Küresel Sumud Filosu'ndaki İsviçreli aktivistler, Türkiye’ye teşekkür etti.
📌”Gösterdiği büyük çaba ve seferberlik için Türk halkına en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. İsviçre’nin yapamayacağı bir şeydi bu.”
🗣️ İHH Başkanı Bülent Yıldırım:
"Yahudilerin kendisini Netanyahu'dan korumaları gerekiyor.
Netanyahu'nun yapmış oldukları dünyada antisemitist hareketleri besliyor.
Yahudilerin bir an önce İsrail'de devrim yapması lazım"
Gidin biraz Efendimiz'in (sav) hayatını okuyun, ağzından bir kez dahi şu aşağıda yazılan dışlayıcı emirler çıkmış mı? Nasıl bir hadsizlik bu?
O kısım hanımefendilere tahsis edilmiş. Elbette onlara da camide yer olacak. Azıcık din bilgisine sahip beyefendiler zaten o şekilde orada namaz kılmaz. Hanımefendilere çemkireceğinize beyefendilerin hali pür melaline bir şeyler söylemek lazım. Ayrıca o civarda Rumi Mehmet Paşa Câmii de var, bomboş, bir zahmet oraya da gidebilirlerdi..
Cumhurbaşkanlığı Çocuk Orkestrası ve Korosu İstanbul'da ilk konserini verdi.
Konserde Gazze için bestelenen "Gazze Ağıtı" da seslendirildi.
https://t.co/x8kn9XQiSf
İran’ın kuzeybatısındaki en büyük şehir olan Tebriz, Eynalı ve Sehend dağları arasında, Kuruçay ve Acıçay’ın birleştiği bir vadide yer alır. Soğuk iklimine rağmen tarih boyunca hep sıcak bir kültür ve direniş yatağı olmuştur. Tebriz, yalnızca bugünün değil, tarihin de merkezlerinden biridir.
İlhanlılardan Akkoyunlulara, Safevilerden Karakoyunlulara kadar pek çok Türk-İslam devletine başkentlik yapmış, koskoca İran’a yön vermiştir. Çarşısında, pazarında, evlerinde hep Türkçe konuşulmuş; bu dil yalnızca bir iletişim aracı değil, bir kimlik ve medeniyet taşıyıcısı olmuştur.
Karakoyunlu ve Akkoyunlu dönemine ait Gök Mescid gibi eserler, sadece Tebriz’in değil, bütün Türk sanat tarihinin temel taşlarıdır. Osmanlı mimarisini anlamak isteyenin yolu da bir şekilde Tebriz’den geçer. Bursa’daki mimarinin ilhamı, 15. yüzyıl Tebriz’inden gelir. Zaten Osmanlılar bu bölgeyi 18 yıl boyunca tahrir etmiş ve doğrudan yönetmişlerdir. Ama daha çok Osmanlı-İran savaşlarının kader noktası olmuştur.
Kapalıçarşı’sı 15. yüzyıldan bu yana, sayısız depreme rağmen ayakta kalmış ve sürekli restore edilmiştir. Bugün Ortadoğu’daki en büyük kapalı çarşı olarak varlığını sürdürmektedir. Onu gezmek sadece bir alışveriş deneyimi değil, bir kültür yolculuğudur. Halılardan mimariye, müzikten dile kadar her şeyde Türk kimliği hissedilir. Türkçenin kudretini, Tebrizli aydınların nezaketinde ve direnişinde görürsünüz. Unuttuğumuz dil, unuttuğumuz müzik ve etrafa bakma sanatı, bu şehirde hâlâ yaşar.
Ama bugün, cahil Netanyahu gibi liderlerin öncülüğünde, başta Tebriz olmak üzere tüm insanlığın ortak mirası olan şehirler bombalanıyor. Suriye’yi yok ettikleri gibi şimdi de İran’ı haritadan silmek istiyorlar. Kimse bizden İran’a yapılan insanlık dışı saldırılara sessiz kalmamızı beklemesin. İsrail’de bazıları daha da ileri gidip sıranın Türkiye’ye geleceğini söylüyor.
Buradan açıkça söylemek gerekir: İsraillilere tavsiyemiz, içlerindeki aptalların çenesini kapatsınlar. Savaş da barış da akılla, ahlakla yapılır. Aksi halde ne sulh sulha benzer, ne savaş savaşa. Yalnızca bir medeniyetin değil, insanlığın sonunu hazırlar.
#ilberortaylı
Bu kadın Birleşik Krallığın ortasında ülkemizi, Türk öğrencisini, Türk insanını en vizyonlu şekilde temsil ediyor, çalışıyor , üretiyor ve herkesin faydalanması için çaba sarf ediyor. Sahip çıkılmalı, değerlendirilmeli, takdir edilmeli ve topluma en güzel örneklerden biri olarak+