Bazen en zor şey, geçmişi geride bırakmak değil; yaşananların istediğin gibi sonuçlanmadığını kabul etmektir. Olanları zihninde tekrar tekrar düşünürsün. “Böyle olmamalıydı.” dersin. Sanki yeterince düşünürsen geçmişte yaşananları değiştirebilecekmişsin gibi hissedersin. Ama seni en çok yoran şey bazen yaşadığın olayın kendisi değil, olanları olduğu gibi kabul etmek yerine sürekli değiştirmeye çalışmandır. Hayat her zaman istediğimiz gibi ilerlemez. Bazen karmaşıktır, bazen adaletsizdir ve bazen ne kadar uğraşırsak uğraşalım bazı şeyleri değiştiremeyiz. İyileşmek ise her şey istediğin gibi olduğunda başlamaz. Bazen zaten yaşanmış olanla savaşmayı bıraktığında başlar. Yaşadıklarını kabul ettiğinde, hissetmen gereken duygulara izin verdiğinde ve “Böyle olmalıydı.” düşüncesinden yavaş yavaş uzaklaştığında... Çünkü kabullenmek, yaşananları onaylamak değildir. Artık değiştiremeyeceğin bir geçmişle mücadele etmeyi bırakmaktır.
Ara ara Nazan Bekiroğlu'nun bu duâsına tutunuyorum, binlerce âmin diyerek.
Rabbim çok yorgunum. Bana bütün haberlerin yerini tutacak bir haber gönder. Üzerime bir iyilik ve güzellik kondur. Avunmalığım olsun, hiç ummadığım sevinç nasip et. Lâtifsin, lütfedensin...