Bayrağımız Türk bayrağı, marşımız Türk milli marşı ve biz de Türk'üz Türk.
Vatanımızın isminin Türkiye olma sebebi de bizim Türk olmamız. Her şey Türklükten geliyor. Türk diyeceksiniz.
Amerikan Başkanına gösterdiğiniz hürmetin onda birini kendi ülkenizin insanına; zengine ve güçlü olana beslediğiniz hayranlığın yüzde birini ülkemin yoksul ve gururlu milyonlarına; Hollanda Başbakanına gösterdiğiniz saygının binde birini bana gösterseniz...
Ama göstermezsiniz çünkü siz yalnız kendi menfaatini güdenlersiniz.
Ne yerlisiniz ne de milli! Olsa olsa projesiniz hem de afili.
Gözaltındakileri serbest bırakın.
Şehirlerarası otobüsüm saat dokuzda AŞTİ'nin önüne geldi, polis yolu kapattığı için otogara giremedik, şoför yarım saat dil döktü yok. Sonra tam bir saat boyunca AŞTİ'ye girecek başka bir yer bulmak için dolandık, nereye girsek polis kapatmış vs. bir de inip polisle konuşma süreci var her defasında. Nihayetinde AŞTİ'ye girme fikrinden vazgeçildi, bir tane merkezi bir köprüde bırakalım dendi ama o belirlenen varış noktasını da polis kapatmışşş 🤡🤡🤡🤡 hooop oradan da döndük. Haritada kapalı vs. gözükmediği için gitmeden de bilemiyoruz bu arada. En son isyan ettiğimiz için şoför metroya 1 km mesafe bir yerde indirdi bizi. Kocaman bavulla yarım saat sürüye sürüye metroya gittim. Oradan üç vasıta eve geldim. Şunların efendilerine şirin gözükme çabası vatandaşın hayatını felç etti Yankee go home 👎🏼👎🏼👎🏼👎🏼
diğer sözde sanatçılar ünlüler iyi okusun burayı
"Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı."
Türkiye milli marşı demiş olsa ve sonra "Türk milli marşı" olarak düzeltseydi, buna dil sürçmesi derdik.
Ancak "Türk milli marşı" dedikten sonra "Türkiye milli marşı" olarak düzeltilmesi tamamen art niyettir.
⚠️ “Kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar.”
👉🏻 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş, cezaevinden mektup yazdı:
• Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
• Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor.
• Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye.
• Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
• Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım?
• Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan.
• Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
• Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu.
• Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var.
• Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar.
• Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
• Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
• Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü.
• “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
• Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Deniz Göktaş’ın, sevmediği insanlara bam diye seni sevmiyorum demesi mükemmel bi skill değil mi. Kötü insanların yüzlerine sevilmediklerini yeterince söylemiyoruz. Deniz’i serbest bırakın, size daha çok söyleyecekleri var.
Tamamı erkek üyelerden oluşan Anayasa Mahkemesi, kadınları olumsuz etkileyen HPV’ye karşı geliştirilen aşının bedelinin karşılanmasına ilişkin başvuruda olumsuz karar vermiş.
Eğer bu virüs erkekleri olumsuz etkilese HPV aşısı ilkokul çağında ücretsiz ve zorunlu olarak uygulanırdı
Komedyen Deniz Göktaş, gösterisinde yaptığı şakalar nedeniyle 1 gündür tutuklu.
- Peki o sırada kim tutuklu değil?
Fatmanur Çelik’e t*cavüz edip öz kızını *stismar eden Kuran’a Hizmet Vakfı Yöneticisi Ayhan Şengüler SERBEST!
Bir hoca 2 ayrı CV’yle 309 işe başvurdu, sıfır cevap.
Gençler iş beğenmiyor yalanı bitsin. İşyeri sahipleri torpilci, sahtekar, ucuz köle arıyor. Kimse iş bulamıyor!
Sistem çöktü, gençler perişan. Yeter!
Gençler iş beğenmiyor değil... İlanlar sahte... Konuya ilişkin içerden net bilgi vereyim... Hayalet / Zombi ilan uygulaması şu anda ististasız her sektöre %90'lara çıkmış vaziyette... Gelin size kimsenin değinmeyeceği şekilde anlatayım.
Hayalet / Zombi ilan nedir ?
Gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde hazırlanıp sosyal medya veya dengi sitelerde dolaşıma çıkarılan ilan türledilir. Aşağıdaki amaçlara hizmet eder. Özellikle İşsizliğin ve rotasyonun aşırı yüksek olduğu yerlerde...
1 - Bilgileriniz satılır arkadaşlar... Kumar / bahis sitelerine ve dolandırıcılara... Herhangi bir işe başvurduktan kısa süre sonra alakasız sitelerden mesajlar mı gelmeye başladı... Sebebini artık biliyorsunuz...
2 - Mevcut kurum kendini büyük göstermek için kullanır. İşlerinin çok iyi gittiği algısı piyasaya veya yatırımcılara yansıtılmaya çalışılır... Hatta sadece yatırımcıların gözünü boyamak için asla işe alım yapmayacakları pozisyonlar için numaradan adaylarla görüşme bile yaparlar... Yatırımcılar genelde şirkette takılıyorsa bu model tercih edilir... Herşey planın yani yatırımcıdan para alana kadar olan sürecin parçasıdır...
