◾️İktisatçı Bayram Başaran:
“8 yıl süren kriz yok. 2001 krizi 6 ayda çözüldü.
Şimdi niye çözülmüyor? Bilinçli olarak kontrollü fakirleşme yapıyorlar ki insanlar onlara mahkûm olsun.”
Aç bırak, itaat etsin; cahil bırak, biat etsin.
Müge Anlı'ya dün bir adam çıkmış.
Adam
- Kendi kızlarına cinsel tacizde bulunmuş,
- 4 yaşındaki üvey kızı Emine Yıldırımcan'ı istismar edip öldürmüş ve cesedi tespih makinesiyle parçalara ayırarak çöpe attırmış ve hapse girmiş.
- Bu suçlardan toplam 52 yıl ceza almış ama ne hikmetse salıverilmiş ve şu an dışarıda serbest dolaşıyor.
Öz kızı yayına bağlanıp "Bu adam katil be tecavüzcü ama aramızda dolaşıyor, dikkat edin" diye feryat ediyor.
Bunlar kader mahkumu falan değil birer aşağılık şeytan.
Bu kızlar şimdi nasıl rahat etsin, travmalarını nasıl aşsın.
Tepkimi göstermek için insani bir cümle bulmakta zorlanıyorum.
11 yıllık bir inşaat mühendisi ve müteahhit olarak, sektörümüzdeki en büyük sorunun bilgi ya da mevzuat eksikliği değil, ahlak ve iş etiği problemi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Alüminyum Fosfitten aileler yok olur,
13 yaşındaki çocuk tecavüze uğrar, Eczacı kız eczane önünde cinsel saldırıya uğrar,
Trafikte aşağı inen magandalar terör estirir,
Yemekten onlarca insan zehirlenir,
Gencecik bir insan yavrusu kuduzdan ölür.
Ulan resmen Hindistan olduk.
Yeter artık insanca bir yaşam yaşayalım
Erciyes Üniversitesi öğrencileri eylem yapmasın diye polis yığmışlar. Bu çok güçlü güvenlik güçleriniz dün kampüsün ortasında bir kadın KAMPÜSE pompalı tüfek sokulup katledilirken neredeydi?
İnternette Cumhurbaşkanını eleştirenin 3 ay hapis yattığı ülkede; 16 yaşındaki çocuğu 5 kez bıçaklayan cani, adli kontrolle serbest kaldı.
SİRKTE YAŞANDI.
Bir kadın, üniversite kampüsünün ortasında pompalı tüfekle vurulurken Erciyes Üniversitesi yönetimi ise “Olay kampüsün genel güvenliğini etkilememektedir” diyerek,
yüzünün bile kızarmadığını gösterdi.
Biz bu düzeni, bu sessizliği, bu umursamazlığı kabul etmiyoruz!
Erciyes Üniversitesi’nde yaşanan silahlı saldırı, yalnızca bireysel bir trajedi değil, açık bir güvenlik ve idare zaafıdır.
Üniversite yerleşkesine silahlı bir saldırganın arabasıyla girebilmesi, yaşam hakkını korumakla yükümlü kurumların sorumluluğunu ortaya koymaktadır.
Anayasa’nın 5. ve 17. maddeleri devlete, vatandaşın yaşamını ve güvenliğini koruma görevi yükler.
Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 2. maddesi, suçu önlemenin kamu görevinin birinci şartı olduğunu açıkça belirtir.
5188 sayılı Özel Güvenlik Kanunu, üniversite kampüslerinde giriş çıkış kontrolü, risk analizi ve sürekli gözetim yükümlülüğü getirir.
Ancak Erciyes Üniversitesi yerleşkesinde tramvay, otobüs ve araçlar kontrolsüz girip çıkarken, güvenlik birimleri yalnızca kapı başında sembolik bir varlık göstermektedir.
Bu durum, “önleyici güvenlik” ilkesinin tamamen ihlal edildiğini göstermektedir.
Kayseri Valiliği, Emniyet Müdürlüğü ve Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü derhal harekete geçmeli, kampüs içinde sabit polis noktaları kurulmalı, araç girişleri denetlenmeli, güvenlik sistemi yeniden düzenlenmelidir.
Bu olayda ihmali bulunan her kişi ve kurum hakkında adli ve idari işlem başlatılmalıdır.
Çünkü alınmayan her tedbir, atılmayan her adım, ihmal edilen her sorumluluk, yeni bir can kaybına davetiye çıkarmaktır.
Üniversite, bilimin ve özgürlüğün mekânıdır.
