Öyle bir iddia var ki şeytanın bile aklına gelmez.
Fatma Betül Sayan Kaya bakanlığı döneminde sülalesini kalıcı memur yapmak için 770 günde 60 özel kalem müdürü değiştirmiş. Yani her 10 günde bir birini Özel kalem müdürü olarak işe alıp 10 gün sonra kalıcı memuriyet hakkı kazanmasını sağlamış. 657'ye göre özel kalemler için KPSS şartı yok.
O halde 60 atamanın tüm ayrıntıları açıklansın:
Kim atandı, ne kadar görev yaptı, nereye geçti?
Kamu kadroları kapalı kapılar ardında dağıtılan makamlar değildir;
hesabı millete verilmelidir.
Atatürk hakkında yapılan şimdiye dek gördüğüm en iyi AI video.. Videoyu yapan kim bulamadım ama mutlaka adını geçirmek gerekiyor. Mükemmel iş🇹🇷👏 Kimin yaptığını bilen varsa etkileyiversin
🔴 #SONDAKİKA | Fatih Altaylı:
“TERA’nın batırdığı para ile ; 440 F-16, 227 F-35. 100 şehir hastanesi, 10 Çanakkale, 16 Osmangazi, 31 Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılır.”
“Birkaç sene önce ABD’de Madoff Investment adlı şirket battı. Aynen bizdeki Tera gibi.
1960’da kurulan Madoff Investment 60 milyar dolarlık bir dolandırıcılık batığı bıraktı ardında.
32,5 trilyon dolarlık ABD ekonomisinde 60 milyar dolar. Toplam ekonominin 541’de biri.
Bizdeki Tera ise 25 milyar dolarlık batık bıraktı. 1,6 trilyon dolarlık Türkiye ekonomisinin 64’te biri.
Yani ünlü Madoff, Tera oranında bir batık bıraksaydı, 600 milyar dolarlık bir batık bırakacaktı ardında.
Yani mesele o kadar büyük.
Yine de somut bir şey ifade etmiyor değil mi? O zaman somutlaştırmaya çalışalım.
Bugün İş Bankası’nın piyasa değeri yaklaşık 7 milyar dolar, Garanti’nin 11, Akbank’ın 7. Tera 3 bankayı yok etmiş.
Yine tam somut olmadı galiba. Daha da somutlaştıralım. Elle tutulur, gözle görülür olsun.
Mesela savunmamız için yıllardır almaya çalıştığımız F-16 Block 70 uçaklar var. Bunların tanesi 60-65 milyon dolar. Tera’nın batırdığı 25 milyar dolar ile tam tamına 416 adet F-16 uçağı alabiliriz. Şu anda Türkiye’nin envanterinde olanın iki katı.
Hani İsrail, çatışma falan diyoruz ya, İsrail’in toplam savaş uçağı sayısının 2,5 katı. Vermiyorlar ya, verseler 110 milyon dolarlık fiyatıyla dünyanın en pahalı savaş uçağı denilen F-35’lerden 227 adet alabilirdik Tera’nın buharlaştırdığı para ile.
Milletin uçak gemisi zannettiği, İHA-SİHA gemisi dediğimiz TCG Anadolu’muz var mesela. Bunun maliyeti 1 milyar dolar civarı. Tera batığı ile 25 adet TCG Anadolu inşa edebilirdik.
Dünyanın en pahalı “hakiki” uçak gemisi var, USS Gerald Ford. Maliyeti 12 milyar dolar. Bundan da 2 adet alabilirdik.
Diyeceksiniz ki, hep savunmadan örnek veriyorsun. Doğru. Çünkü savunma harcamalarını çok önemsiyor millet, o yüzden.
Başka örnekler de mümkün.
Mesela hastane diyelim. Bugün 1000 yataklı bir şehir hastanesinin maliyeti 10 ila 14 milyar TL arası. Yaklaşık 250 milyon dolar. 25 milyar dolarlık TERA batığı ile 81 ilimize 100 şehir hastanesi yapmak mümkün.