3 - Şirketteki mevcut personele korku yaymak için yapılır... Özellikle zam dönemlerinde ilanların adedi ve şiddeti arttırılır... Kısacası, işler iyi gitmiyor... Ben en fazla bu kadar veriyorum. İşine gelmiyorsa güle güle zaten sırada bekleyen dünya insan var denir...
4 - Rotasyonu yüksek firmalarda cv toplamak için yapılır... Genelde 3 ay deneme süresi denir. Asla para ödenmez... Tezgah yeteri kadar afişe olunduğunda mekan ve isim değiştirilir devam edilir... Zaten mevcut kurumlar "eşşek" diye tabir edilen vasıfsız çobanlar üzerine kurulmuş şirketlerdir... Bütün operasyon tezgahtır. Sadece yapılan iş gerçektir. Çok telefon numarası değiştirirler... Böylelerini sürekli afişe etmeniz önemlidir...
5 - CV havuzu yaparlar... 3 yıl sonra başvurduğuz bir yer ile ilgili sizi aramalarının temel sebebidir... Ayrıca mevcut havuzu pazarlama amaçlı da kullanırlar...
6 - İşe alınacak kişi zaten çoktan belirlenmiştir. Ancak kurum çok büyük olduğu için iş ilanı üzerinden alınması gerekmektedir. Tamamen planlı ilan açılır. Hızlıca ilgili personel istihdam edilir...
Nasıl piyasayı yükseltmek için gayrimenkul ve araçlarda sahte ilanın önüne e-devlet doğrulaması ile geçtiler... Aynı şekilde Hayalet / Zombi ilanın önüne geçersiniz...
Şu anda piyasada gördüğün her 1000 ilandan 900 ile 950 arası tamamen hayalet / zombi ilandır...
İş ilanlarına e-devlet doğrulaması getirin. İlanı hangi firmanın ve o firmanın belirlediği veri kayıt sorumlusunun kim olduğu belli olsun. 1 takvim yılı içinde çıkan ilanlardan rotasyon ve istihdam oranlarını takip ederek kimin gerçek ilan çıktığını, kimin cv havuzu yaptığını, kimin bilgileri sattığını rahatlıkla yakalarsınız...
KVKK denilen şeyi gerçekten uygulamak istiyorsanız buradan başlayın... Alın size açık istihbarat...
erkeklerin sokaga cikmasi gercekten normal bi durum mu?
bence toplum icine karismamalari lazim hem erkeklerin suc orani daha yuksek engellemis oluruz ve guvenle insanlar dolasabilir
ise giden erkekler calisma saatleri icinde cikabilirler(izinli)
basi bos erkek gormek istemiyorum
Burak Erdoğan’ın Sevim Tanürek’e çarparak onu öldürmesi ve cinayetin polis, belediye ve mahkeme üçgeninde karartılması haberini dün milyonlarca kişi Sol Haber’den okumuştu.
Kapatılma nedeni bu.
Aylar önce " Hayatımda ilk defa kendimi bu kadar apolitik hissediyorum" dediğimde bahsettiğim şeyin tam da bu olduğunu açıklama ihtiyarcı bile duymamıştım.
Bir çok şeyin salmasını arzu ettiğimiz binlerce mercii var. Oraları salalı çok oldu
Bugün Deniz Göktaşın tutuklanma odağının Hakaret olduğunu duyduğumda Gösteriyi seyrettim fakat naçizane fikrim içerikte Hakaret değil mizahta Hiciv olduğuna şahitlik ettim .
En kısa zamanda Deniz Göktaşın özgürlüğüne kavuşması dileğiyle.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Pedofilleri, kadın katillerini patır patır sokağa salan “hukuk devleti” Deniz’i ters kelepçeyle götürüyor.
Sırf yobaz tabanlarını tatmin için bu görüntü.
Ağır leşsiniz hakikaten.
Deniz Göktaş’ın gösterisi temelde hafıza, inkâr ve yüzleşme üzerineydi. “Döneceğim” dedi, döndü ve bugün, 2 Temmuz’da, gözaltına alındı.
Türkiye’nin hafızası açısından unutmamanın ve yüzleşmenin en ağır günlerinden birinde…
Sadece cesur bir komedyenin gözaltına alınması değil, hafızaya, söze ve ifade alanına sahip çıkma meselesi bu.
İlk refleks de en başta komedyenlerden ve kültür-sanat dünyasından gelmeli.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Ya susup oturacak ve sıranın “hiçbir şey yapmasanız bile” size gelmesini bekleyeceksiniz.
Ya tam da Deniz’in yaptığı gibi Saray’ın kendinden olmayan kim varsa yok etmeye and içtiği bu berbat rejime karşı çıkacak ve konuşacaksınız.
Susmayın.
👇🏽
Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Arkadaşım Deniz Göktaş haksız yere gözaltına alındı. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde, hiçbir demokraside yaşanmayacak, utanç verici bir tahammülsüzlükle, susturma çabasıyla karşı karşıyayız. Esas konunun inanç ve hassasiyet olmadığı açık, bu kullanışlı kılıfın ardına sığınıp ifade özgürlüğü kısıtlanmaya çalışılıyor. Mizahtan, şakadan korkmak büyük bir acizlik. Bir arada ve hayattan keyif alarak yaşayabilmemizin yolu özgürlükleri savunmak ve şakaya gülmek ya da beğenmiyorsan izlememekten geçiyor. Umarım Deniz bir an önce serbest kalır ve bu utanç büyümez.