İzmir'de eski eşinin kezzaplı saldırısına uğrayan 43 yaşındaki Ayfer Karakayışlı hayatını kaybetti.
Saldırı sırasında annesini korumaya çalışırken ağır yaralanan 13 yaşındaki kızının hayati tehlikesi devam ediyor.
Nafaka alan kadınlar hikâyelerini BirGün'e anlattı:
📍Ayşe: Bin lira nafaka. Ödemiyor. Yoksul olduğum için ödemesi gereken nafakayı, tahsil edebilmem için yine para harcamam gerekiyor yani. Her ödemediğinde yeniden mahkeme. Böyle böyle yıldırıyor.
📍Deniz: Oğlum 1.5 yaşında tip1 diyabet tanısı aldı. Ben geceler boyunca saat başı alarm kurup oğlumun yaşamını korumaya çalışırken, eşim ne maddi ne de manevi sorumluluk aldı. Bugün ise hâlâ ‘Çocuğu aldıysan maddi manevi bakmasını da becereceksin’ sözlerine maruz kalıyorum. Eski eşim bana şöyle dedi: Yeni düzenlemelerle yakında hiç nafaka vermeyeceğim. Çocuğuna para gelsin istiyorsan aldatılmayı kabul edip susacak, evinde oturacaktın.
📍Elif: Evlendiğimde eşim tarafından yurt dışında yaşamaya zorlandım. Dil bilmiyordum. Onun ve ailesinin her türlü şiddetine çocuğuma hamile olduğum için katlanmak zorunda kaldım. Çocuğum küçük olduğu için ona kendim bakmak zorundayım. Kreşe para ödeyecek gücüm yok. Hem çocuğa bakıp hem çalışabilmem mümkün değil. Babasının çocuğa bile hiçbir maddi desteği yok. Yurt dışında olmanın avantajını kullanarak nafaka ödemiyor.
21 yaşında evlenilmiş. çalışmasına izin de verilmemiş. 2 çocuk. 10sene sonunda dayanılmaz bir evlilik sonlandırılıyor. yaş 30-35 olmuş. hiçbir iş tecrübesi, meslek yok. 2 çocuk doğurmanın izleriyle yüklü bir beden. nafaka zulüm. tam bir erkek devlet.