Öğrencinin, öğretim üyesinin ve çalışanının can güvenliği bir lütuf değil, Anayasal bir haktır.
Bu olayın üzeri örtülmemeli, sorumlular hesap vermelidir.
Adalet yerini buluncaya kadar takipçisi olacağız.
Hava inek osurduğu için kirlenmez, zenginin fabrikası ve lüksü için kirlenir.
Su sen 10 dk fazla çımdın diye bitmez, zenginin fabrikası ve lüksü için biter.
Sen uyanırsan zenginin uykusu kaçar...
daha 1 saat önce erciyes üniversitesi edebiyat fakültesi kantininde bir kadın pompalı tüfekle katledildi. hepimizin sigara içtiği, oturup sohbet ettiği bir noktada. sınav haftasında öğrenci kimliğine rağmen arabayla giremiyorken bir adam pompalı tüfekle o okulda napıyor?
Değerli arkadaşlar ben Özgür Turhan. Güzel ülkemizde komedyenlik yapıyorum. Yarın Cübbeli Ahmet Hoca ile ilgili hakaret davasında ifade vereceğim. Cumartesi günü ise, Galatasaray tarafından şahsıma dava açıldığı için karakola imza vermeye gideceğim, yaklaşık 9 aydır gidiyorum. Yaşadıklarımla beraber, almış olduğum tehditler, yapmış olduğum işi engellemeler ise şu an burada bahsi geçirilmeyecek kadar hafif geliyor.
Eti atmış olduğum tweetten dolayı, yayınlanmayan reklamlarında oynadığım için zarara uğradıklarını söyleyerek sözleşmeyi tek taraflı feshetti. Tarafıma reklamdaki zararlarını karşılamak için tazminat davası açtılar. Reklam setinde içtikleri kahvelerden, beyran çorbalarına kadar benden talep ettikleri tutar, bütün masraflar yaklaşık olarak 5 Milyon TL. Dava anlayamadığım bir şekilde aleyhimde sonuçlandı.
Pazar günü yapacağımız gösteri çekimimizden önce ne suç ne değil diye söylediğimiz bütün kelimeleri gözden geçirdik. Yasalarımıza göre herhangi bir suç işlemediğime kesinlikle emin olduğum gösterimde, eşim dostum ne zaman içeri gireceğim diye gün sayıyor.
Arkadaşlarım, tanıdıklarım yalnızca espri yaptığı için tutuklular, davaları var.
Ben komedyenim, bu ülkede yalnızca esprilerimi sizlerle paylaştığım için başıma bunlar geliyor.
Artık çok yoruldum. Ülkemizin geldiği duruma üzülüyorum, çocuklarımızın geleceğine üzülüyorum, kendime üzülüyorum. Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilmediğim garip bir durumdayım.
Telegram ve Discord üzerinden insanların kişisel verisini çalarak:
•Depremde aileleri ölenleri arayıp dalga geçen,
•Şehitlere, dine ve Atatürk’e hakaret eden,
•Küçük kız çocuklarına şantaj yapan,
'C31K' çetesinden 10'u tutuklandı, 23'ü serbest bırakıldı.
Diyecek sözüm yok.
E-devlet onaylı sahte diploma satışını nasıl da unutturdular.
Depremde ölen avukatların diplomalarına çökülmesini, halı yıkamacı adamın psikolog diye hasta bakmasını falan kimse hatırlamıyor artık.
İmamoğlu'nun bu hesabından yapılan tüm paylaşımları ya beğeniyor ya da rt ediyorum. Buna rağmen bu yeni paylaşım benim önüme düşmüyor, önce başka hesaplardan görüyorum, sonra açıp bu hesaba girince burada da paylaşıldığını anlıyorum. Hesabın bilinçli sınırlandığının açık bir göstergesi.
İstanbul’da bir vatandaş, kendisine laf atan 6 kişi tarafından dövülerek öldürüldü.
• 6 şahsın toplamda 82 suç kaydı olduğu olduğu,
• Şahıslardan birinin olay günü cezaevinden izinli çıktığı belirlendi.
1) TECAVÜZCÜNÜN ADI NE?
2) TECAVÜZCÜNÜN FOTOĞRAFI NERDE?
3) KATİLİN FULL ADI NE?
4) KATİLİN FOTOĞRAFI NERDE?
5) BU KIZI 18 YAŞINDA NİŞANLAYAN SİKİK ANNE BABANIN İSMİ NE?
6) BU SİKİK ANNE BABANIN FOTOĞRAFI NERDE?
7) TECAVÜZ DAVASININ TAKİBİ NERDE?
8) BU NE BİÇİM "HABERCİLİK"!!!