahat yok. ABD beslemeleri yılda bir kez tatilde Türkiye’ye gelmek istiyor diye yaptıklarını unutturamazlar. Tüm ABD beslemeleriyle beraber daha beter olursunuz umarım. Neo-Osmanlıcılık herkesin iştahını kabartıyor. Tıpkı Sevr gibi.
FETÖ Terör Örgütü Elebaşının öz yeğeni Ebu Seleme Gülen, Darbenin 10. yılında, “PRANGA” başlığıyla ilginç bir video paylaştı. FETÖ içerisinde bölünmenin başladığı yorumlanıyor.
“Kalbimiz masum hayatların vebaliyle prangalı.
Umutlar vaatlerin gölgesinde çürüdü, ömürler bitti.”
solun domine ettiği emek, kadın, çevre mücadelesi alanlarına provokatif bir şekilde müdahale edip "burada da bizim borumuz ötecek" mesajı vermeye çalışan istiklal kadınları şeysinin nato zirvesi sürecinde kuzuların sessizliğine bürünmesi... her şey o kadar net ki.
Çünkü savaş dönemi barış, barış dönemi savaş consigliere'i olmaz
İmamoğlu, bu konjonktürün consigliere'i değildi. Masaya çıkıp tepinseniz de, kâh coşkulu kâh histerik tweetler atsanız da, Kemal Paşa ile eş tutsanız da, değil. Hiç olmadı.
Nevşin Mengü: “Ben NATO’cuyum kardeşim! Var mı! Ben emperyalist katillerin, binlerce çocuğu katledenlerin, pedofili sapıkların yönettiği ve dünya halklarına kan kusturmak ve emperyalist kapitalist merkezlerin güvenliği için yeniden dizayn ettiği gücün uşaklığını yapmaktan yanayım.
Yılların gazetecisiyim, aptal değilim, NATO’un ne olduğunu biliyorum. Daha açık ifade edeyim; ben Türkiye’nin, kanlı darbeler tezgahlayan, katliamlar yapan, ABD ve diğer batılı emperyalistlerin sömürgesi olmayı reddeden ülkelerin üstüne bombalar yağdıran, Türkiye’de olduğu gibi dünyanın pek çok yerinde devrimci ve bağımsızlıkçı güçleri ve işçi hareketlerini bastırmak için gladyo ve kontrgerilla tarzı faşist örgütlenmeleri bizzat eğitip yöneten ve daha kuruluşunda merkezinde ve başında bu işlerin ustası olan eski Nazi generallerinin olduğu NATO’nun ileri karakolu olmaktan yanayım. O kadar!”
23 Sentlik Asker
Mister Dalles,
sizden saklamak olmaz,
hayat pahalı biraz bizim memlekette.
Mesela iki yüz gram et alabilirsiniz, koyun eti,
Ankara'da 23 sente,
yahut iki kilo kuru soğan,
yahut bir kilodan biraz fazla mercimek,
elli santim kefen bezi yahut,
yahut da bir aylığına
yirmi yaşlarında bir tane insan.
erkek,
ağzı burnu, eli ayağı yerinde,
üniforması, otomatiği üzerinde,
yani öldürmeğe, öldürülmeğe hazır,
belki tavşan gibi korkak,
belki toprak gibi akilli
belki gençlik gibi cesur,
belki su gibi kurnaz
(her kaba uymak meselesi) ,
belki ömründe ilk defa denizi görecek,
belki ava meraklı, belki sevdalıdır.
Yahut da aynı hesapla Mister Dalles
(tanesi 23 sentten yani)
satarlar size bu askerlerin otuz beşini birden
İstanbul'da bir tek odanın aylık kirasına,
seksen beş onda altısını yahut
bir çift iskarpin parasına.
Yalnız bir mesele var Mister Dalles,
herhalde bunu sizden gizlediler:
Size tanesini 23 sente sattıkları asker
mevcuttu üniformanızı giymeden önce de,
mevcuttu otomatiksiz filan,
mevcuttu sadece insan olarak
mevcuttu, tuhafınıza gidecek,
mevcuttu hem de çoktan mı çoktan,
daha sizin devletinizin adı bile konmadan.
Mevcuttu, işiyle gücüyle uğraşıyordu,
mesela, Mister Dalles,
yeller eserken yerinde sizin New-York'un,
kurşun kubbeler kurdu o
gök kubbe gibi yüksek,
haşmetli, derin.
Elinde Bursa bahçeleri gibi nakışlandı ipek.
Hali dokur gibi yonttu mermeri,
ve nehirlerin bir kıyısından öbür kıyısına
ebemkuşağı gibi attı kırk gözlü köprüleri.
Dahası var Mister Dalles,
sizin dilde anlamı pek de belli değilken henüz,
zulüm gibi,
hürriyet gibi,
kardeşlik gibi sözlerin,
dövüştü zulme karşı o,
ve istiklal ve hürriyet uğruna
ve milletleri kardeş sofrasına davet ederek,
ve yarin yanağından gayri her yerde,
her şeyde,
hep beraber,
diyebilmek için,
yürüdü peşince Bedreddin'in
O, tornacı Hasan, köylü Mehmet, öğretmen Ali'dir.
Kaya gibi yumruğunun son ustalığı:
922 yılı 9 eylülüdür.
Dedim ya Mister Dalles,
Herhalde bütün bunları sizden gizlediler,
ucuzdur vardır illeti.