Çok övündüğümüz Çanakkale Köprüsü var. Şişik maliyeti 2,5 milyar dolar. Tera’da batan para ile 10 Çanakkale Köprüsü yapmak kabildi. Osmangazi Köprüsü daha ucuz. 1,5 milyar dolar. Ondan 16 tane yapardık sağa sola. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ise sudan ucuz 800 milyon dolar. Ondan 31 tane yapılırdı, Tera batığı ile Boğaz’ın üstünü köprüyle kaplardık.
Hani bir nefeste söylüyorsunuz ya ‘25 milyar dolar’ diye.
Batan para bu işte. 440 F-16, 227 F-35, 100 şehir hastanesi, 10 Çanakkale, 16 Osmangazi, 31 Yavuz Sultan Selim Köprüsü.
Canlandı mı gözünüzde hırsızlığın, yolsuzluğun, dolandırıcılığın boyutu?
Şimdi daha iyi anladık mı Fatma Betül Sayan Kaya gibilerinin göz göre göre, göstere göstere nelerimizi çaldığını?”
🔴KAMU MÜHENDİSLERİ ANKARA'DA HAKLARI İÇİN TOPLANDI!
Kamu Mühendisleri Enerji Sendikası Genel Sekreteri Sevgi Karaca’nın çağrısının ardından kamu mühendisleri, Ankara’daki Anıtpark’ta bir araya geldi.
Toplanan kamu mühendisleri, çalışma hayatında yaşadıkları sorunları ve özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik taleplerini dile getirdi
@kamudanhaber@kaMUhendisleri@KamuMuhBirligi_
İzlemek için▶️https://t.co/eFnHprQPUY
Ortadaki Zehra Taşkesenlioğlu ve SPK başkanlığı yapan kardeşi hakkında rüşvetten, borsa yolsuzluğundan 213 farklı suç duyurusu yapıldı. Normal şartlarda elde edemeyecekleri devasa bir servetleri ortaya çıktı. Hakkındaki dosyalar ifadeleri dahi alınmadan kapatıldı.
Soldaki Akp genel başkan yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın bütün akrabaları devlet kademesinde üst düzey bürokrat yapıldı. Şu anda da borsa ve fon üzerinden milletin parasına çökerek 2 milyar liralık vurgun yaptıkları konuşuluyor ve henüz bir yalanlama ya da açıklama gelmedi.
Sağdaki Özlem Zengin, binlerce Türk genci liyakatsiz atamalardan dolayı bunalıma girip intihar ederken, utanmadan açıkça kendi akrabalarını sınavsız ve mülakatsız şekilde kamu kurumlarında yüksek görevlere getirtti. Mecliste bu duruma tepki gösterilip kendisine hiç utanmıyor musunuz diye sorulunca "evet utanmıyoruz, gurur duyuyoruz" diye cevap verdi.
Üçü de yıllarca hak etmedikleri bir imparatorluk sürerek, zaten hak etmeden geldikleri görevlerini hep kötüye kullanarak devasa servetlerin peşine düşüp kendi dünyalarını yeşerterek binlerce insanın dünyalarını karatmaktan çekinmediler, hiç utanmadılar, tereddüt bile etmediler, kul hakkı nedir düşünmediler. Biz ne yapıyoruz demediler, taşıdıkları dinî kimliklerine zarar verip vermediklerini umursamadan dünyalık dertlerin ve zevklerin peşine düştüler, açgözlülükten ve hırstan gözleri döndü.
Sonuçta hiçbirine bir şey olmadı ve olmayacak. En fazla, görevlerinden afları istenilip random bir ülkeye büyükelçi olarak gönerilme cezası alıp yaptıkları her şey yanlarına kâr kalarak yaşamaya devam edecekler.
Kamu mühendisleri hakettiğini almalıdır!
Anıtpark’ta emeklerinin karşılığını almak için bir araya gelen mimar, mühendis ve şehir plancılarının haklı mücadelelerinin yanındayız!
