Labirentte kendini yitirmiş yönünü bulamayan birisi gibiyim. Bu girdaptan çıkamıyorum sanki. Nereye dönersem döneyim duvarlar ve engeller çepeçevre sarmış etrafımı...
Bilemiyorum ama kendimi hiçbir şeye yetişemeyen, hiçbir zaman işi yolunda gitmeyen birisi gibi hissediyorum. Sanki böyle işlerim yoluna girecekmis gibi ama bir yerden yine bir şeyler tıkanıyor gibi..
Ama Allah bundan aşağısını da düşürmesin..
Şu dünyada en çok çocuklara kıyamıyorum, bağrıma basmak istiyorum hepsini. Küçücük yaşlarında kimsenin kaldıramayacağı kocaman yüklerin altında eziliyorlar. Allah belanı versin İsrail.
Ne gitmek istiyorum ne de kalmak istiyorum.. Ne yapacağını bilememezlik en kötü iş.. en kötü karar bile kararsızlıktan iyidir yaa.. her şey belli olacak yakında..
Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler önce geliştiler, küresel güç haline geldiler, sonra doğurganlık hızları düştü. Biz onların geçirdiği bu gelişme evresine ulaşmadan küçülüyoruz. Yani ekmeğimiz de çocuğumuz da olmadan tükeniyoruz. Bunun nasıl bir felaket olduğu hâlâ anlaşılamadı.
"Evlilik, uzun bir sohbet gibidir. Bir evliliğe adım atmadan önce kendinize şu soruyu sorun: Bu kadınla, yaşlılığa kadar derin ve anlamlı sohbetler edebilecek miyim? Çünkü evlilikte geri kalan her şey gelip geçicidir. Ama iki insanın birlikte geçirdiği zamanın çoğu, aslında bir sohbetten ibarettir."
Friedrich Nietzsche
Mütercim: Mehmet Gündoğdu
Bazı kilit anlar vardır, basiretin bağlanır harekete geçemezsin. Dönüp bakınca kendine hayret edersin, neden YAPMADIM Kİ diye. Mesela bence bu da öyle bir an. Şu lafı duyar duymaz, daha oracıkta terketmeliydi ama gülücük atıp, durumu kurtarmaya çalışıyor. Bu hatayı hepimiz en az bir kere yapmışızdır maalesef.
Eski Bakanlardan birisi 2012 yılında "Vatandaş haksız bile olsa sizi üzerim" demişti öğretmene. "Benim velimi ��zeni üzerim" demişti.
O gün bir kırılımdı. Sonrasında Alo Mebim uygulaması. Sonrasında öğretmeni veliye puanlatacağızlarla öğretmenin ne itibarı ne etkisi ne de yetkisi kaldı.
Zaten ardı da kesilmedi. Öğretmeni sözleşmeli yaptılar toplantılarda alenen bakın siz sözleşmelisiniz ha diye parmak salladılar.
Benim çocuğuma bağıramaz şikayetleri ile ceza alan öğretmenler, sınıfta yüksek sesli konuşuyor çocuğun psikolojisi bozuldularla soruşturmadan soruşturmaya geçen öğretmenler...
Bu bir süreçti muhakkak sonuçları olacaktı. Eğitim camiasının, bizlerin yapmayın etmeyin dediği şeylerin sonucu ile yüzleşiyoruz.
Bir daha böyle acılar yaşamayalım istiyoruz. Çocuklar tekrar çocuk olsun öğretmenler de öğretmen. Bunu istiyoruz.
Okullarda Şiddete Yönelik Çözüm Bildirimiz!
⚫ Zorunlu eğitimi bugün itibariyle kısaltın.
⚫ Okulda ya da dışarıda suç işleyen bir çocuğun ailesi de aynı suçu işlemiş gibi yargılansın.
⚫ Okullarda öğretmenlerin yetkisini artırın ve disiplin yönetmeliğini lağv edip ceza yönetmeliği ilan edin.
⚫ Okullara mutlak suretle güvenlik ve okul polisi ataması yapılmalı.
⚫ Okul girişlerinde Xray cihazı olmalı.
⚫ Sosyal medyada öğretmenler hakkında olumsuz sistematik algı yapanlara soruşturma açılmalı.
⚫ Çocukları okula başlayacak velilere her yıl zorunlu eğitim verilmeli.
⚫ Öğrencilerin sosyal medya kullanması yasaklanmalı.
Okullardaki mevcut disiplin sorunlarının temel sebeplerinden biri disiplini tesis etmeye çalışan öğretmenlerin veli-idare eliyle susturulmasıdır. Ahlak çökmüştür.
HER OKULA ACİLEN GÜVENLİK GÖREVLİSİ ATANMALI!
HER OKULA ACİLEN GÜVENLİK GÖREVLİSİ ATANMALI!
HER OKULA ACİLEN GÜVENLİK GÖREVLİSİ ATANMALI!
HER OKULA ACİLEN GÜVENLİK GÖREVLİSİ ATANMALI!
HER OKULA ACİLEN GÜVENLİK GÖREVLİSİ ATANMALI!
HER OKULA ACİLEN GÜVENLİK GÖREVLİSİ ATANMALI!
HER OKULA ACİLEN GÜVENLİK GÖREVLİSİ ATANMALI!
HER OKULA ACİLEN GÜVENLİK GÖREVLİSİ ATANMALI!
HER OKULA ACİLEN GÜVENLİK GÖREVLİSİ ATANMALI!
HER OKULA ACİLEN GÜVENLİK GÖREVLİSİ ATANMALI!
HER OKULA ACİLEN GÜVENLİK GÖREVLİSİ ATANMALI!
HER OKULA ACİLEN GÜVENLİK GÖREVLİSİ ATANMALI!