🔴Bu videoda, 'Aşiret Ordusu' adı altında Süveyda'ya saldıran HTŞ ve DAİŞ çetelerinden biri elinde ud taşıyarak ve gülerek, Rzeymet el-Liwa köyünde katlettikleri bir sivilin başında görülüyor.
Udun sahibi Süveydalı aktivist “Haldun Khiyo” videoya şu şekilde yorum yaptı:
“Bu ud benim kişisel udum.
Onun şeklini ve tellerinin tınısını, sırtlanın elinde olsa bile, çok iyi bilirim.
Yerde yatan ceset, komşum “Ebu Hamad Wehib el-Akk”’a aittir.
Wehib, çocukluğundan beri beyin yetmezliği yaşayan özel gereksinimli biriydi.
Köy halkı onu uğur sayardı; hiçbir topluluk görmezdi ki yanlarına girip bir bardak çay içmeden, tek kelime etmeden ayrılsın.
Köylüler ona her zaman şöyle derdi: “Hoş geldin Ebu Hamad, gir içeri Wehib”.
O da sadece gülümser, çayını içer, herkese gülümseyerek aynı tebessümle ayrılırdı.
Wehib sigara içmezdi, kimseden sigara istemezdi, sana teklif edilen bir lirayı asla kabul etmezdi.
Sadece polisten korkardı; biri onunla şakalaşmak istese, “Polise haber vereceğim” demesi yeterdi.
Onu öldürmeden önce gören son kişi bendim.
Kendi bahçesinde ıslık çalıyordu, sanki etrafında olup biten hiçbir şey onu ilgilendirmiyormuş gibi.
Ona doğru koştum ve dedim ki: “Ey Wehib, saklan, içeri gir saklan, şimdi seni öldürecekler.”
Bana, sanki bilinçli bir şaşkınlıkla bakarak der gibi oldu: “Ben taraf değilim ki beni öldürsünler.”
Sonra gülümseyen lehçesiyle cevap verdi: “Vallahi pes yani! Bir de eksikti öldürmeleri!”
Evet, seni öldürdüler ey Ebu Hamad.
Seni öldürdüler ey Wehib.
Ölümden sonra artık akledenle akletmeyen eşittir.
Seni öldürdüler ve benim udumu getirdiler; o ud ki sen, ben üzerinde tıngırdattığımda misafirhanenin kapısını açıp gelir, dinler, başını sallayarak müziğe eşlik ederdin.
Ona ne çalayım diye sorduğumda “Nasıl istersen” derdin.
Ama bu kez senin cesedine, kendi istedikleri gibi çaldılar.
Senin en büyük yaptığın şey ise, ruhunun üzerinde çaldıkları bu kakofoniye gülümsemeyi reddetmendi.
Dünyaya uyumsuzluğunuzu ispatlamak için ne benim uduma, ne de komşuma ihtiyacınız vardı.
Artık herkes sizin dünyanın bütün notalarının dışında olduğunuzu biliyor.
Ruhuna selam olsun ey Ebu Hamad.
Ruhuna, udu ve müziği sevenlerin, bütün masum ve temizlerin ruhuna selam olsun."
Sırrı Süreyya Önder’in cenazesi ruzi mahşer gibiydi.
Sırrı Ağabey’in cenazesi, Hrant’tan, Tahir Elçi’den sonra gördüğüm- bildiğim en kalabalık cenazeydi.
Çok ağladık. Çok üzüldük.
Ama inanıyorum, her şey onun istediği gibi oldu.
Ama protokol kısmı…
Anlatılmaz, yaşanır. O bambaşka bir hikâye.
Parti temsilcileri koruma ordularıyla geldi.
Kendi aralarında çocuk gibi kavga ettiler.
“Çekilin lan!”lar, dirsekler, itiş kakışlar havada uçuştu.
Biz arkadan izliyorduk.
Ve bir noktada gerçekten bağırdık:
“Çocuklar! Burası oyun alanınız değil!”
Sonra… en komik, en acayip an geldi.
Senin arkasında saf tutulmasını istediğin,
“Gezi imamı” dedikleri İhsan Eliaçık’ın arkasında,
yıllarca onu mürted, dinsiz, şovmen ilan eden o protokol,
ciddiyetle saf tuttu.
Yemin ederim, yukarıdan kıkır kıkır güldüğüne eminim.
Bu senin son şakandı.
Ve çok iyiydi.
Bir kaşık suda boğmak isteyeceğimiz protokol dibimizdeydi. (Hani seni,bizi terörist ilan edenler! Hapse atanlar, sürgün edenler …)
Ama boğamadık.
Çünkü Sırrı’nın hatırı vardı.
Senin hatırın, öfkemizden daha ağır bastı.
Hadi, yine yaptın yapacağını.
Siyasetle uğraşıp bu kadar sevilmek kolay değil.
Şüphe etmeden “ hakkımız helal olsun” dedirtmek kolay değil.
Kimse senin barışa olan inancından, imanından şüphe etmedi.
Acayip bir gündü gerçekten.
Demem o ki:
İyiliğiyle, eksikleriyle, öfkesiyle, sevgisiyle, inadına barışıyla…
çok değerli bir insanı kaybettik.
Bu kadar ağıt, bu kadar zılgıt boşuna değildi.
Sana borçluyuz. Barışı borçluyuz.
kızın Ceren’e barışı borçluyuz.
Keşke daha fazla zamanın olsaydı.
Çok zamansız bir ölüm oldu.
Ve biz şahidiz.
Biz senden razıyız.
Allah senden razı olsun.
Çok mutluyuz. Bugünleri de gördük!
Beyoğlu eski güzel günlerine geri dönüyor. Asmalımescit, Galata, Nevizade… yine cıvıl cıvıl olacak.
Tebrikler Beyoğlu. 🌼🌸
Merhaba arkadaşlar şiddet gördüğüm için boşandığım eski eşim ki boşanma süreci boyunca her türlü ölüm tehdidi ve tacizine maruz kaldım. Boşandıktan sonra da devam ediyor. Ne nafaka ne tazminat talep etmedim.Benim tek derdim kurtulmaktı. Toplasanız boşandıktan sonra 3 4 kere
1. derece arkeolojik sit alanı statüsündeki Phaselis antik kentinde Bostanlık ve Cennet koylarında iki halk plajı yapmak için başlatılan doğa ve kültür katliamı durdurulsun. 1. derece arkeolojik sit alanında iş makinelerinin kullanılması kabul edilemez.
📌Deprem bölgesine giden tır şoförleri: "Çocuklara Mersin Hali'nden muz getirdik, elma getirdik, burada çürüyor. Bizi yönlendiren yok. Bir tane AFAD görevlisi yok."
Devletin Hatay'a gelişi. Tehdit, şiddet, baskı...
Polis: Sen çok konuşuyorsun. ...Ben seni akşam söküp atacağım oradan. Görürsün akşam"
🎥: @sendika_org
#phaselisedokunma | Her krizi, afeti ve felaketi fırsat olarak gören AKP-MHP iktidarı, tüm gözler deprem bölgesine dönmüşken doğa harikası Phaselis’i ranta açıyor. 👇🏿
Ferit Demir "Gazeteciyim"
Polis: "Tamam çekmeyin"!!!
Gazeteciler cemiyeti Babıali'deki sıcak koltuklarından kalkıp ne zaman gazetecilik etiğini savunacak merak ediyorum.