#KamuMühendisleriAnıtparkta
🔴KAMU MÜHENDİSLERİ ANKARA'DA SAHADA!
Kamu Mühendisleri Enerji Sendikası Genel Sekreteri Sevgi Karaca’nın çağrısının ardından kamu mühendisleri, Ankara’daki Anıtpark’ta bir araya geldi.
Toplanan kamu mühendisleri, çalışma hayatında yaşadıkları sorunları ve özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik taleplerini dile getiriyor.
Kamu mühendisleri, mesleki ve ekonomik haklarının geliştirilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve yaşadıkları sorunlara çözüm bulunması yönündeki taleplerini kamuoyuyla paylaşıyor.
#SONDAKİKA @kamudanhaber@kaMUhendisleri
Anıtpark’ta emeklerinin karşılığını almak için bir araya gelen mimar, mühendis ve şehir plancılarının haklı mücadelelerinin yanındayız.
#KamuMühendisleriAnıtparkta
Eriyen maaşları nedeniyle eylem yapan kamu mühendislerinin yanındayız.
Mühendis Tek Sen Yerel Sendikası'nın Anıtpark'ta yaptığı eylem; mühendis, mimar ve teknik personelin haklı isyanından kaynaklanıyor.
Kaynaklar, eşit şekilde dağılmıyor! @MuhTekYerelYntm
Biz ARENA ekibi olarak Emlakbank'ı hortumlayan Genel Müdür Engin Civan'ın İsviçre'deki gizli rüşvet hesabını ortaya çıkardığımızda, bugün fon hortumculuğu iddiasıyla tutuklanan Emre ve Kerem Alkin'nin babası Prof. Dr. Erdoğan Alkin de Civan'ın yönetim kurulu üyesiydi!
Sevgili Hemşehrilerim,
Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.
Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.
19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.
Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.
Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.
Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.
Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.
Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.
Bunu yalnızca ben söylemiyorum.
Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.
Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.
Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.
Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.
Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:
Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.
Biz bunu Ankara’da başardık.
Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.
Çünkü bizim için herkes eşittir.
Her zaman şunu söyledim:
Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.
Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.
Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.
Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.
Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.
Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır.
Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.
İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.
Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.
Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.
+++
Fon soruşturması kapsamında, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu üyeleri Abdulkadir Özkan ve Bülent Uygun ile Doğa Sigorta’nın sahibi Nihat Kırmızı tutuklandı.
https://t.co/pLDtjBFhzf
#halkınsırtına | 🚨 Fon soruşturmasında yeni gelişme: Doğa Sigorta ve Tera Yatırım yöneticileri gözaltında!
MASAK raporuna göre İsviçre’ye 15 milyon $ ve 25 milyon € transfer edildi.
SPK ise 131 fonun tasfiye süresini 6 aya çıkardı.
"Halkın sırtına yüklenmesin!" @merveekinciszc
SON DAKİKA / Fon soruşturmasında Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Galatasaray Sportif A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olan iş insanı Nihat Kırmızı gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında iş insanı Nihat Kırmızı gözaltına alındı.
İstanbul Topkapı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı ve Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı olan Kırmızı’nın, soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
Nihat Kırmızı kimdir
1978 doğumlu olan Nihat Kırmızı, iletişim ve finans alanlarında eğitim aldı. Selçuk Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olan Kırmızı, yüksek lisansını Marmara Üniversitesi’nde muhasebe ve finans alanında tamamladı. (Doğa Sigorta)
Kırmızı, 2013 yılında Doğa Sigorta’yı kurarak şirketin CEO’luğu ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini üstlendi. Halen Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan Kırmızı, aynı zamanda İstanbul Topkapı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanlığı görevini yürütüyor.
Eğitim alanında da faaliyet gösteren Kırmızı, İstanbul Topkapı Üniversitesi’nin kurucuları arasında yer alıyor. Ayrıca Galatasaray Sportif A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyor.
Kırmızı’nın sigortacılık, eğitim, finans, sağlık ve telekomünikasyon alanlarında çeşitli yatırımları ve yöneticilik görevleri bulunuyor.