Hani şaşmayın,
yarin çok pahalıya mal olursa size,
bu 23 sentlik asker,
yani benim fakir, cesur, çalışkan, milletim,
her millet gibi büyük Türk milleti.
@harfzen023@firatfstk Hadi oradan o dediğin kitle şu anda tatilde utangaç NATO’culuk yapıyorlar. Samimi olmak için daha ne yapalım. NATO’nun girilemez ilan ettiği bölgeye girdik.
Ey ahâlî-i İstanbul,
İçinde bulunulan hâl-i nâzik hasebiyle, şehrimizde bulunan işgal kuvvetleri efrâdına karşı sükûnet, nezâket ve itidâl üzere hareket olunması ehemmiyetle ihtâr olunur.
Çarşıda, pazarda ve mahallât içinde işgale dair münâsebitsiz, kırıcı ve tahrik edici söz sarf olunmaması; asâyiş ve intizâmı ihlâl edecek ahvâlden katiyen ictinâb edilmesi rica olunur.
Cümle ahâlînin emr ü tenbîhâta riayetle vakâr ve sükûnetini muhafaza etmesi; Devlet-i Aliyye’nin haysiyet ve itibarına gölge düşürecek ahvâl ve ef‘âlden sakınması ilan olunur.
Ey ahâlî-i İstanbul,
İçinde bulunulan hâl-i nâzik hasebiyle, şehrimizde bulunan işgal kuvvetleri efrâdına karşı sükûnet, nezâket ve itidâl üzere hareket olunması ehemmiyetle ihtâr olunur.
Çarşıda, pazarda ve mahallât içinde işgale dair münâsebitsiz, kırıcı ve tahrik edici söz sarf olunmaması; asâyiş ve intizâmı ihlâl edecek ahvâlden katiyen ictinâb edilmesi rica olunur.
Cümle ahâlînin emr ü tenbîhâta riayetle vakâr ve sükûnetini muhafaza etmesi; Devlet-i Aliyye’nin haysiyet ve itibarına gölge düşürecek ahvâl ve ef‘âlden sakınması ilan olunur.
1918’de İstanbul işgal altındayken senin gibiler halka böyle çığırkanlık yapıyordu:
Ey ahâlî-i İstanbul,
İçinde bulunulan hâl-i nâzik hasebiyle, şehrimizde bulunan işgal kuvvetleri efrâdına karşı sükûnet, nezâket ve itidâl üzere hareket olunması ehemmiyetle ihtâr olunur.
Çarşıda, pazarda ve mahallât içinde işgale dair münâsebitsiz, kırıcı ve tahrik edici söz sarf olunmaması; asâyiş ve intizâmı ihlâl edecek ahvâlden katiyen ictinâb edilmesi rica olunur.
Cümle ahâlînin emr ü tenbîhâta riayetle vakâr ve sükûnetini muhafaza etmesi; Devlet-i Aliyye’nin haysiyet ve itibarına gölge düşürecek ahvâl ve ef‘âlden sakınması ilan olunur.
1918 İstanbul işgal altındayken halka şu şekilde çığırtkanlık yapıyorlardı:
Ey ahâlî-i İstanbul,
İçinde bulunulan hâl-i nâzik hasebiyle, şehrimizde bulunan işgal kuvvetleri efrâdına karşı sükûnet, nezâket ve itidâl üzere hareket olunması ehemmiyetle ihtâr olunur.
Çarşıda, pazarda ve mahallât içinde işgale dair münâsebitsiz, kırıcı ve tahrik edici söz sarf olunmaması; asâyiş ve intizâmı ihlâl edecek ahvâlden katiyen ictinâb edilmesi rica olunur.
Cümle ahâlînin emr ü tenbîhâta riayetle vakâr ve sükûnetini muhafaza etmesi; Devlet-i Aliyye’nin haysiyet ve itibarına gölge düşürecek ahvâl ve ef‘âlden sakınması ilan olunur.
NATO, Türkiye için güvenlik değil, giderek büyüyen jeopolitik risk üretmektedir.
7-8 Temmuz 2026 Ankara NATO Zirvesi, Türkiye açısından tarihî bir eşiktir. Çünkü bugün Türkiye’nin güvenlik haritası ile NATO’nun tehdit haritası artık örtüşmemektedir.
NATO Rusya, İran ve Çin’e karşı cephe hattı örerken Türkiye’nin asıl tehditleri güneyindedir. Suriye’nin kuzeyi, Doğu Akdeniz, Ege, KKTC, Mavi Vatan ve İsrail merkezli yeni kuşatma jeopolitiği her geçen gün büyümektedir.
Bu makalede Türkiye’nin NATO üyeliğinin yarattığı riskleri ele alıyorum. Türkiye savaş ve barış kararını hiçbir emrivakiye, hiçbir sahte bayrak senaryosuna, hiçbir dış komuta zincirine bırakmamalıdır.
Cumhuriyetin ikinci yüzyılında başkalarının jeopoltk hırslarının aracı ve güvenlik mimarisinin ileri karakolu olamayız. Atatürk’ün tam bağımsızlık çizgisine dönerek kendi millî güvenlik mimarimizi kurmaktan başka seçeneğimiz yoktur.
Ekonomik bağımsızlığın bedeli ağır olabilir. Ancak jeopolitik bağımlılığın bedeli her zaman daha ağırdır.
https://t.co/iBfAVUln92