İşte birinden soğuma dediğimiz şey
hep böyle başlar.
Birinin karakterinden önce bazı hatalar görürüz, sonra farkına bile varmadan alttan alta uzaklaşırız, ardından birden onu karşımıza aldığımızı,hatta düşman olduğumuzu anlarız.
Öneri👇🏻
#SándorMárai#ŞahsiyetliBirKöpeğinHikâyesi
Günün birinde sen de yetişkin oluyorsun ve yalnızlığın, hakiki, bilinçli tek başınalığın bir ceza, yaralı ya da hastalıklı bir kendine çekilme, bir münzevilik değil; tek onurlu durum olduğunu fark ediyorsun.
📷Ben benle gezerken💪🏻
#işinaslıjuditvesonrası
“Aslan ve panter zararsızdır; oysa tavuklar ve ördekler çok tehlikeli hayvanlardır,” dedi bir solucan çocuklarına.
Bertrand Russell
Aslında bu basit bir ters köşe değil; insanın dünyayı okuma biçimine yönelik bir eleştiridir.
Belki de en çarpıcı fikir şudur:
Biz dünyayı tek bir merkezden izlediğimizi sanırken, aslında sadece kendi küçük ölçeğimizin içinden hüküm veriyoruz.
Oysa evrende her varlığın “kıyameti” farklıdır; birinin sonu, diğerinin doğası olabilir.
Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yolların girmesi,ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede,ne güz,ne ceplerde tren tarifesi,ne de gökte turna katarı…
İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık.
#şükrüerbaş
Şirâzeyi çok azımız biliyoruz çünkü neredeyse görünmezdir. Lâkin ilginçtir ki tüm kitabı o bir arada tutar.
Bir kitap şirâzeden çıkarsa önce sırtı gevşer, sonra sayfalar tek tek ayrılır.
Eskiler, insanın kaderini kitabın kaderiyle bir gördükleri için, dağılan ve düzeni bozulan şeylere “şirâzeden çıktı” demişler
Hayatımızı bir arada tutan görünmez şeyler vardır.Bazen fark etmeyiz ama her şey o “görünmez”e bağlıdır.O olmadığında dağılır, tüm düzenimizi kaybederiz
Bu cümle ve bu şarkı içimi o kadar ferahlatıyor ki bir bağları olmalı;
Sanma ki hakkın kalır ademde,
Kağıt da şahittir, yazan kalem de.
Bırak ertelensin tüm duruşmalar,
Şaşmaz adalet ilahi alemde.
#Tevfikfikret
Tüm bunların içinde fark ettim ki kışın ortasında, içimde yenilmez bir yaz olduğunu buldum. Ve bu beni mutlu ediyor. Çünkü dünya üstüme ne kadar gelirse gelsin, içimde onu gerisin geri yollayan daha güçlü, daha iyi bir şey var demektir.”
En sevdiğim alıntılardan birinde Albert Camus der ki:
“Nefretin ortasında,içimde yenilmez bir sevgi olduğunu buldum.
Gözyaşlarının ortasında,içimde yenilmez bir gülümseme olduğunu buldum.
Karmaşanın ortasında,içimde yenilmez bir sakinlik olduğunu buldum.
Her günümüz,
Bazı günlerimizin devamı,
Bazı günlerimizin gelişmesi,
Bazı günlerimizin duraksaması,
Bazı günlerimizin de sonudur—
oysa her günümüz,
olanak (ve olasılık) olarak mutlak son günümüzdür zaten…
İfadeniz bomboşsa hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür:
Yaşayın,
Monotonluktan uzaklaşın.
Gezin,
Görün,
Keşfedin,
Başkalarıyla ilgilenin,
Okuyun,
Sevin.
Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.
İlber Ortaylı, Bir Ömür Nasıl Yaşanır? kitabında şöyle diyor:
Yaşadıkları insanın yüzüne yansır. Güzellik ,çirkinlik meselesi değildir bu. Bir insan dingin yaşadıysa,kötülükten kaçındıysa onun verdiği huzurla yüzü bir şekil alır. İnsanın yüzünü bir kitap gibi okuyabilirsiniz.