Biz ayrıldık ah bu yüzden Dalgalar koptu denizden Bir ben kaldım ikimizden Ve ben seni unutmadım
Aslı nazını unuttu Kerem sazını unuttu Mecnun, sözünü unuttu Ben seni hiç unutmadım
Şugöklere yemin olsun Kızıl kara yemin olsun Yalan yere yemin olsun Ben seni hiç unutmadım
Yıllar geçti,ben yoruldum, dillerde kirlendi adım
Ne uslandım,ne duruldum
Ben seni hiç unutmadım
Takvim sonunu unuttu
Bülbül kanını unuttu
Düşman kinini unuttu
Ben seni hiç unutmadım
Çehren gibi baktım aya Kanadım, toprağa,suya Dağ-taş düşerken uykuya Ben seni hiç unutmadım
Herkes kızdı, sonra sustu
Bana annem bile küstü
Ben seni hiç unutmadım…
Bir vedayla ölünmezmiş
Bana kız mı bulunmazmış
Bilmezler, bu garip bir iş
Ben seni hiç unutmadım
Şu akşamlar yordu beni
Yıldız yıldız vurdu beni
Hatıralar sardı beni
Ben seni hiç unutmadım
Yıllar geçmiş üzerinden,bir fotoğraf karesi elimde
Sanki o başını yaslayan sen değil
O gözleri gülen ben değil
Şimdi gülümsüyor musun bilmem ki hangi yerde
Zaman seni de incitti mi serde
Birgün annem ölürse bana sarıl demiştin
Kader izin vermedi,bekleyemedim seni bıraktığın yerde
Yusuf öldüğünde iki sela verildi diyorlar. Biri Yusuf, diğeri Züleyha için.
Adım ne Yusuf ne de Züleyha.
Bu kuyuda yenide değilim üstelik..
Kuyu serin, kuyu yüreğimden de derin.
Bir şiir yazdı, ülkenin yarısı ezberledi.
Yavuz Bülent Bakiler’i kaybettik...
Mekanı cennet olsun.
Bir Gönül Şiiri - Şaşırdım kaldım işte...
Sözde, senden kaçıyorum dolu dizgin atlarla
Bazen sessiz sedasız ipekten kanatlarla